F harfi ile başlayan terimler - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

F harfi ile başlayan terimler

F


Fagositoz: Büyük parçacıkların (besinlerin veya yok edilecek olan yabancı maddelerin), yalancı ayaklar yardımıyla hücre içerisine alınması.

Falks serebri: Beynin sağ ve sol yarı kürelerini birbirinden ayıran, orağa benzediği için bu isim verilen kalın zar.

Fallop tüpleri: Her biri yaklaşık 10'ar cm. uzunluğunda, uterusun üst köşelerinden yumurtalıklara kadar uzanan iki borudur.

Fallot tetralojisi: Kalbin doğumsal bir anomalisine verilen isim.

Familyal: Irsi, kalıtsal, herediter.

Farinks: Ağız ve burun boşluklarıyla, gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk, yutak.

Fauna: Belirli bir ortamdaki hayvan türlerinin tümü.

Fasial paralizi: Yüz siniri felci, bu sinirin felcinde yüzün yarısı kısmen hareketsiz ve ifadesiz kalır.

Fasial sinir: Yüz siniri, yedinci kafa çifti.

Fatal: Öldürücü, ölümle sonuçlanan.

Febril: Ateşli, hummalı.

Feçes: Dışkı.

Fekalit: Bağırsakta bir kısım dışkının sertleşmesi sonucu oluşan dışkı taşı.

Ferment: Bazı organların salgılarında bulunup kimyasal değişikliklere etki eden maddeler.

Fenoloji: Çiçek açma, üreme, göç gibi iklime ve çevre koşullarına bağlı, periyodik biyolojik olayların incelenmesi ve kaydı.

Ferritin: Demir elementinin vücutta depo edilen şekli.

Fertil: Gelişme yeteneği olan, doğurabilen.

Fertilite: Doğurma yeteneği, verimlilik.

Femur: Uyluk kemiği.

Feromon: Alan belirlenmesi, topluluk içinde hiyerarşik düzenin sağlanması ve üreme döneminde eşlerin birbirini bulması gibi durumlarda etkili olan, "dış hormon" olarak da adlandırılan kimyasallar.

Fermantasyon: Bazı mikroorganizmaların ürettiği enzimlerin etkisiyle organik maddelerin uğradığı değişiklik.

Fetüs: Embriyonun üçüncü aydan doğuma kadar tüm organ taslakları oluşmuş hali.

Fetal: Fetus'a ait.

Fibril: Telcik. Örneğin; miyofibril (kas telciği), nörofibril (sinir telciği).

Fibrin: Kanın pıhtılaşmasıyla oluşan ipliksi, ağsı yapı.

Fibrinemi: Kanda fibrin bulunması.

Fibrinüri: İdrarda fibrin çıkması.

Fibrosarkom: Bağ dokusunun kötü huylu tümörü.

Fibrom: İyi huylu bağ dokusu uru.

Fibröz: Lif dokusu.

Fibula: Bacaktaki iki kemikten dış kısımda olanıdır.

Filaria: Omurgalı canlıların kanında ve dokularında yaşayan kıl kurdu cinsi parazit.

Filogenetik sıflandırma: Canlıların akrabalık derecelerine göre sınıflandırılması. Doğal sınıflandırma.

Filotaksis: Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş şekli.

Filtre: Akışkan olan sıvı yada gazı süzmeye yarayan gözenekli madde. Akışkandaki asıltı, çamursu ya da katı maddeleri ayırmaya yarar.

Fitoplankton: Suda pasif olarak yer değiştiren ve bitkisel özellik gösteren organizmalar.

Fizyoloji: Canlılardaki yaşamsal olayları inceleyen bilim dalı.

Floem: Bitkilerde organik besin taşıyan borular, soymuk boruları.

Flora: Belirli bir alanda bulunan bitkilerin tümü. Bakteriler için de flora kelimesi kullanılır.

Folikül: Küçük kese şeklindeki yapıların genel adı. Memelilerde yumurtalıkta bulunan ve olgunlaşmış yumurtayı taşıyan kesecik.

Fosfataz: Bir molekülden su kullanarak fosfat grubunu ayıran enzim.

Fosfodiester bağı: DNA’daki fosfat ile şeker arasındaki bağ.

Fosfoprotein: Protein sentezlendikten o proteine proteinkinazlarla fosfor eklenmiş hali.

Fosforilasyon: ATP üretimi.

Fosil: Günümüzde yaşamayan canlıların eski devirlerden kalma, taşlaşmış kalıntıları.

Fotoototrof: Işık enerjisini kullanarak, ihtiyacı olan organik besin maddelerini üretebilen canlılar.

Fotoreseptör: Işığa duyarlı almaçlar.

Fotosentez: Klorofil taşıyan hücrelerde görülen, ışık enerjisinin kullanılmasıyla su ve karbondioksitten organik madde sentezlenmesiyle sonuçlanan tepkimeler zinciri.

Fototaksi: Işığa bir cevap olarak yapılan yönlenme hareketi.

Frenik sinir: Göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran diyaframın sinirine verilen addır.

Fruktoz: Genellikle meyvelerde bulunan ve yapısında 6 karbon atomu içeren bir çeşit şeker molekülü.

Fundus: Midenin genişlemiş kısmı.

Fungusit: Mantarla mücadele ilaçları.