Uygun koyun ırkının tespiti ve damızlık seçimi - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Uygun koyun ırkının tespiti ve damızlık seçimi


Koyunculukta sığırlar gibi her bölge ya da yörede aynı ırk damızlıklar kullanılamaz. Bu durum, koyunların içinde yaşadıkları iklim, otlatma koşulları ve yetiştiricilerin koyunlardan istediklerine göre değişebilmektedir. Koyun ırkları arasında, duyarlılık, otlatma alışkanlıkları, sürü koyunculuğuna uygunluk gibi özellikler açısından ciddi oranda farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin, Sakız ırkı ya da melezleri Türkiye'de ancak Batı Anadolu’nun kıyı yörelerinde yetiştirilebilir. Bu ırkın Orta Anadolu Bölgesi'nde başarıyla yetiştirilmesi olası değildir. Buna karşılık Orta Anadolu Bölgesi'nde var olan Akkaraman koyunları da Ege Bölgesi'nde yetiştirilemez. Burada temel nokta, koyunların genelde doğaya bağımlılığının yüksek düzeyde olması, buna bağlı olarak da farklı bölge ve/veya yörelerin varlığı nedeniyle çok sayıda koyun ırkının olmasıdır. Bu nedenle bir ırk tercihi yapılırken, öncelikle koyun ırkının bölge koşullarına uyum gösterebilme (adaptasyon) yeteneği göz önünde bulundurulmalı sonra da verim özelikleri değerlendirmeye alınmalıdır. Bir başka ifadeyle katalog/reklamasyondan ziyade yetiştirme koşullarına göre ırk tercihi yapılmalıdır.

Örneğin; Romanov ırkı koyunlar, anavatanı olan Rusya-Ukrayna coğrafyasında döl verimi çok yüksek bir ırktır. Ancak Romanov ırkı koyunların ülkemiz mera ve bakım-besleme koşullarına adapte olamaması nedeniyle, söz konusu koyunları ithal eden birçok yetiştirici mağdur olmaktadır. Hayvancılıkta ileri bir ülke olan Fransa bile 1963 yılında ithal ettiği damızlık Romanov koyunları saf olarak çoğaltmamıştır. Merkez enstitüsünde kendi etçi yerli koyunu (Berrichon du Cher) ile uzun yıllar melezleyerek elde ettiği Romane ırkı yeni koyunun uyum ve verim kabiliyetinden emin olduktan sonra yetiştiricilere dağıtmıştır.

Damızlık (yetiştirme amaçlı) koyun ırkı tercihinde;
- Koyun ırkının çevre ve/veya yetiştirme koşullarına adaptasyonu,
- Yetiştirilecek materyalin temin kolaylığı ve fiyatı,
- Yetiştiriciliği yapılacak ırkın, beklentileri karşılaması,
- Koyun ürünlerine olan talep ve talep edilen ürüne verilen fiyatın, giderleri karşılama potansiyeli göz önüne alınmalıdır.

Yerli koyun ırklarımız verim yönünden kültür koyun ırklarına göre daha düşük seviyededir. Ancak çevreye uyum kabiliyetleri yüksektir. Bu nedenle saf kültür ırkı koyunlar yerine, yerli ırklarımızın melezleme yoluyla veya seleksiyonla verimlerinin artırılmasına çalışılmalıdır.

Damızlık Koyun Seçimi

Damızlık seçimi; bir ırk tercihi değildir, tercih edilen ırktan soy ve verim/performans kayıtları bulunan, sağlıklı hayvanların seçimidir. Örneğin sadece ırkına bakarak Merinos ırkı koyun almak, damızlık seçimi değil, ırk tercihidir; soy ve verim/performans kayıtlarına bakarak, sağlıklı Merinos ırkı koyunu almak ise damızlık seçimidir.

Maalesef yetiştiricilerimiz kültür ırkı hayvanı tercih etmekle, damızlık hayvan seçtiğini düşünmektedir. Oysa aynı ırktan hayvanlar arasında verim/performans bakımından ciddi oranda farklılıklar bulunabilmektedir. Koyun yetiştiriciliğinde başarılı olmanın öncelikli koşullarından birisi, bölgeye ve işletme yapısına uygun ırkın yüksek verimli sağlıklı bireyleriyle başlangıç sürüsünü oluşturmaktır.

Sürüye dışarıdan katılan hayvanların, ülkemiz koşullarında her zaman yüksek sağlık riski oluşturduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle işletmeler, önceliği kendi bünyelerinde bakım-besleme ve ıslah çalışmalarına vererek, mevcut hayvan varlığının verimini ve sayısını artırmalıdır. Ancak sürüde akrabalı yetiştirmeden kaçınmak için mutlaka, dışarıdan damızlık vasfı yüksek, sağlıklı koçların katımıyla, kan değişimi sağlanmalıdır.

Koyun yetiştiriciliğinde sürdürülebilir verimliliğin yolu, damızlık vasıflarına haiz sağlıklı koyun ve koçlara sahip olmaktan geçmektedir. Bu durum özellikle damızlık koçların seçiminde önem kazanmaktadır. Çünkü bir koyun kendi kalıtsal özeliklerini hayatı boyunca 4-5 kuzuya, bir koç ise aşım yöntemine göre değişmekle birlikte sadece bir yılda 30-40 baş kuzuya aktarabilmektedir.

Farklı firma veya kişilerce yurt dışındaki koyunlar 2-4 kuzu veriyor veya kuzuları 3 ayda 40 kg canlı ağırlığa ulaşıyor şeklinde pazarlama taktikleri ile ülkemize adapte olamayacak çeşitli koyun ırkları ithal edilmektedir. Bu olguya en iyi örneklerden biri; özellikle basın ve sosyal medya aracılığıyla yetiştiricilerde, Romanov ırkı koyunların çok verimli bir ırk olduğu yönünde algı oluşturulmasıdır. Oysaki koyunculuk meraya dayalı yapıldığı için en uygun ırk bölgede uzun zamandır yetiştirilen yerli ırklar ve onların melezleridir. Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olunmamalıdır.

Uzun süre üretime kaynaklık edecek olan damızlık hayvan, kısa günün karından ziyade bir gen kaynağı olarak değerlendirilmelidir. Bir gen kaynağı ise belli hedefler doğrultusunda, uzun süreli ciddi ıslah çalışmaları neticesinde oluşturulabilmektedir. Günümüzde asla tesadüfe yer verilmeden yürütülen bu genetik çabaya gereken önem atfedilerek, pazardan (geçmişi bilinmeyen) dış görünüşe bakarak damızlık hayvan satın alınmamalıdır. Nitekim “kötü işletmede iyi hayvan, iyi işletmede kötü hayvan olmaz” yaklaşımı ciddi bir genetik çabayı işaret etmektedir.


Koyunculuğa ilk defa başlayacakların, güvenilir işletmelerden damızlık kuzu veya şişekleri yaz sonunda almasını tercih etmesinde fayda vardır. Bu sayede kuzulama mevsimine kadar kaliteli damızlıklarla bakım-besleme deneyimi kazanılabildiği gibi gebelik öncesi hayvanların işletmeye uyumu da sağlanmış olur. Koyun yetiştiriciliğinde bilinen iyi işletmelerden, verim kayıtları ve dış yapıya (forma) bakılarak damızlık seçimi yapılmalıdır. Bir başka deyişle verim (et, süt, döl) ve dış yapı özelikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Verim kayıtlarına göre yapılacak seçimde; yetiştirilen ırkın verim özeliğine göre damızlıkların; et, süt, kuzu/döl, yapağı ve post verimine bakılmalıdır. Koyun ıslahında genellikle iki ya da üç verim özelliği birlikte ele alındığı için seçim yapılırken, verimler arasındaki ilişkiler göz önünde tutulmaktadır. Koyunculukta;
- Büyüme/gelişme hızı ile kuzu verimi arasında doğru orantı,
- Sütten kesim ağırlığı ile birinci yaş canlı ağırlığı arasında doğru orantı,
- Kirli yapağı verimi ile canlı ağırlık arasında düşük düzeyde doğru orantı,
- Süt verimiyle, doğum ağırlığı arasında çok düşük düzeyde ters orantı bir ilişki vardır.

• Dişi ve erkek kuzuların seçiminde, ikiz ya da üçüz doğmaları yanında analarının ve akrabalarının kuzu verimlerine bakılmalıdır. Bir batında birden fazla (ikizlik, üçüzlük gibi) doğmuş olmalarının yanı sıra analarının ve dişi akrabalarının çoğul doğumları göz önünde bulundurulmalıdır.

• Büyüme hızı açısından dişi ve erkek kuzuların seçiminde en uygun dönemler 3-4. aydaki veya sütten kesim canlı ağırlıklarıdır. Bunun yanında, yemden yararlanma yeteneği üzerinde de durulmalıdır.

• Yapağı verim özelliklerinin kalıtsallığı yüksek düzeydedir. Yapılacak seçimde, ilk kırkım vücut ağırlığı ve ilk kırkım yapağı ağırlığı dikkate alınmalıdır. Ayrıca yapağı elastikiyeti, mukavemeti, lif çapı, medullalı lif oranı, medullalı lif çapı, lüle uzunluğu, tek lif gerçek uzunluğu, tek lif randımanı gibi parametreler değerlendirmeye alınmalıdır.

Dış yapıya göre damızlık seçiminde; koyunun tipine (morfoloji) bakılarak verimi hakkında fikir yürütülebilir. Ancak seçim yapılırken et, süt ve yapağı verimleri ile koyunların vücut yapısı arasındaki ilişkiler de bilinmelidir.

• Damızlıkların ait oldukları ırkın ölçülerinde olmasına (Yetersiz bakım ve beslemeye maruz kalmış ya da sindirim ve/veya solunum sistemi gibi rahatsızlıklar geçirmiş kuzular kavruk kalacağından, bu tipteki hayvanların damızlık performansları da düşük kalacaktır.),

• Damızlıkların arzu edilen vücut kondisyon skorunda olmasına (damızlıkların zayıf veya aşırı yağlı olması, hayvandan beklenen performansı düşüreceği gibi metabolizma hastalıklarından bağışıklık sistemi zayıflığına kadar birçok sorunun hazırlayıcı sebebidir. Söz konusu sorunlarla karşılaşma olasılığı, vücut kondisyon skorundan (VKS) sapmayla doğru orantılıdır.),

• Erkek damızlıklarda scrotumun çapına (Koçlarda veya erkek toklularda scrotumun (yumurtalık) çapı ile döl verimi ve kızlarının döl verimleri arasında doğru orantılı bir ilişki olduğundan, scrotumun çevre uzunluğu arttıkça koçun döl verimi de artmaktadır.),

• Seçilecek kuzu, koyun veya koçlar ait olduğu ırkın tip (morfolojik) özeliklerinde ve herhangi bir genetik kusuru olmamasına dikkat edilmelidir.

Verim kayıtları ve dış yapı özelikleri (tipi) dışında;

• Seçimde ele alınan verimlerin ekonomik önem derecelerine,

• Damızlık seçiminde hayvanların yaşına (6 aylıktan küçük hayvanlarda genel ırk özellikleri tam belli olmadığından, yine koçlarda 6 yaş, koyunlarda ise 7 yaşından sonra verim özellikleri azaldığından, damızlık olarak seçilmesi önerilmemektedir.),

• Damızlıkların damızlık yetiştiren işletmelerden veya iyi damızlıklar kullandığı bilinen işletmelerden temin edilmesine,

• Uyum sorunları (adaptasyon yeteneği) nedeniyle yurtdışından veya yurt içinde farklı coğrafyalardan damızlık koyun veya koç alınmamasına,

• Koruyucu aşılamalar ve paraziter ilaçlamaların zamanında yapıldığına dikkat edilmelidir.

Koyun Yetiştirme Metotları

Koyun yetiştirmede; saf ırk yetiştirme veya melezleme yöntemi uygulanabilir.

Saf yetiştirme: Aynı ırkın geliştirilmesi ve ırk özelliklerinin artırılması için yapılır. Örneğin; iyi vasıflı Akkaraman koyunlar çiftleştirilerek iyi vasıflı Akkaraman döller elde edilir. Saf yetiştirmede ana-baba bir döller arasında çiftleştirme uzun süre devam ettirilirse kan yakınlığı doğar. Saf yetiştirmede üstün vasıflı hayvanların döllerinin elde devamlı tutulması ve dışarıdan damızlık teminine ihtiyaç duyulmaması gibi avantajlarının yanında ileri derecede kan yakınlığında ölü ve sakat doğumların artması gibi mahsurları da vardır. Saf yetiştirmede kan yakınlığını(akrabalığı) önlemek için 4 yılda bir başka sürüden aynı ırktan koçlar alınarak, kan tazelemesi yapılmasında büyük fayda vardır.

Melezleme: Yeni bir tip elde etmek için hedef alınan tip belirlenir ve buna ulaşmak amacıyla iki veya üç farklı ırkı aralarında çiftleştirerek kombinasyon melezlemesi yapılır. Verimi düşük bir yerli ırkın anaçlarını ana hattı olarak kullanıp üstün verimli kültür ırkı babalara birkaç nesil vererek çevirme melezlemesi yapılabilir.

Sağlıklı yapıda, süt verimi yüksek ve analık içgüdüsü iyi durumda olan anaç materyale et verimi yüksek kültür ırkı koçlar kullanılarak melez azmanlığından yararlanma şeklinde ticari melezleme yapılabilir. Ancak bu tür melezlemelerin tüm sürüde yapılması halinde geri dönüşün zaman alacağı ve ileride anaç materyal teminde güçlük yaşanacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle bölgeye uyumlu saf ırk anaç materyalin işletmede korunma altına alınmasına özel bir önem verilmelidir.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder