H harfi ile başlayan terimler - Onur Çelikörs

H harfi ile başlayan terimler

H


Habitat: Yetişme ortamı, bir canlının, bir türün içinde yaşadığı ve üreyebildiği ortam.

Habitus: Bir bitki ya da hayvanın genel görünüşü.

Habitüel: İtiyadi, alışkanlığa bağlı.

Halluks: Ayak başparmağı.

Halüsinasyon: Gerçekte olmayan şeyleri algılamak.

Halotan: Anestezik bir madde.

Hamartom: Yeni oluşmuş kan damarlarında meydana gelen tümör.

Hamartroz: Eklem boşluğuna kan dolması.

Haploid: Tek kromozom setine sahip olan. Olgun bir üreme hücresinde bulunan kromozom sayısı, vücut hücrelerinin sahip olduğu kromozom sayısının yarısına sahiptir. Kromozom sayısının yarıya inmesi sonucu oluşan “ ” sayıda kromozom taşıyan hücrelere haploid hücre denir.

Havers kanalı: Kemik dokudaki, sinir ve kan damarlarının geçtiği kanal.

Heksoz: Altı karbonlu monosakkarit.

Helikaz: DNA'nın kopyalanması sırasında DNA'nın helik zincirini fermuar gibi açan enzim.

Hemaglütinasyon: Kan yuvarlarının aglütinasyonu.

Hemanjiektazi: Kan damarlarının genişlemesi.

Hemanjiom: Kan damarlarından doğan urlar.

Hematemez: Kan kusma.

Hematolog: Kan hastalıkları uzmanı.

Hematom: Organ içerisinde veya aralarında kan birikmesi.

Hematomiyeli: Omurilikte kanama.

Hematosel: Testis torbalarında kan birikmesi.

Hemoglobin: Alyuvarlar içerisinde bulunan, O2 ve CO2 taşıyan, demir içeren ve kana kırmızı renk veren protein.

Hemolenf: Bazı omurgasızlarda, hemosöl adı verilen vücut boşluğu içerisinde bulunan sıvı.

Hemolitik: Kan hücrelerine zarar veren.

Hemoraji: Kanama.

Hemosiyanin: Bazı omurgasızlarda bulunan, demir yerine bakır içeren, mavi-yeşil renkli solunum pigmenti.

Hemosöl: Eklem bacaklılarda, gerçek sölom boşluğu yerine bulunan ve içinde solunum sıvısının dolaştığı vücut boşluğu.

Herbivor: Bitkisel besinler ile beslenen canlılar.

Hepatit B: Kan yoluyla bulaşan ve karaciğer rahatsızlıklarına yol açan bir tür virüs.

Herbivor: Otlarla beslenen hayvanlara verilen genel ad.

Herpes: Uçuk, içi sıvı dolu vezikül.

Herpes simpleks: Aynı adı taşıyan virüsün sebep olduğu çeşitli deri ve mukoza bölgelerinde yaygın, küçük, içi sıvı dolu oluşumlar ile belirgin virütik enfeksiyon.

Hermafrodit: Çift eşeyli, her iki eşeyin organlarını birlikte taşıyan, er dişi, monoik.

Heterojen: Değişik karakterlere ya da yapılara sahip olan.

Heteronom metamerizm: Vücudu oluşturan segmentlerin, birbirinden farklı yapıda olması.

Heterospor: Mikrospor ve makrospor gibi morfolojik ve eşey bakımından farklı sporlar.

Heterotrof: Kendi besinini üretemediği için, organik besinleri dışarıdan almak zorunda olan canlılar (ardıbeslek).

Heterosis: Melezlerin atalarına göre kazandıkları üstünlük. Melez azmanlığı.

Hibridizasyon (Melezleme): Birbirini bütünleyen iki DNA zincirinin bir araya gelerek ikili sarmal biçimindeki molekülü oluşturması.

Hibrit: Melez canlı.

Hidroliz: Bir molekülün kovalent bağlarının su ile parçalanarak ayrılan kısımların birine H diğerine OH grubunun eklenmesi.

Hiler: Hilus`a ait, komşu lenf bezlerinde büyüme.

Hilus: Organlarda büyük damar ve sinirlerin, akciğerlerde solunum yollarının giriş kapısı.

Hiperkromazi: Pigment fazlalığı gösteren.

Hipotalamus: Ön beynin alt bölgesi olup bazı organ ve bezlerin çalışmasını düzenleyen kısmı.

Hipofiz: Beyin tabanında burun arkasının üst kısmına uyan bölgede hormon salgılayan bir bezdir.

Hipotonik: İzotonik sıvıdan daha düşük osmotik basınca sahip olan sıvı.

Histoloji: Dokuları inceleyen bilim dalı.

Hidrostatik: Suda sabit bir şekilde kalmayı ve yüzebilmeyi sağlayan.

Hif: Sporların çimlenmesiyle oluşan ve birden fazla çekirdek taşıyan, silindir şeklindeki tüpsü iplikçikler.

Hipodermis: Dermis tabakasının alt bölümü.

Hipofiz: Beyin tabanında bulunan ve iki kısımdan meydana gelen bir iç salgı bezi.

Hipogeik: Toprak yüzeyinin altında gelişen ya da yaşayan.

Holoblastik bölünme: Hücre bölünmesinin, yumurtanın tamamında gerçekleşmesi.

Hormon: Vücudun bir kısmında oluşturulan sonrada difüzyonla yada kan dolaşımıyla diğer kısımlarındaki hücrelere taşınarak onların çalışmalarını düzenleyen özel maddeler.

Homeostasi: Bir organizmanın içinde yaşadığı ortamla madde alış verişi yaparak, kendi iç ortamını belli sınırlar arasında dengede tutması.

Homonom metamerizm: Vücut bölümlerinin birbirine eş bölmelerden oluşması.

Homospor: Yosun ve eğreltilerde morfolojik olarak birbirinin aynı olmakla birlikte, eşey fonksiyonları negatif, pozitif biçimde olan sporlar, izospor.

Homojen: Bütün birimleri aynı yapıda, aynı nitelikte olan.

Homolog: Aynı görevi görmeseler bile, embriyonik dönemde aynı dokudan köken alarak gelişmiş organlar.

Homolog kromozom: Biri anneden, diğeri babadan gelen aynı gen çiftine sahip kromozomlar.

Humus: Toprak üzerindeki ve içindeki organik atıkların ayrışması sonucu oluşan kütle.

Hücre dışı sindirim: Büyük moleküllü besinlerin, hücrelerin dışarıya verdikleri salgılar ile hücre içine alınmadan, yapı taşlarına ayrılması.

Hücre içi sindirim: Büyük moleküllü besinlerin, hücre içerisine alınarak, hücre içinde yapı taşlarına ayrılması.