Sığırların süngerimsi beyin hastalığı: Deli dana - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Sığırların süngerimsi beyin hastalığı: Deli dana


Sığırların süngerimsi beyin hastalığı (BSE), sığırların merkezi sinir sistemini etkileyen, yavaş ilerleyen, dejeneratif ve ölümle sonuçlanan bir hastalığıdır. Hastalık yaygın olarak “deli dana hastalığı” olarak da bilinmektedir. Hastalık ilk defa, Kasım 1986’da İngiltere’de teşhis edilmiştir. Daha sonra Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, Liechtenstein, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, İspanya, İsviçre’de ki hayvanlarda da görülmüştür. Kanada, Falkland Adaları, Kuveyt ve Umman’da ise hastalığın ithal edilen hayvanlarda görüldüğü bildirilmiştir. BSE etkeni hayvanda saptanabilir bir immun yanıt veya yangısal bir reaksiyon oluşturmamaktır. Hastalığın tedavisi olmadığı gibi koruyucu aşısı da bulunmamaktadır.

Epidemiyoloji

Epidemiyolojik veriler, BSE’nin asıl kaynağının kontamine yemlerin tüketilmesi olduğunu göstermiştir. Fakat yemlerdeki BSE’nin asıl kaynağı henüz tam açıklık kazanmamıştır. Bu konuda başlıca 4 görüş bulunmaktadır. Bu görüşlerden epidemiyolojik verilerle en çok destekleneni; hastalığın kaynağının koyunlardaki scrapie hastalığı olduğudur. Scrapie en az iki yüzyıldır İngiltere’deki koyunlarda görülmektedir. 1980’lere doğru İngiltere’deki koyun popülasyonunda önemli bir artış olmuş ve muhtemelen koyunlardaki scrapie hastalığı da artmıştır. Diğer bir görüş; İngiltere’deki sığırlarda BSE’nin nadirende olsa mevcut olduğu ve rendering işlemleri sırasında etkenin imha olmayarak sığır yemleri ile hastalığa neden olduğudur.

Scrapie’nin sığırlar için enfeksiyöz olan yeni bir suşunun ortaya çıktığı, et-kemik unu ile sığır yemlerine karıştığı ve ithal edilen Afrika kemik unlarından kaynaklandığı yönünde görüşlerde bulunmaktadır. Görüşlerin ortak noktası 1970 - 1980’lerdeki rendering işletmelerindeki işlem değişikliğine dayanmaktadır. İngiltere’de yem sanayiinde yapılan teknolojik değişiklik, özelliklede ısı seviyelerindeki düşüklük neticesinde etken et kemik unlarında yaşamını sürdürerek sığırlara verilen yemler ile hastalığa neden olmuştur.

BSE erkek ve dişi yetişkin sığırlarda ve genellikle de 4-5 yaşındaki hayvanlarda görülmektedir. Yapılan deneysel çalışmalar hastalıklı beyin dokusunun, ağız yolu ile veya beyin içine enjekte edilerek buzağı, koyun, keçi, domuz, maymun, fare ve kobaylara verildiğinde hastalığın oluştuğunu göstermiştir.

Etken BSE ile doğal olarak enfekte hayvanların beyin dokusunda, omuriliğinde ve retinasında (gözde) tespit edilmiştir. Bu nedenle bu kısımlar riskli organlar olarak tanımlanmış ve Avrupa Birliği ülkelerinde insan tüketiminde kullanılması yasaklanmıştır. Son olarak, Avrupa Birliği 12 ayın üzerindeki yaştaki sığırların omurilikleri, tonsilleri, gözleri ve beyinlerini içeren kafası ile her yaştaki sığırların doudenumdan rektuma kadar ki bağırsaklarını "nakledilebilir spongiform encephalopathy" spesifik risk materyali olarak belirlemiştir.

Hastalığın Etkeni

BSE’ye neden olan etkenin insanlar ve hayvanlardaki benzer hastalıkların etkenleri ile çok fazla yakınlığı bulunmaktadır. Hayvanlarda görülen nakledilebilir spongiform encephalopathy’ler aşağıda belirtilmektedir.

Scrapie: Koyun ve keçilerde,
Bovine Spongiform Encephalopathy: Sığırlarda,
Transmissible Mink Encephalopathy: Minklerde,
Feline Spongiform Encephalopathy: Kedilerde,
Kronik Wasting Disease: Geyiklerde görülür.

BSE ve diğer nakledilebilir spongiform encephalopathy'lere sebep olan etken hakkındaki bilgiler bilimsel olarak henüz tam kesinleşmemiş olup bu konudaki tartışmalar halen devam etmektedir. Etkenin bu güne kadar bilinen özelliklerin dışında özelliklere sahip bir virüs, bir prion veya bir virino olduğu konusunda 3 temel teori bulunmaktır. Günümüzde BSE’ye neden olan etkenin prion (nükleik asit içermeyen) olarak adlandırılan bir protein partikülü (PrP) olduğu yönündeki görüş yaygın olarak kabul görmektedir.

Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda insanlarda görülen yeni variant Creutzfeldt-Jakob (vCJD) hastalığı etkeni ile BSE etkeninin birbiri ile özdeş, aynı özelliklere sahip olduğu bildirilmektedir. Etken pek çok fiziksel ve kimyasal işlemlere oldukça dayanıklıdır. Tavsiye edilen fiziksel inaktivasyon derecesi otoklavda 134-138°C’de 18 dakikadır. Ancak bu ısı aralığının da tamamen inaktivasyonu sağlayamayabileceği belirtilmektedir. Etken alkol, formol, ultraviyole gibi işlemlere oldukça dayanıklıdır.

Hastalığın Bulaşma Yolu

BSE enfekte et-kemik unlarını içeren yemlerin alınması sonucunda ortaya çıkmaktadır. İatrojenik (hatalı uygulama, hatalı enjeksiyon vb.) yolla bulaşmaya bağlı bir BSE vakası bildirilmemiş olmakla birlikte bu yolun potansiyel bir vasıta olabileceği belirtilmektedir.

BSE’nin normal şartlarda sığırdan-sığıra veya sığırdan diğer hayvan türlerine geçtiğine dair bir bulgu bulunmamaktadır. Sınırlı sayıdaki araştırmada, çok düşük seviyede maternal veya vertikal geçişin meydana gelebileceği ileri sürülmüştür ve bu konudaki çalışmalar devam etmektedir. Creutzfeldt-Jakob hastalığının yeni bir varyantının ortaya çıkışı oral (ağız) yolla geçiş ihtimalini de ortaya koymaktadır.

Klinik Bulgular

BSE’den etkilenen sığırların sinir sisteminde ilerleyen (şiddeti artan) bir dejenerasyon şekillenir ve hastalık ölümle sonuçlanır. Hastalığın inkubasyon periyodu (bir hayvanın enfekte hale geldiğinden ilk hastalık belirtilerini gösterdiği ana kadar geçen zaman) 2-8 yıl arasında değişebilir. BSE’nin klinik belirtileri çok değişiklik gösterir. BSE’li sığırların pek çoğunda belirtilerin gelişimi birkaç hafta hatta ay (2 hafta-6 ay) alır iken nadiren çok kısa da sürebilir. Şüpheli hayvanların büyük bir kısmı dikkatli takip edildiğinde aşağıda belirtilen semptomların çoğunu gösterirler.

• Korku, endişe,
• Deri titremeleri,
• Sinirlilik, asabiyet,
• İnsanlara ve diğer sığırlara karşı saldırganlık,
• Sağımda tekme atma,
• Başı aşağıda tutma, baş ve boyun kısmına dokunmaya aşırı tepki,
• Kondisyon, ağırlık ve süt veriminde düşüşler,
• Özellikle arka ayaklarla, yüksek adımlarla yürüme,
• Kalkma zorlukları,
• Şiddetli burun kaşıntısı,
• Ses ve ışığa aşırı hassasiyet,
• Beton zeminlerde yürümeye, köşeleri dönmeye, kapalı alanlara girmeye, kapılardan geçmeye ve süt sağdırmaya karşı isteksizlik.

Hastalığın Teşhisi

Günümüzde, canlı hayvanda hastalığı saptayabilecek bir test bulunmamaktadır. Canlı hayvanda klinik belirtiler kısmında yer yer alan semptomlar izlenerek şüpheli hayvanlar tespit edilebilmektedir. Ancak BSE’li hayvanlarda görülen belirtilerin bir kısmı aşağıda belirtilen hastalıklarda da görülebilmektedir. 

- Hypomagnesaemia,
- Nervous ketosis,
- Encephalic listeriosis and other encephalitides,
- Polioencephalomalacia or cerebro-cortical necrosis,
- Intra-cranial tumours.

Bu hastalıklara özgü diğer belirtileri göstermeyen sadece sinir sinir sistemi hastalıklarına ilişkin belirtileri gösteren 20 ayın üzerindeki bir hayvan BSE şüpheli olarak değerlendirilmelidir. Hastalığın teşhisi, histopatolojik inceleme (beyin dokusunun ve omuriliğin ölüm sonrası mikroskobik muayenesinde karakteristik bulguların tespiti), immunohistolojik boyamalarda etkenin tespiti, elektron mikroskobik muayenelerde BSE fibrillerinin görülmesi ile yapılabilmektedir. 

Hastalığın varlığının tespitine yönelik geniş kapsamlı taramalarda kullanılan Avrupa Birliği tarafından onaylanmış 3 hızlı test (Biorad, Prionic check, Enfer test sistem) bulunmaktadır. 5 adet hızlı test ise inceleme safhasındadır.

Korunma ve Önlemler

Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisi (OIE)’nce sağlığın korunması amacı ile alınması gereken önlemlere yönelik tavsiyeleri aşağıda belirtilmektedir.

Hastalıktan ari ülkelerde;

• Sinirsel hastalıkların belirtisini gösteren hayvanların patolojik teşhisinin yapılması,

• İthalatta canlı ruminantlar ve onların ürünlerine karşı önlem alınması,

• Embriyo ithalatı için strateji ve politika belirlenmesi önerilmektedir.

Hastalığın görüldüğü ülkelerde;

• Belirlenen vakalarda hayvanların kesimi ve tazminat ödenmesi,

• Memeli hayvanların işlemden geçirerek yeniden kullanıma sunulacak proteinlerinin kontrolü,

• Sığırların takibi ve tanımlanmasının etkin bir şekilde sağlanması önerilmektedir.

BSE’den şüpheli hayvan dokuları ile temas halindeki laboratuvar çalışanları uygun koruyucu giysiler giymeli ve fiziksel ve kimyasal muamelelerin büyük bir kısmına karşı oldukça dirençli olan etkene maruz kalmamak için çok titiz çalışmalıdır.

Creutzfeldt-Jakob hastalığının yeni bir varyantının son zamanlarda ortaya çıkışı, BSE etkeninin insanlar için enfektif olabileceğini göstermiştir. BSE bulaşıcı bir hastalık değildir. Bu nedenle laboratuvarda alınması gerekli tedbirler kaza ile meydana gelebilecek iatrojenik, gözle veya ağız burun yolu ile maruz kalmaları önleyecek niteliktedir.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder