Ana arı yetiştiriciliği - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Ana arı yetiştiriciliği


Arı yetiştiriciliğinde verim alabilmek için; kullanılacak damızlığın bölgeye adapte olabilen ve genetik potansiyeli bilinen ırk olması temel kuraldır. Türkiye'de Doğu Anadolu, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege-Akdeniz bölgelerimizin iklimleri birbirlerinden oldukça farklılık göstermektedir. Özellikle bu dört bölgemizin her birinde yüzlerce yıldır yaşamakta olan arı kolonileri kendilerini bu bölgelerin iklim ve florasına öylesine adapte etmişlerdir ki; her bölgede, o bölgenin iklim ve florasından kaynaklanan ırklar oluşmuş ve bu ırklar fizyolojik olarak değişik davranışlara sahip olmuşlardır.

Flora ile olan ilişki sadece fizyolojik davranışlarda kalmamış, arıların morfolojisini de etkilemiştir ve Kafkas arısının hortumu üçgül çiçeklerinin derinde olan deniz arıları orman gülündeki kumarın maddesine dayanıklı hale gelmiş, İç Anadolu Arısı Mayıs-Haziran ayı çiçekleri nektar akımından hızla faydalanmaya adapte olmuş, Muğla arısı ise Eylül-Ekim aylarında çam balı diye bilinen basra (balsıra) böceği salgısına adapte olduğundan bu mevsime endekslenerek hızla çoğalmaktadır.

Son 30-40 yıldır gezginci arılarımız daha çok bal almak düşüncesi ile kolonilerini, çiçeğin olduğu ülkenin her yerinde gezdirmektedirler. Her bölgenin ekotipi olan yerli arılar, gezginci arıcıların arıları ile oğul mevsiminde melezleşerek yıllar yılı yörelerine adapte olarak doğal seleksiyon sonucu verimli hale gelen ekotipler gezginci arılar ile melezleşmişlerdir. Ana arıların, 3-8 km çevrede uçuş sırasında çiftleşmesi doğal davranış olup; melezleşme kaçınılmaz bir sonuç olmuştur. Yıllardır devam eden kontrolsüz melezleşme sonucunda da verimsizlik ve dejenerasyon görülmüştür. Sonuçta çevre şartlarına dayanıklı ekotipler, gezginci arıcılık dolayısıyla orijinalliklerini koruyamamışlar, olumsuz karakterler ileri melez jenerasyonlarında dominant karakter olabilmiştir. Sonuç olarak arıcılarımızın yaygın şikayetleri Orta ve Doğu Anadolu'da yazın nektar akımı döneminde çok hızlı yavru yapan ama bal stoklamayan, sonbahara çok yavrulu bol stoksuz giren, kış şartlarına dayanıksız ve ölen arı mevcudu oluşmuştur. Ülkemizde, arıcılığın kurtuluş reçetesi gezginci arıcılık ile birlikte damızlık ana arı üretimi ve kullanımıdır.

Saf Irk Nedir?

Saf ırk olarak vasıflandırılan arılar; hem dünya üzerindeki orijinal olarak bulundukları bölge itibarı ile hem de fizyolojik ve morfolojik özellikleri nedeni ile diğer ırklardan ayrılırlar. Saf ırklar tür içerisindeki bireylerden oluşan birimlerdir. Ortak vücut özelliklerine sahiptirler. Bal arısı ırkları doğal seleksiyon sonucu oluşmuşlardır. Tek örnektirler. Her ırk doğal çevresine uyum sağlamıştır. Eski Sovyetler Birliği Tarım Bakanlığı´nın tüzüğüne göre "Bir ırkın kabul edilebilmesi için, aynı menşeli ve dış görünümleri aynı olan arıların oluşturduğu, en az 20.000 arı kolonisinin benzer biyolojik ve üretim karakterlerini taşıması gerekir. Bunların dört kuşak boyunca başka ırklarla kan bağı bulunmamalıdır." denilmektedir.

Apis Mellifera Caucasica bir ırktır. Bu ırkın orijinal olarak bulunduğu bölge Kafkasya dağlarıdır ve bu ırkın kendisine özel ve diğer ırklardan farklı olduğunu belirten fizyolojik ve morfolojik özellikleri bulunmaktadır. Apis Mellifera Carnica ve Apis Mellifera Ligustica da ayrı ırklardır ve özellikleri itibarı ile diğer ırklardan ayrılırlar. Saf ırk arılar birbirleri ile çiftleştiklerinde yavrular, sürekli her kuşakta ana ve babanın yani ırkın karakterini gösterirler. İleri kuşaklarda hiç bir değişiklik göstermezler. Saf yetiştirme ile özel bir ırkın ya da bir soyun içinde yakın ilişkili çiftleştirmeler yaptırarak, istenilen karakterler yoğunlaştırılabilir ve sabitleştirilebilir. Aynı zamanda istenmeyen özellikler de adım adım elemine edilir. Mevcut özellikleri şiddetle sınırlandırılmaktadır. Bu amaçla başka ırkların bulunmadığı tecritli bölgelerde yetiştirilirler ve kontrollü olarak kendi içinde çiftleştirilerek muhafaza edilirler. Böylece saf yetiştirilmiş ırklar başarılı melezleşeler için sağlam bir temel sağlar. Saf yetiştirme tüm ıslah çalışmalarının temelini teşkil eder.

Ekotip Nedir?

Ekotip dediğimiz arıları 'bir ırk bölgesinin içinde daha küçük lokal alanlarda bulunan saf ırkın bir alt grubu olan ve kendi içinde çok yakın özellikleri olan arılardır' diyerek tarif etmek mümkündür. Apis Mellifera Carnica ırkı bilindiği gibi orijinali Avusturya alplerinde bulunan bir ırktır. Bu ırk Avusturya, Almanya, Eski Yugoslavya ve daha birçok ülkede yaygındır. İşte Karniol ırkına ait olan, Aşağı Avusturya bölgesindeki arılara Sklenar ekotipi, Slovakya'daki arılar da Bukovsek ekotipidir.

Hibrit Nedir?

İki ayrı ırkın veya iki ayrı saf hattın veya ayrı bir ırkla değişik ırktan bir saf hattın, birbirleri ile melezleşmesi sonucu meydana gelen melezlere hibrit denir. Hibritler genelde kontrollü yapılırlar ve bunlara "kontrollü hibritler" adı verilir. En verimli koloniler hibrit kolonilerdir. Bu şekilde yapılan iyileştirme çalışması, ekonomik açıdan önemli karakterlerin birleştirilme imkanlarına dikkat edilerek hatasız yapılırsa ilk kuşak melez kolonilerin verimliliği ıslah materyali olarak kullanılan ebeveyn ırklara göre en az % 20-25 daha üstün olmaktadır. Ancak hibritlerde bu üstün verim yalnız ilk kuşaklarda alınabilmektedir. İleri kuşaklarda bu verim hızla düşer. Dünyada bilinen önemli hibritler vardır. Hibrit üreticiliği arıcılığın en teknik ve en ileri aşamasıdır. Çok külfetli ve ileri bir tekniğin uygulanmasını gerektirmesine karşın hibrit ana arıların kolonilerinden sağlanan yüksek verim bu külfete katlanmaya değer bulunmaktadır.

Hibrit üretmenin temel kuralları

• Önemli hibritlerin ebeveynleri olan saf ırk ve saf hatlar elde tutulmalıdır.

• Tanınan hibrit ana arıların üretilebilmesi için tanınan hibridin ebeveynlerinin hangi ırk, ekotip veya saf hat olduğunun bilinmesi gerekir.

• Tanınan hibritlerin ebeveynlerinin ana arıları ve erkek kolonileri saf olarak üretilmelidir.

• Tecritli çiftleşme bölgelerinde hibridin saf ebeveynleri bulundurulmalı ve çiftleşmeleri sağlanmalıdır.

Dünyaca tanınan önemli hibritler

Sterline: 1949´da ABD´de üretilmiştir. İtalyan arısının dört hat hibrididir.

Midnite: 1957´de ABD´de üretilmiştir. Kafkas soyunun dört hat hibrididir. Saf hat ebeveynlere göre % 130-200 daha verimlidir.

Buckfast: Br. Adam´ın İngiltere´de geliştirdiği bir hibritdir. Buckfast ana x Anadolu baba; hırçın ve hareketli, Anadolu ana x Buckfast baba; sakin ve uysaldır. Buckfast hibridi ebeveynlere göre % 128-151 daha verimli bulunmuştur.

Hibrit yetiştiriciliğinde ilk olarak yöreye uygun ve iyi kombinasyon verecek ırklar ya da hatlar seçilir. Her zaman istenilen sonucun alınabilmesi için, seçilen ebeveyn hatlar seleksi yon yoluyla, mümkün olduğunca ortak özelliklere kavuşturularak saflaştırılır, istenilen karakterler elde edilir ve sabitleştirilir. Bu saf hatların elde edilebilmesi için yapay dölleme gereklidir.

Kullanma Melezi Nedir?

Saf bir ırkın bakire ana arısının; yaşanılan coğrafi bölgede bulunan lokal kolonilerin erkek arıları ile çiftleşmesi ile elde edilen çiftleşmiş ana arılara kullanma melezi ana arılar denilmektedir. Burada bir nevi hibrit yetiştiriciliği yapılmakla beraber erkek kolonilerin ırk özellikleri bilinmediğinden ve bilinse bile tecritli çiftleştirme bölgesinde kontrollü çiftleştirme yapılmadığından bu ana arılara hibrit demek mümkün olmamakta, verimleri konusunda kesin bir ifade kullanılamamaktadır.

Tecritli çiftleştirme alanları tesis edilemediğinde bu tür üretim kaçınılmaz olmaktadır. Türkiye´de 1978 yılından bu yana yapılan ana arı yetiştiriciliği bu temele dayalı olarak yapılmaktadır. Ana hattı Kafkas olan kullanma melezi ana arılar yetiştirilmektedir. Ana arılar Kafkas ırkından yetiştirilmekte, bu ana arıların çiftleşmeleri için normal yani değişik ırk ve melez kolonilerin bulunduğu yerlerde çiftleşmeleri sağlandığından erkek koloniler hakkında hiçbir şey söylemek mümkün olmamaktadır.


Türkiye'de Hangi Irk, Ekotip ve Melezler Üretilebilir?

Başarılı bir bal üretim arıcılığı için arıcı aşağıdaki temel kuralları göz önünde bulundurmak zorundadır.

Birinci kural: Bal üretim arıcılığı yapacak veya yapmakta olan arıcı çalışacağı bölgede veya gezgincilik yapacağı bölgelerde başarılı ve verimli olan ırk, ekotip veya melez ana arılarla çalışmak zorundadır.

İkinci kural: Bu ırk, ekotip veya melez ana arılar gerek genetik özellikleri, gerekse yetiştirme kalitesi yönünden güvenilir olmalıdır. Bunun doğruluğu kontrol edilmelidir.

Üçüncü kural: Sayılan kurallara göre belirlenen ana arılar güvenilir yerlerden temin edilemiyorsa; kimliği ve kalitesi bilinmeyen sıradan ana arılar kesinlikle kullanılmamalıdır. Zira istenen genetik özelliklerde ve kalitede olmayan ana arılar adaptasyon ve kalite problemlerinden dolayı verilen kolonilerin de ölümüne sebep olmaktadır.

Dördüncü kural: Bal üretim işletmeleri güvenilir ana arı bulamamaları halinde ihtiyaçları olan ana arıları kendileri üretmelidir.

Üretilecek ana arıları kullanacak olan bal üretici işletmeler olduğuna göre konuya bu işletmeler açısından bakıldığında yukarıdaki durum ortaya çıkmaktadır. Kurulacak ana arı üretim işletmeleri bu ihtiyacı karşılayacak düzeyde olmalı, işletmeler genetik materyal ve üretim kalitesi yönünden kendilerini eksiksiz programlamalıdır.

Bal Üretim İşletmelerinde Ana Arı Üretimi

Ana arı üretimini iki ayrı sistemde yapabiliriz. Birinci sistem, kendi arılığımızın ve komşu arılıkların ihtiyacı ana arıyı karşılayacak miktarda ana arı üretimi, bu üretim bal üretim işletmeleri içinde yapılabilen üretimdir. İkinci sistem ise bal üretimini hiç düşünmeden müstakil bir ana arı üretim işletmesi kurulmasıdır.

Bal üretim işletmeleri içinde yapacağımız üretimde, bal üretim düzenimizi değiştirmeden, arılıkta boş kalan zamanlarımızda bu işi yapmak sureti ile ana arı üretebiliriz. Bal üretim işletmelerinde ana arı üretimine başlanılarak, ana arı üretimini öğrenmek, teknik gelişme sağlayabildiğimiz takdirde ve ekonomik hesaplar tutuyorsa müstakil ana arı üretim işletmelerine geçmek en akılcı yol olarak görünmektedir. Bal üretim işletmelerinde fazlaca bir ek masraf yapmadan bu tip ana arı üretimine kolayca başlanabilir. En önemli faydası bal üretim işletmelerinde arıcının boş zamanlarını değerlendirmesi ve bu üretimden de gelir elde edilebilmesidir.

Bal üretim işletmelerinde üretilecek ana arılarla çiftleşecek kadar erkek arı vardır. Tabii ki bal üretim işletmelerinde üretilecek ana arılar hibrit veya saf ırk ana arılar olamazlar. Bu ana arılar arılıkta hangi ırk veya melez arılar varsa onlarla çiftleşeceklerdir. Bal üretim işletmeleri içinde üretilecek ana arıların birinci jenerasyonu kullanma melezi ana arılar olacaklar, ikinci jenerasyonları % 90 saf damızlığın özelliğini taşıyacaklardır. 

Bal üretim işletmelerinde ana arı üretmek için iki temel ihtiyacımız; ana damızlık saf ırk ana arılar ve çiftleştirme kutularıdır.

Ana damızlık saf ırk ana arılar: Bu ana arılar ana damızlık üreten yerlerden temin edilirler ve bal üretim işletmelerinde sağlıklı ve kuvvetli kolonilere verilerek muhafaza edilirler. Üretilecek ana arıların miktarı ile ilgili olmakla beraber en az üç adet en çok on adet olabilir.

Çiftleştirme kutuları: Çiftleştirme kutularının miktarı yılda üreteceğiniz ana arı miktarına bağlıdır. Bal üretim işletmelerinde yan faaliyet olarak sürdürülecek bu üretim tarzında bir çiftleştirme kutusundan yılda iki çiftleşmiş ana arı alınabileceği öngörülür. Bu nedenle bir yılda üretimi hedeflenen ana arının yarısı kadar çiftleştirme kutusuna gereksinim vardır. İki bölmeli çiftleştirme kutusu kullanılacaksa hedeflenen ana arı üretiminin dörtte biri oranında çiftleştirme kutusuna ihtiyaç vardır.

Bal üretim işletmelerinde ana arı üretiminin teknik faaliyetleri ticari ana arı üretimindeki teknik faaliyetlerin aynısıdır. Tabii ki bu üretimde ana arı üretimine tahsis edilecek koloni miktarı kapasite ile ilgili olarak değişecektir.

En Basit Yöntemle Ana Arı Üretimi

Bu yöntem en küçük bal üretim işletmesinde 10-20 kadar ana arı üretimi için tavsiye edilebilir. Bu yöntemi gözleri larva transferine uygun olmayan yaşlı arıcılar da rahatlıkla uygulayabilirler. Ana arı üretimi arıcılığın faal olduğu her mevsimde yapılabilmesine rağmen çok küçük çapta ana arı üretimi bal akışının ve polen gelişinin yeterli olduğu günlerde yapılmalıdır. Aksi halde hem arıcının ana arı üretim tecrübesinin azlığı hem de uygun olmayan zamanlar üretimi olumsuz etkiler ve başarı düşük olur.

Arı larvaları

• Bal akışının ve polen gelişinin olduğu bir günde iki bölmeli çerçeveli çiftleştirme kutularından alınan temel petekli, mümkünse kabartılmış 4 adet küçük çerçeve normal bir kovan çerçevesine yerleştirilir.

• Çiftleştirme kutusundan alınan küçük çerçevelerin yerleştirildiği normal çerçeve damızlık koloniye, yavrulu çerçevelerin arasına verilir ve damızlık koloni beslenir.

• Bakıcı koloni olarak seçilen koloninin güçlü (en az 7-8 çerçeve yavrulu) olması gerekir. Bu koloninin ana arısı alınır ve bu koloni de beslenir.

• Üç gün sonra ana arısı alınan ve bakıcı koloni olarak ayrılan koloninin yaptığı ana arı gözleri kesilerek temizlenir.

• Damızlık kolonide üç gündür bekleyen çiftleştirme kutusu çerçeveleri takılı çerçeve damızlık koloniden alınarak kontrol edilir. Bu çerçevelerde damızlık koloninin ana arısının yumurtladığı günlük larvalar ve yumurtalar vardır. Eğer yoksa bu çerçeveler larva ve yumurtalar görülene kadar damızlık kolonide birkaç gün daha tutulurlar.

• Damızlık koloniye üç gün sonra takılan yumurtalı veya larvalı çerçeve alınarak, ana arısız ve ana arı gözleri temizlenmiş olan bakıcı koloniye verilir. Üçüncü günde çerçevelerde yumurta veya larva yoksa bu işlem daha sonraki günlerde yapılır ve koloni beslenmeye devam edilir.

• Dördüncü ve daha sonraki günlerde çiftleştirme kutusu çerçeveleri ile gelen damızlık koloni larva ve yumurtalarından birkaçının (3-15 adet) ana arı gözü olarak beslendiği görülür. Bu ana arı gözleri kapanana kadar bakıcı kolonide tutulurlar. Bakıcı koloni bu süre içinde beslenmeye devam edilir.

• Ana arı gözleri kapandıktan sonra bakıcı koloniden alınan, kapalı ana gözlü çiftleştirme kutusu çerçevelerinden her biri, bir çiftleştirme kutu bölmesine, üzerindeki arılarla birlikte konulur.

• Bir çiftleştirme kutusu çerçevesinde birden fazla ana arı gözü varsa fazlalar kesilerek başka çerçevelere monte edilirler ve bu fazlalarla da başkaca çiftleştirme kutuları yapılır.

• Çiftleştirme kutusuna bakıcı koloniden 1500-2000 adet işçi arı doldurulur ve ağzı kapatılır.

• Ağzı kapanan, kek bölmesi dolu, havalandırması açık ve içinde 1500-2000 işçi arı ve ana arı gözü bulunan çiftleştirme kutusu güneş almayan, serin ve sessiz mümkünse karanlık bir yerde 3-4 gün tutulur.

• Üçüncü veya dördüncü günü çiftleştirme kutusu arılıktaki yerine yerleştirilir, ağzı açılır ve havalandırması kapatılır. Çiftleştirme kutusunun ağzını kapatma yerine kutu 5-8 km uzaklığa taşınabilirse ağzı kapatılmadan burada tutulur ve 4-5 gün sonra tekrar arılığa getirilir.

• Kapalı yerde tutulması halinde ana arı gözleri kutulara bu kapalı kalma süresinin sonunda da verilebilirler. Bu durumda kutular 3-4 gün önce yine arılarla doldurulup ana arı gözü olmadan kapalı yerde tutulur.

• Çiftleştirme kutularında doğan ana arılar 8-12 gün sonra normal olarak arılığın erkek arıları ile çiftleşirler ve yumurtlamaya başlarlar. Kutularda yine ana arının yumurtladığı işçi arı gözlerindeki larvaların kapanmasından sonra bu ana arılar ihtiyaç olan yerlerde kullanılabilirler veya satılabilirler.

Ana Arı Üretim İşletmesi Kurulumu

Ana arı üretiminde eğitim görmüş veya böyle bir işletmede en az bir yıl çalışmış kişilerin kurabilecekleri profesyonel ana arı üretim işletmeleridir. Bu tür işletmelerde bütün faaliyetler ana arı üretimi için gösterilir, bal üretimi vb. gibi üretimler düşünülemez. İşletme kurulmadan önce karar verilecek husus, işletme büyüklüğünün ne olacağıdır. İşletme büyüklüğünün tayininde göz önünde bulundurulacak en önemli faktörler; teknik iş gücü, sermaye ve pazarlama olarak sayılabilir.

Teknik iş gücü: Kendi kendine yeterli ekonomik büyüklükte bir işletmenin bugünkü ana arı fiyatları ile yaşayabilmesi ve devamlılığını sürdürebilmesi yetişkin bir teknik elemanla mümkün olabilmektedir. Böyle bir eleman temel arıcılık bilgileri varsa ana arı üretim tekniğini de 4-5 ay gibi bir sürede öğrenebilmektedir. Şüphesiz ki bu süre aktif ana arı üretim sezonu olmalıdır. Temel arıcılık bilgisi ve deneyimi olan kişilere en az dört aylık periyotta ana arı üretimi eğitimi vermek, ancak sistemli bir eğitim programı ile mümkündür. Eğitilecek kişilerin arıcılık pratikleri ve bilgileri yoksa bu eğitimin altı aydan az olmaması gerekir.

Üretim bölgesinin seçimi: Başarılı arıcılık yapabilmek için yörenin seçimi ne kadar önemli ise başarılı ana arı üretimi içinde yöre seçimi o kadar önemlidir. Bal üretim işletmelerinde floranın olmadığı veya azaldığı zamanlar koloniler başka yörelere taşınarak durum telafi edilebilir. Ancak ana arı üretim işletmelerinde bunu yapmak zordur. Bundan dolayı ana arı üretilecek bölgenin iyi ve isabetli seçilmesi gerekir. İşletme bölgesinin mümkün olduğu kadar aşağıdaki şartları taşıması gerekir, bu şartların hepsini taşıyan işletme bölgesi en ideal ana arı yetiştirme bölgesidir.

• Çevrede erken ilkbahardan geç sonbahara kadar her zaman devamlı nektar ve polen kaynakları olmalıdır. Böylece aşırı beslemeye gerek olmadan üretim sürdürülebilir. Arılıktaki her türlü işlem rahatlıkla yapılabilir, koloniler sakin olurlar, yağmacılık az olur, ana arıların yumurtlama tempoları yavaş fakat sürekli olur bu da ana üretimi için ideal durumdur.

• Çevrenin ağaçlık, ormanlık ve engebeli olması gerekir. Özellikle ana arı çiftleştirme bölgesi yönünden ve ana arıların çiftleştirme kutularını kolayca bulabilmeleri için engebeli alan çok faydalıdır.

• Arılığın sakin bir yerde olması ana yol kenarları ve meskun alan içinde olmaması gerekir.

• Çevrede duman ve kirli hava çıkaran fabrika ve işyeri olmamalıdır.

• Arılık ve çevresi hakim rüzgarlara açık olmamalıdır.

• Arılık mümkün olduğunca güney marazda, güneşi erken alan yerlerde olmalıdır.

• Arılıkta elektrik, su gibi imkanlar olmalıdır.

• Arılık mutlaka ağaçlı yolu olan sel riski olmayan yere kurulmalıdır.

• Yüksek gerilim hatlarının altına kesinlikle arılık kurulmamalıdır.

Üretilecek ırkın seçimi: Kafkas´ın dışındaki Karniol ve İtalya´nın geniş çapta adaptasyon denemeleri olmamakla birlikte güneyde, sahillerde kışlayacak arılıklar için İtalyan; soğuk bölgelerde kışlayacak arılıklar için Karniol ana arıları üretilmelidir.

Üretimin en önemli unsurunu bu damızlıklar oluşturmaktadır. Çalışılacak ırk ister yabancı ister yerli olsun, önemli olan o ırkın; seleksiyonu yapılmış, saf ve ırkın özelliklerini tam olarak taşıyan ana damızlıklarının elde edilebilmesidir. Bu ana damızlıkların suni tohumlama ile döllenmiş olmaları gerekir.

Ana arı memesi

Sertifikalı saf ırk ana arılar damızlıkçı işletmelerden alınabilir. Gerek Kafkas gerekse Batı Karadeniz arısının selekte edilmiş kolonilerinden üretilmiş ana arılar, aynı ırkın bilinen kolonilerinin erkekleri ile suni döllenmiş, markalı, ana ve baba kolonileri belli ana arılardır.

Damızlıkçı işletmeler, suni tohumladığı ana arıları yumurtlayıp, larva kapatana kadar ve kızları doğana kadar çiftleştirme kutularında tutmakta ve ana arılanın kızları olan işçileri test ettikten sonra damızlık olarak vermektedir. Suni tohumlanan bir kısım ana arılarda, çiftleştirme kutularının teke indirilmiş hallerinde koloni yaşamına geçirilmekte ve biyolojik faaliyetleri test edilmektedir. Bu ana arıların yumurtlama, yavru kapama gibi ırkının özelliklerini taşıyıp taşımadıkları kontrol edilmektedir. Diğer yandan ana arıların işçi kızları yine renk, davranış yönünden gözlenerek ırkın özelliklerini taşıdıkları belirlenmektedir.

İş düzeninin planlanması: Sürekli üretim için planlamanın ana unsuru günde ne kadar ana arı üreteceğimizdir. Uzun yıllar çalışan ana arı üretim işletmelerindeki tecrübeler göstermiştir ki normal mevsimlerde günde 20 adet çiftleşmiş ana üretebilmek için aşağıdaki düzeni kurmak gereklidir.

• 4 adet damızlık koloni 4 yedek
• 3 adet başlatma kolonisi 3 yedek
• 6 adet besleyici koloni 6 yedek
• 10 adet takviye kolonisi
• 80 adet çiftleştirme kutusunda çekirdek koloni yapma kolonisi
• 100 adet toplam koloni (ortalama 10 çerçeve)
• 1000 adet çiftleştirme kutusu veya bunun yarısı kadar iki bölmeli kutu
• 40 adet erkek arı kolonisi

Bir ana arının satışa kadar geçen sürede, çiftleştirme kutusunu en az bir ay süreyle işgal edeceği ve satışta yaşanabilecek gecikmeler hesaba katıldığında, dört ay sürecek üretim sezonu boyunca bir çiftleştirme kutusundan ortalama üç adet çiftleşmiş ana arı alınabilecektir.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder