S-Ş harfleri ile başlayan terimler - Onur Çelikörs

S-Ş harfleri ile başlayan terimler

S


Saçak kök: Yan köklerin ana kökten daha fazla gelişmesi.

Safra: Karaciğer tarafından salgılanan, yeşilimsi kahverengi bir sıvıdır.

Safra kesesi: Karaciğerden salgılanan safranın toplandığı, karaciğerin alt kısmında bulunan torba şeklinde bir organıdır.

Safra tuzları: Safra kesesinden ince bağırsağa salgılanan ve yağların misellere (küçük partiküller) dönüşümünü sağlayan biyokimyasal maddeler.

Sagittal: Vücudu sol, sağ şeklinde ortadan ayıran düzlem.

Saprofit: Ölü canlılar veya organik maddeler üzerinden beslenen, çürükçül, ayrıştırıcı.

Sak: Kese, torba.

Sakküler: Keseye benzer, torba gibi.

Sakralizasyon: Beşinci bel omuru ile kuyruk sokumu kemiğinin birleşik olmasına verilen isim.

Sakroiliak eklem: Sakrumla kalça kemiğinin, sağda ve solda yapmış olduğu eklem.

Sakrum: Kuyruk sokumu.

Salisilik asit: Ateş düşürücü etkisi olan ve aspirin yapımında kullanılan bir madde.

Salmonella: Bir bakteri türü.

Salpenjit: Tuba uterinaların iltihabı.

Salpinks: Tuba uterina, rahimle yumurtalıklar arasındaki geçişi sağlayan, sağlı sollu iki tarafta bulunan tüpler.

Sarkolemma: Kas telini saran zar.

Sedasyon: Hastanın sakinleştirilmesi.

Sedimentasyon: Çökelme.

Segment: Bir yapının, az çok birbirine benzeyen parçalarından her biri, bölüt.

Segmentasyon: Zigotta, sitoplazma büyümesi olmadan art arda görülen mitoz bölünmeler sonucunda, birbirine benzer hücrelerin oluşması.

Sekretin: On iki parmak bağırsağının salgıladığı hormon.

Sekonder: İkincil, ikinci derecede önemli olan, yan, tali.

Seleksiyon: Seçilim, ayıklama.

Selüloz: Çok sayıda glikozun birleşmesi ile oluşan, bitki hücrelerinin temel yapıtaşı olan yapısal bir polisakkarit.

Septum: Bölme.

Sentromer: kromozomlarda kardeş kromotidleri bir arada tutan kısım.

Sentriyol: Hücre bölüneceği zaman kutuplara göç eden, iğ ipliklerinin yapımında rol oynayan organellerdir.

Serebral: Beyin organıyla ilgili yapı. Beyine bağlı.

Serum: Kanın, pıhtılaşmasından sonra hücrelerinden ayrılmış, açık sarı renkli sıvı kısmı.

Sesil: Bir yere bağlı olarak yaşayan. Bir organizmanın sap, gövde ve pedisel gibi yapıları olmaksızın doğrudan bir yere oturması.

Sessiz mutasyon: Meydana geldiği gen üzerinde, daha sonra bu gen tarafından üretilecek proteinin fonksiyonunu değiştirmeyen mutasyonlardır (etkisiz mutasyon).

Sferik simetri: Vücudun herhangi bir yerinden geçen tüm düzlemlerin, vücudu eşit iki parçaya ayırdığı simetri tipi, küresel simetri.

Sıcak kanlı canlılar: Vücut sıcaklığı ortam sıcaklığına göre değişmeyen ve hep aynı kalan canlılar.

Sil: Bazı bir hücrelilerde hareketi sağlayan, bazı organizmaların da akciğer borularında senkronize hareket ederek, toz gibi. partikülleri akciğerden uzaklaştıran kamçı benzeri yapı.

Simbiyont: Başka türden bir canlı ile ortak yaşayan canlı. Bu birliktelik, her iki tarafın fayda ya da zarar durumuna göre farklı isimler alır.

Simpleks: Tek maddeden oluşmuş, basit, sade.

Sinaps: İki nöronun veya nöronla başka bir hücrenin bağlandığı yer.

Sinüs: Organların ya da dokuların arasındaki boşluk.

Sinüzit: Sinüs adı verilen yüzdeki kemik boşlukların iç yüzünü kaplayan mukoza iltihabına ve boşlukta cerahat toplanmasına sinüzit adı verilir.

Siroz: Bir organda sertleşme ve nedbeleşme ile karakterize fibröz doku oluşumuna verilen isimdir.

Sitoloji: Hücreyi inceleyen bilim dalı.

Sitoplazma: Hücre zarı içerisinde, çekirdek dışında kalan bütün canlı kısım ve bu kısmı dolduran viskoz yapı.

Soğuk kanlı canlılar: Vücut sıcaklığı ortam sıcaklığına göre değişen (balık, kurbağa, sürüngen) hayvanlar. Polikilotherm.

Soymuk boruları: Bitkilerde iletici hücreler olan, kalburlu hücreler ve kalburlu boru elementlerinden oluşan, besin iletimi, depo edilmesi ve destek görevlerini yapan doku. Floem.

Sölom boşluğu: Üç embriyo tabakasına sahip olan hayvanlarda, iç kısmı tamamen periton zarı ile kaplanmış olan gerçek vücut boşluğu.

Sperm: Erkek eşey hücresi.

Spermatofor: Bazı canlıların erkek bireylerinde, birçok spermin bir arada taşınmasını sağlayan kapsül.

Spikül: İğnemsi uzantılar.

Spiral segmentasyon: Embriyoda, oluşan yeni hücrelerin birbirinin tam olarak üzerine veya yanına denk gelmeyip, yaklaşık 45 derecelik bir kayma ile birbirinin üzerine oturduğu segmentasyon tipi.

Spirillum: Sipiral şeklindeki bakteri.

Spongocoel: Süngerlerde vücut içi boşluğu.

Spor: Eşeysiz üremeyi sağlayan küçük ve dayanıklı hücre.

Sporofit: Döl değişimi gösteren bitkilerde diploit ya da eşeysiz (aseksüel) evre.

Sporozoit: Sporluların sporlarından türeyen ve yetişkin hücreyi veren, çekirdekli küçük stoplazma parçası.

Skolyoz: Omurganın sağ veya sola doğru eğrilikleri ile karakterize şekil bozukluğu.

Sternum: İman kemiği.

Stamen: Erkek organ. Bir çiçekte başçık (anter) ve iplikçik (flamen)ten oluşan çiçek tozlarını (polen) oluşturan organ.

Statocyst: İçerisinde denge taşı bulunan kesecik.

Stigma: 1. Eklembacaklılarda, trake sisteminin havayla temas ettiği açıklıklar. 2. Öglenada ışığa duyarlı göz noktası. 3. Çiçeklerde, dişi üreme organının poleni aldığı uç kısmı.

Stilet: Yapışkan organ.

Stoma: Yaprağın alt ve üst yüzeyinde bulunan, gaz alış verişini sağlayan delik.

Subepidermal pleksus: Deri altı sinir ağı.

Subkarinal: Karinanın altında.

Subplevral: Akciğer zarının altında.

Süberin: Mantar özü.

Süksesyon: Bir bölgede yaşayan çeşitli türlerin belirli bir zaman içinde birbirlerini izleyerek ortaya çıkmaları; ekolojik süksesyon.

Süspansiyon: Bir akışkan içinde yüzen sıvı parçacıkların oluşturduğu sistem. Asıltı.

Süt bezesi: Meme dokusu içerisindeki süt üreten bezler.

Şizosöl sölom: Erken embriyonik evrede kopan iki blastomer, endoderm ve ektoderm arasına düşerek ilkin mezoderm hücrelerini oluşturur. iki tabakanın ayrılmasıyla mezoderm gelişir. Mezodermden köken alan vücut boşluğudur.