D harfi ile başlayan terimler - Onur Çelikörs

D harfi ile başlayan terimler

D


Dakriyoadenit: Gözyaşı bezi iltihabı.

Dakriyolit: Gözyaşı taşı.

Dakriyosistektomi: Gözyaşı kesesinin ameliyatla çıkartılması.

Dakriyosistografi: Kontrast madde verilerek gözyaşı kesesi ve kanalının radyolojik olarak incelenmesi.

Dakriyosistorinostomi: Gözyaşı kanalının tıkalı olduğu durumlarda uygulanan, kesenin burun boşluğuna drenajını sağlayan ameliyat.

D-aminoasit: Bakteri hücre duvarlarının polipeptidlerinde bulunan, proteinlerde bulunmayan amino asit.

Dalak: Omurgalı hayvanlarda lenfositlerin farklılaştığı ve alyuvarların parçalandığı, kan damarlarının bol olduğu lenfoid organlardan biri.

Daltonizm: Renk körlüğü.

Dansimetre: Yoğunluk ölçen cihaz.

Deaminasyon: Bir molekülden amino grubunun çıkarılması işlemi.

Debilite: Zeka geriliği.

Defekasyon: Dışkının dışarı atılması.

Defekt: Eksiklik, kusur.

Defibrilatör: Kalbin normal dışı hızlı atımını durdurarak tekrar normal kalp ritmine dönmesini sağlayan araç.

Deflorasyon: Kızlık zarının yırtılması.

Deformasyon: Şeklini bozma.

Deformite: Şekil bozukluğu.

Dejenerasyon: Dokuların normal yapılarının bozulup normal fonksiyonlarını yapamayacak hale gelmeleri.

Dekompresyon: Baskı yapan gücün veya baskının kaldırılması.

Dekonjestan: Konjesyonu (şişme) azaltan, dekonjessif.

Dekumbent: Kalkık uçlu. Yalnız dalların uç kısmı yukarı doğru yükselmiş, yerde yatık olarak gelişen bitki.

Dekurrent: Aşağı doğru sarkarak uzayan. Yaprak ayasının gövde üzerine yapışık olarak aşağı doğru uzaması.

Dekübitis: Yatalak olanlarda hareketsizlik sonucu sırtta ve kalçalarda açılan yaralar.

Dekstrin: Çay şekeri cinsinden bir cins şeker.

Deltat: Eşkenar üçgen biçiminde. Yaprak sapı üçgeninin tabanının ortasında bulunur.

Delesyon: Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda DNA'daki bir bazın yada bazların yok olması hali.

Delirium: Zehirlenmeler, ateşli hastalıklar, epilepsi, histeri ve akıl hastalıklarında görülebilen, titreme, halüsinasyonlar ve saldırganlıkla birlikte bilincin kaybolması tablosuna verilen isim.

Demans: Bunama.

Demiyelinizasyon: Sinir liflerinin etrafını saran myelin tabakasının kaybı.

Demonstrasyon: Göstererek öğretme.

Demoralizasyon: Moral çöküntü.

Dendroid: Ağaç dalı biçiminde dallanmış tüy.

Dendrit: Sinir hücresinin kısa olan uzantısı.

Dentat: Dişli. İri ve keskin olan dişlerin eksenleri yaprağa dikey durumdadır.

Dentikulat: Küçük dişli. Dentat ile aynı biçimde olup daha küçük olan diş.

Dentin: Kollajen ve kalsiyum tuzlarından yapılmış omurgalı hayvanların diş ya da pul yapısında bulunabilen sert madde.

Dentisid kapsula: Dişli kapsül. Açılma kapsülün uç kısmındaki dişlerin birleştikleri yerde olur.

Dermis: Hayvanlarda derinin alt tabakasına verilen ad.

Deoksiribonükleik asit (DNA): Canlılardaki yönetici molekül.

Deoksiribonükleotid: DNA’nın yapıtaşı olan molekül.

Deoksiriboz: C5H10O4 bileşiminde olan ve DNA’nın yapı birimlerinden biri olan şeker. Genel adı pentoz olan monosakkarit.

Deuterostomia: Blastopor, ağız yerine anüsü oluşturur. Ağız daha sonra şekillenir. Genellikle, enterosöl sölom ve radial segmentasyon ile birlikte anılır.

Deplazmoliz: Plazmolize uğramış hücrenin tekrar su alarak eski haline dönmesi.

Depilasyon: Kılların çıkartılması işlemi.

Depresyon: Ruhsal ve bedensel çöküntü, isteksizlik.

Dermabrazyon: Deri üzerindeki benler veya yara izlerini ortadan kaldırma amacı ile yapılan kazıma işlemi.

Dermatit: Cildin iltihabi durumu.

Dermatoloji: Cildiye, cilt hastalıklarını inceleyen bilim dalı.

Dermis: Hayvanlarda derinin alt tabakasına verilen ad.

Dış döllenme: Erkek ve dişi eşey hücrelerinin vücut dışında birleşmesi ile meydana gelen döllenme tipi. Dış döllenme görülen canlılarda genellikle üreme suda gerçekleşir.

Diandrus: İki stamenli.

Diatom: Bir fitoplankton grubu.

Difüzyon: Molekül ya da iyonların, çok yoğun oldukları bir ortamdan, daha az yoğunlukta bulundukları bir ortama doğru yaptıkları geçiş hareketi.

Dihibrit: İki karakter bakımından melez olan bireylere verilen ad.

Diklin: Bir eşeyli çiçek. Erkek üreme organlarının (andrekeum) ve dişi üreme organlarının (ginekeum) ayrı çiçekler üzerinde bulunması.

Dikotiledon: Embriyosunda iki çenek yaprağı bulunan bitki.

Dimorfizm: Bir tür içinde, iki farklı formun görülmesi durumu.

Dioik: Vücudunda dişi veya erkek üreme organlarından sadece birini bulunduran canlı, ayrı eşeyli.

Diploblasti: Embriyonik gelişim sürecinde sadece endoderm ve ektodermin oluşması, iki tabakalılık.

Diploid: Birbirinin aynısı halindeki çift kromozom setine sahip olan canlı. 2n kromozom takımı taşıyan hücre.

Disakkarit: İki mol monosakkaritin dehidrasyonu sonucu oluşan çift şeker. Maltoz, sakkaroz, laktoz gibi.

Diskoid: Disk biçiminde.

Distikus: İki sıralı. Yaprak ve çiçeklerin aynı düzlem üzerinde birbirlerinin ters yönünde sıralanması.

Disakkarit: İki mol monosakkaritin dehidrasyonu sonucu oluşan çift şeker. Maltoz, sakkaroz, laktoz gibi.

Divergent: Birbirlerinden ayrılmış ve uzaklaşmış şekilde.

Diyabet: Şeker hastalığı.

Dorsal: Sırtsal yüzey. Sırt kısmı.

Dorsifiks: Sırttan bağlı. Flamentin antere sırt kısmından bağlı olması.

Doku: Belirli bir işi yapmak üzere özelleşmiş hücreler topluluğu.

Dominant: Baskın gen.

Domain: Bir protein içerisinde bulunan ve kendine ait bir fonksiyona sahip bölüm. Tek bir protein içindeki domain bölümleri, hep birlikte proteinin total fonksiyonunu belirler.

Döl değişimi: Eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip ettiği üreme sistemi, döl almaşı, metagenez.

Döllenme: Yumurta ve spermin birleşmesi.

Döllenme borusu: Spermlerin yumurtayla birleştiği ve zigotu oluşturduğu tüp.

Döl yatağı: Uterus. Dişi üreme sisteminde, fetusu doğuma kadar beslemek ve barındırmakla görevli kas yapısında bir organdır.

Duyu siniri: Dış yada iç reseptör organlardan yada duyu alıcılarından alınan uyartıları sinir merkezine ileten sinirler.

Düz kas: İç organların hareketini sağlayan ve istemsiz çalışan, demetler alinde, uzun, iğ biçimli, tek çekirdekli kas hücrelerinin bağ dokusu içerisinde meydana getirdiği kas tipi.