Ahır içi çevre koşullarının kontrolü - Onur Çelikörs

Ahır içi çevre koşullarının kontrolü


Yapılardaki çevre koşullarını, canlının içinde yaşadığı, büyüyüp geliştiği ve verimlerine etkili tüm öğeler oluşturmaktadır. Bakım ve beslenme, ortam havasının sıcaklık ve nemi, kimyasal bileşimi, hava hareketi, yapı elemanlarının yalıtım değeri, yapay ve doğal aydınlatma ve havalandırma bu öğelerdendir. Tarımsal yapılarda çevre koşullarının kontrol ve düzenlenmesi ise ancak bina içerisinde uygun sıcaklık ve nemin korunması, yeterli ışık, havalandırma yolu ile temiz havanın sağlanması ile gerçekleşebilir.

Ülkemizde tarımsal yapılarda çevre koşullarına yeterli derecede önem verilmemektedir. Örneğin iklim koşullarının sert geçtiği yörelerde hayvan barınaklarında bina hacminin küçültülmesi, pencere yüzeylerinin azaltılması, kış ayları süresince havalandırmanın durdurulması veya hayvan sayısının arttırılması yollarına başvurulmaktadır. Bu gibi işlemler aslında üretim üzerinde olumsuz etkiler yaptığı gibi yapıların hizmet ömrünü de kısaltmaktadır.

Hayvan barınakları hayvanları elverişsiz çevre koşullarından koruyacak en uygun üretim ortamını sağlamak ile kolay bir yemlemeye imkân sağlayarak iş gücünden tasarruf etmek amacıyla inşa edilirler. Yapıların, bu iki özelliği birlikte karşılayacak ve hayvanlar için en uygun çevre koşullarını sağlayacak şekilde projelendirilip yapılması, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Bu nedenle, hayvan barınaklarının yapımında veya mevcut olanların iyileştirilmesinde aşağıdaki noktalar daima göz önünde bulundurulmalıdır.

• Yapılar yazın serin, kışın sıcak olmalıdır.
• Ani sıcaklık değişimleri önlenmelidir.
• Yapı elemanlarında nem yoğunlaşması olmamalıdır.
• Fazla miktarda amonyak ve nemin oluşması önlenmelidir.
• Zararlı hava akımları önlenmelidir.
• Yapı içinde uygun sıcaklık, yeterli ışık ve havalandırma ile temiz hava sağlanmalıdır.

Hayvan barınaklarında iç ortam havasının iklimsel özellikleri denilince, genellikle sıcaklık, bağıl nem, hava hareketi ve aydınlatma anlaşılır. Barınak iklimi olarak da adlandırılan bu faktörlerin en uygun sınırlar arasında tutulması, hayvan sağlığı ve verimi yanında insanlar için uygun bir çalışma ortamının oluşturulması ve yapının servis ömrünün uzatılması yönünden de büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle hayvan barınaklarının tasarımında öncelikle karar verilmesi gereken konu, barınak içi iklimsel koşulların hangi düzeyde denetleneceğinin belirlenmesidir. Karar aşamasında yapılacak faaliyetin çeşidi ve amacı, yetiştirilecek hayvan türü, ırkı ve yaşı yörenin iklim koşulları ile işletmenin parasal olanakları göz önüne alınmalıdır.

Sıcaklık

Çiftlik hayvanlarının fizyolojik faaliyetlerini etkileyen en önemli çevre faktörü sıcaklıktır. Sığırlar için çevre sıcaklığının 10 °C ile 15 °C arasında olması önerilir. Bu sıcaklık aralığına “konfor bölgesi” adı verilir. Hayvanlar konfor bölgesinde en az yem tüketimiyle en fazla üretimde bulunurlar. Hayvanlar bu aralıkta çevre havası ile olan ısı değişimini fiziksel yollarla düzenleyebilirler. Sıcaklığın özellikle alt ve üst kritik değerlerinin dışına çıkması, hayvanların ısı üretimlerini olumsuz yönde etkileyerek verim kaybına, hatta ölüme neden olabilmektedir.

Çevre sıcaklığı çok düştüğünde vücut sıcaklığını korumak için damarlar daralmaya ve vücut örtüsü dikleşmeye başlar. Derideki damarlarının daralması, kanın deri yüzeyine akışını ve o alandaki ısı iletkenliğini ve ısı akışını azaltır. Vücut örtüsünün dikleşmesiyle, örtü arasında hava kalacağından yalıtım değeri artar.

Sığır, koyun ve kümes hayvanları, ter bezlerinin yetersizliği nedeniyle genellikle terlemeyen hayvanlar grubunda sayılırlar. Terlemeyen hayvanların yüksek sıcaklıktaki ortamlara uyum sağlamaları güçtür. Bu nedenle bu hayvanlar soğuk ortamlara sıcak ortamlardan daha kolay adapte olurlar. Güneş ışınları, hayvan performansı ve yemleme etkinliği yönünden büyük bir öneme sahiptir. Hayvanların güneşte uzun süre kalması ısı baskısını artırır. Yüksek çevre sıcaklığının hayvanlar üzerine olan olumsuz etkileri, aşırı güneşlenme, yüksek bağıl nem ve düşük hava hareketi ile birlikte artar.

Bağıl nem

Hayvan barınaklarında uygun çevre koşullarının göstergesi olarak sadece sıcaklığın alınması yeterli değildir. Hayvan sağlığı yönünden hayvanların bulunduğu ortamın bağıl neminin de dikkate alınması gerekir. Hayvan barınaklarında bağıl nemin hayvanlar üzerindeki etkisini sıcaklıkla birlikte değerlendirmek gerekir. Bu nedenle, uygun sıcaklık aralığında bağıl nemin % 70–80 den fazla olmaması istenir. Ancak çok düşük çevre sıcaklığında bu değer % 85 alınabilir ki bu da izin verilen en yüksek nem sınırıdır.

Aydınlatma

Hayvan barınakları planlanırken yeterli bir aydınlatmanın sağlanmasına çalışılmalıdır. Çünkü aydınlatma hayvan barınaklarında sağlık koşullarının oluşturulması yönünden önemlidir. Çiftlik hayvanlarının yaşamlarını sürdürmelerinde, verimliliklerinde ve döllenme etkinliklerinin harekete geçirilmesinde ışığın önemi büyüktür. Barınaklarda istenilen sağlık koşullarını sağlamak ve verimliliği artırmak için aydınlatma yeterli olmalıdır.

Hayvan sağlığı için doğal ışık, su ve hava kadar gerekli bir ihtiyaçtır. Ayrıca ahır içi işlerin yapılabilmesi için ahırda aydınlığın sağlanması şarttır. Süt sığırı barınaklarında aydınlatmanın süt verimi üzerinde de etkili olduğu araştırmalarla saptanmıştır. Özellikle kapalı süt sığırı ahırlarında yeterli düzeyde doğal ve yapay aydınlatma sağlandığında süt veriminde artış sağlanabilmektedir.

Hayvan barınaklarında öncelikle doğal aydınlatmadan yararlanılmalıdır. Bu amaçla pencereler kullanılmaktadır. Hayvan barınaklarında pencere alanı belirlenirken bölgenin iklim koşulları faaliyetin çeşidi ve amacı dikkate alınmalıdır.

Soğuk bölgelerde kapalı ahırlarda pencere alanı, taban alanının % 3,5; ılık bölgelerde % 5; sıcak bölgelerde % 10’u oranında olmalıdır. Pencereler ahır içinde yeterli aydınlatma sağlamalı ve güneş ışığının ahır içine girmesine imkân vermelidir.

İki sıralı ahırlarda pencereler karşılıklı uzun duvarlara eşit aralıklarla yerleştirilmelidir. Pencerelerin ahır tabanından yüksekliğinin yemlik yoluna yakın kısımlarda 1,20 m hayvanların yaklaşabildiği kısımlarda ise 1,50 m olması uygundur. Doğal ışıktan yararlanılamayan kısımlarda ve akşam karanlığında ahırın yapay aydınlatılmasında 40-50 metrekarelik taban alanı için 100 watt’lık ışık yeterlidir. Duraklı ahırlarda ışık kaynağı idrar kanalı üzerinde, sağ ve sol tarafta olmalıdır.

Kuzey enlemlerinde havanın daha soğuk olması nedeniyle hayvanlar güneş ışınlarına fazla miktarda gereksinim duymaktadır. Bu amaçla hayvan barınakları yıl boyunca güneş ışınlarını daha fazla alacak şekilde yapılmalıdır.

Havalandırma

Hayvan barınaklarında havalandırma, hayvanlar için yeterli sağlık koşullarının oluşturulması, üretimin artırılması, uygun çalışma koşullarının sağlanması, ekipman ve binaların kullanım sürelerinin uzatılması yönünden büyük önem taşımaktadır.

Kış mevsimindeki havalandırmanın temel amacı, barınak içindeki bağıl nemin sabit tutulmasını sağlamaktır. Sıcak hava, soğuk havaya nazaran daha fazla rutubet tutabilme kabiliyetindedir. Kış aylarında hayvanların yaydıkları ısı sebebiyle havalandırma girişlerinden barınak içerisine giren havanın sıcaklığı bir miktar yükselir ve dolayısıyla rutubet tutma kabiliyeti de artar. İçeri giren hava, barınak havasında ve altlıkta bulunan mevcut rutubetin havalandırma çıkış bacası vasıtasıyla tahliyesini sağlar. Dışardan gelen bu hava akımı içerde uzun müddet kalırsa, izolasyon yapılmamış soğuk duvarlar ve camlar ile teması halinde sıcaklığını kaybeder ve içeriye ilk girişte ısınması sebebiyle bünyesinde tuttuğu rutubeti bu defa soğuması sebebiyle cam, duvarlar ve tavan üzerine bırakır. Tavanda ve duvarda çiğlenen su taneciklerinin hayvanların üzerine damlaması, hayvan sağlığı ve verimi yönünden son derece olumsuz sonuçlar doğurur.

Hayvanların vücut ısılarının bir miktarını ortama aktarmaları sebebiyle çevrelerindeki hava ısınır. Isınan havanın hacmi genişler, yani birim hacim ağırlığı azalır ve ısınan hava yükselmeye çalışır. Bu sebeple barınak dışındaki soğuk ve birim hacim ağırlığı fazla olan hava, havalandırma giriş deliklerinden barınak içine girerek içerideki sıcak havayı yukarıya doğru kaldırır. Hayvanların ortama ısı vermeleri devamlı olduğundan yukarıya doğru hava akımı da devamlıdır. Bu sıcak hava çatıdaki havalandırma bacasından barınağı terk eder. Yükselen ve barınağı terk etmek için havalandırma bacasına yönelen havanın soğumamasını sağlamak için çıkış bacasının çok iyi yalıtılmış olması gerekir. Aksi takdirde, yalıtılmamış, soğuk baca iç yüzeyine çarpan nemli sıcak hava burada yoğunlaşarak nemini bırakacaktır.

Mevcut barınakların iyileştirilmesinde havalandırma çıkış bacası hayvan sayısına göre hesaplanmalıdır. Küçük kapasiteli ahırlarda bir adet yapılması düşünülen baca tercihen barınağın tam ortasına yani çatının en yüksek kısmına gelecek şekilde planlanmalı, dik ve düz olarak tertiplenmelidir.

Havalandırma sisteminde hava akışı

Havalandırma sisteminin esasları şunlardır;
- Havalandırma sisteminde uygun şekilde yerleştirilmiş yeterli sayıda ve boyutta hava giriş delikleri mevcut olmalıdır,
- İçeriye giren havaya; döşeme veya tavanı yalayıp geçmeyecek, dışarıya doğru akışı güçleştirmeyecek ve hayvanların üzerinde hava cereyanı oluşturmayacak şekilde yön verilmelidir.
- Dışarıya atılacak havanın binayı uygun bir hızda terk etmesini sağlayacak kapasitede bir hava çıkış deliği mevcut olmalıdır. Bu çıkış deliği uygun bir fan, muntazam planlanmış bir delik veya çatı aşıkları arasında bu amaç için bırakılmış açıklıklar olabilir,
- Rüzgârın olup olmaması havalandırma sisteminin iyi bir şekilde çalışmasına engel olmamalıdır,
- Havalandırma sistemi ani hava değişikliklerinde dahi çalışabilmelidir.

Hayvan barınaklarında genellikle iki tip havalandırma sistemi kullanılır. Bunlardan biri tabii havalandırma (tabii çekimli), diğeri ise suni (elektrikle çalışan, mekanik, fanlı veya cebri çekimli) havalandırmadır. Rüzgâr ve sıcaklık farkı gibi doğal kuvvetlerin etkisiyle gerçekleşen havalandırmaya, doğal havalandırma adı verilir. Havalandırma oranı iç ve dış ortam sıcaklık farkına, rüzgâr hızı ve yönüne, yakın çevrede bulunan tepe, ağaç ve bina gibi engeller ile binadaki hava giriş çıkış açıklıklarının tasarım ve yerleşimine bağlıdır. Doğal havalandırmada, yapı içerisindeki kirli havanın dış ortama atılması ve temiz havanın yapı içerisine alınmasında iki kuvvet etkilidir. Bunlar, rüzgâr ve iç-dış ortam sıcaklık farkıdır.

Rüzgâr etkisinin çok az olduğu kışın soğuk dönemlerinde, iç ve dış sıcaklık farkı etkisiyle havalandırma işlevinin yerine getirilmesi için doğal havalandırmalı barınaklarda çatı eğiminin 14 dereceden az olmaması önerilir. Bu değerden daha küçük çatı eğimine sahip barınaklarda, barınak içerisinde ısınan havanın, çatının en yüksek kısmına (çatı mahyasına) yerleştirilen hava çıkış açıklıklarına yönlenmesi ve dışarı çıkması zorlaşır. Bunun sonucu olarak da havalandırma etkinliği düşer. Çatının alt yüzeyinin düzgün olmaması havalandırma etkinliğini azaltan diğer bir etmendir.

Ilıman iklim (ılık hava) koşullarında rüzgârın doğal havalandırmadaki etkisini arttırmak için, barınak yan duvarlarına yapılacak hava giriş açıklıklarının yeterince büyük olması gerekir. Soğuk havalarda rüzgârın hayvanlar üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi (stresi) önlemek için, yan duvarlar üzerindeki hava giriş açıklıkları büyük oranda kapatılmalıdır. Soğuk iklim koşullarında saçak altına yakın bölgede bırakılacak 0,1-0,2 metre genişliğindeki hava giriş açıklıkları, gerekli taze havanın barınak içerisine girmesi için çoğu kez yeterli olur.

Hava giriş delikleri, içerisine giren taze havayı, duvarlar boyunca tavana doğru yöneltecek şekilde planlanmalıdır. Bu suretle, giriş deliğinden barınak içerisine giren taze havanın duvar boyunca yukarı doğru yönelip tekrar zemine doğru dönmesiyle barınak içerisindeki hayvanları rahatsız edecek şekilde bir hava cereyanı meydana getirmesi önlenmiş olur.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder