Koyun refahı - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Koyun refahı


Koyun refahı; hayvanların, gelişmesi, uyumu ve evcilleşme durumları ile fizyolojik, etolojik ihtiyaçları ve davranışları dikkate alınarak bakıldıkları ve yetiştirildikleri koşulların asgari standartlarının sağlanması olarak ele alınmalıdır. Refah; hayvanın zihinsel ve fiziksel yaşam kalitesini yansıtan bir kavramdır. Yapılan birçok araştırma, toplam verimlilik üzerinde çevre faktörlerinin (bakım-besleme vb.) genetik faktörlerden daha etkili olduğunu göstermiştir. Bu çerçevede;

• Küçükbaş hayvanlar sağlıklarının sürdürülmesi ve besin ihtiyaçlarının karşılanması için yeterli miktarlarda ve yaşlarına, ağırlıklarına, davranışlarına, fizyolojik ihtiyaçlarına ve beklenen verime göre uyarlanmış uygun bir rasyonla/yemlerle beslenmelidir.

• Fizyolojik ihtiyaçlarına uygun aralıklarda, yeterli miktarda yeme ve suya erişebilme imkanı sağlanmalıdır.

• Beslenme ve içme suyu donanımı; yemin ve suyun kontamine olmasını engelleyecek ve hayvanlar arasındaki rekabetin zararlı etkilerini asgariye indirgeyecek şekilde tasarlanmalı, inşa edilmeli ve yerleştirilmelidir.

• Hayvanlar; barınaklarda herhangi bir zorluk olmadan kuru ve rahat bir zeminde yatabilmeli, dinlenebilmeli, ayağa kalkabilmeli, dışkı ve idrar yapabilmelidir.

• Ortam havası ve sıcaklık nem endeksi hayvanlar için zararlı olmayan sınırlar içerisinde tutulmalıdır.

• Kapalı alanda sürekli karanlıkta barındırılan hayvanlarda, mevcut doğal ışığın hayvanın fizyolojik ve etolojik ihtiyaçlarının karşılanmasında yetersiz olması durumunda, farklı iklim şartları için uygun doğal ya da doğal ışık süresine eşdeğer bir süre için uygun olan 8 saatlik suni aydınlatma sağlanmalıdır.

• Barınaklarda kötü koku ile sinek veya kemirgenler için cazip bir ortam oluşturan dışkı, idrar, yem artıkları ve çevreye saçılmış yemler; sıklıkla temizlenmelidir.

• Barınaklar ile kullanılan alet ve donanımlar, çapraz bulaşmayı ve hastalık taşıyıcı organizmaların oluşmasını engellemek amacıyla, program dahilinde belli aralıklarla düzgün bir şekilde temizlenip dezenfekte edilmelidir.

Canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi için iç ortamın dengede olması ve çevreye uyum sağlaması gerekmektedir. Normalden farklı şartlar hayvanlarda stres oluşturmakta ve bu strese karşı hayvanlar bir takım tepkilerle ortama uyum sağlamaya çalışmaktadır. Yetişkin küçükbaş hayvan davranışları; genetiğe ve yönetime bağlı olarak şekillenebilmektedir. Sakin bir şekilde davranılarak yetiştirilen kuzu ve toklular agresif bir şekilde idare edilmiş olanlara göre daha verimli olmaktadır.

Yapılan araştırmalar, hayvanların acı ve ıstırap veren kötü deneyimleri kolayca hatırlayabildiklerini, yaşadıkları stresin bağışıklık sistemlerini zayıflattığını, sindirim ve üreme fonksiyonlarında gerilemeye yol açtığını göstermiştir. 

Sürü yönetiminde, bakım ve beslenmenin yanı sıra mutlaka stres faktörleri değerlendirmeye alınmalıdır. Koyunlarda; gürültü, ses, bağırma, dövme, ürkütme, koşturma, yatma zeminin ıslak/çamur olması, yağış, sıkışık ve havasız ortam, hava cereyanında bırakma, yüksek nem, +26°C üzeri sıcaklık, aşırı güneş, susuzluk, açlık, bozuk yem, ani yem, ortam ve hava değişikliği, veteriner hekimler dışındaki ehliyetsiz kişilerin hayvanlara müdahale etmesi, yalnız bırakma, kötü ve yetersiz ışıklandırma gibi her türlü kötü çevresel koşullar stres sebebidir. Kısaca hayvanda rahatı ve konforu bozan her şey stres kaynağıdır.


Ülkemizde hayvan refahının, hayvana sunulan fazladan ve gereksiz konfor olduğu algısı; yetiştiricileri yanlış yöne sevk etmektedir. Metabolizma üzerinde birinci derecede etkili olan hayvan refahı, hiçbir zaman hayvanın sağlığından ve performansından ayrı olarak ele alınmamalıdır. Türkiye'de koyun yetiştiriciliği çoğunlukla zayıf meralara (yetersiz besleme) bağlı olarak yürütülmekte, aynı meradan birden fazla sürü (hastalık ve zararlı riski) yararlanmaktadır. Meralarda hayvanları güneş ışınları, rüzgar ve yağmurdan koruyacak sundurma ve yeterli içme suyu kaynakları bulunmamaktadır. Merada hayvanlar sosyal davranışlarını rahatlıkla sergileyebilme imkanına sahipken, kış mevsiminde ağıl içinde farklı yaş ve cinsiyet gruplarının birlikte tutulması bu olanağı ortadan kaldırmaktadır.

Koyunculuk işletmelerimizdeki yetersiz hayvan refahı koşullarına bağlı toplam ekonomik kayıpların ciddi boyutlarda (2016 yılı verilerine göre yıllık yaklaşık 12,4 milyar TL) olduğu gözlemlenmektedir. Ülkemizde koyun-keçilerde maliyet/fayda oranının ölçülü (asgari şartlarda) refah standartları için 4,15 olduğu hesaplanmıştır. Yüksek oranda ekonomik fayda sağlayan hayvan refahı, hayvan sağlığını ve dolayısıyla halk sağlığını korumanın da altın anahtardır.

Avrupa Birliği Çiftlik Hayvanları Refahı Konseyi'nin belirlemiş olduğu, hayvanlara sunulması gereken 5 temel hak şunlardır:

1. Hayvanlar aç ve susuz bırakılmamalıdır. Sağlığını ve gücünü tam koruyacak taze su ve yiyeceğe daimi erişimi olmalıdır.

2. Hayvanlar rahat ettirilmelidir. Barınak ve rahat dinlenme alanlarını da içeren korunaklı uygun yaşam ortamları sağlanmalıdır.

3. Hayvanlar ağrı, yaralanma ve hastalıklardan uzak tutulmalıdır. Koruyucu tedbir, hızlı teşhis ve tedavi uygulanmalıdır.

4. Hayvanlar doğal davranışlarını gösterebilmelidir. Aynı türden hayvanların yeterli alanda ve uygun tesislerde bir arada tutulması gereklidir.

5. Hayvanlar korku ve stresten uzak tutulmalıdır.

Refah ve Sağlık Kontrol Noktaları

Aşağıda sayılan belirteçler koyunlarda refah ve sağlık kontrol noktaları olarak kabul edilir.

✓ Vücut kondisyon skorunun (VKS) 1,5 altında olması,
✓ Rumenin/işkembenin boş olması,
✓ Gövdede ve kalçada kirlilik,
✓ Sıcaklık stresi (sık soluma, serin yerde toplanma, salya artışı vb.),
✓ Soğuk stresi (ıslaklık, titreme, sıcak yerde kümelenme vb.),
✓ Bozuk, matlaşmış, kıvrılmış veya yer yer dökülmüş yapağı,
✓ Ürkme, kaçınma, aşırı reaksiyon gösterme,
✓ İshal,
✓ Mastitis,
✓ Genital akıntı,
✓ Uzamış tırnaklar,
✓ Ayak hastalıkları,
✓ Çökmüş göz,
✓ Gözde akıntı,
✓ Düşük kulak,
✓ Burun akıntısı,
✓ Öksürük,
✓ Ölüm oranları.

Anlaşılacağı üzere kısaca koyunlarda sağlıksız bir görüntü varsa işletmede refah yetersizliğinden bahsedilebilir.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder