Kanatlı hayvanların paraziter hastalıkları - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Kanatlı hayvanların paraziter hastalıkları


Koksidiyoz (Kanlı İshal)

Kanatlıların bağırsaklarında yerleşen bir parazit etkeni olan Eimeria'nın sebep olduğu hastalıktır. Koksidiyoz, bir kümese girdiğinde korkunç bir salgın yapar ve çok sayıda ölüme yol açar. Genç hayvanlar daha hassastır. 4-6 haftalık olanlar bu hastalıktan çok etkilenirler. Hasta hayvanların dışkısı ile çıkan parazit yumurtası (oosit) başka hayvanların ağzından girer, bağırsağına ulaşır. Bu yumurtaları kümesten  kümese, insanlar da ayakkabı, elbise ve malzeme ile taşırlar. Hatta böcekler ve kuşlar da bu oositleri taşıyabilirler. Hastalıklı bir hayvanın dışkısı ile çıkan her oosit hastalık yapmaz. Bunun için sporlanma dediğimiz bir döneme girmesi gerekir. Sporlanma olabilmesi ısı ve rutubete bağlıdır. Uygun ısı ve uygun nem yoksa, sporlanma olmaz. O zaman da oosit hastalık yapacak güce erişemez. Islak altlık zararlıdır. Bir kümeste altlık kuru ise, koksidiyoz yapan oosit sporlanamadığı için yok olur. Kümeste sıkışıklık yoksa, hastalık ihtimali azalır. Kalabalık kümeslerde bulaşma kolay olur.

Belirtiler: Hasta hayvanların dışkısı suludur. İçinde kan lekeleri vardır. Bazen portakal renkli sümüksü bir dışkı görülür. Kanatlar düşer, hayvan kambur durur, tüyleri kabarır. Hayvanlar oturur şekildedir. Birbirlerine sokulup kümeleşirler. Teşhis laboratuvarlarda olur. Uzmanlar dışkıda oosit ararlar, bağırsakları mikroskopta incelerler.

Tedavi: Koksidiyoz çeşitli ilaçlar kullanılarak tedavi edilebilir. Veteriner hekimler uygun ilaçları tavsiye eder. Yem ve su ile verilen ilaçlar etkili olur. Koksidiyozu önleyici ilaçlar, hastalık çıkmadan da kullanılabilir veya bunlar yalnızca hastalık çıktıktan sonra kullanılır. Ayrıca hayvanlar koksidiyoza karşı aşılanarak bağışıklık sağlanabilir. Tavukların sıkışık olmaması, kümes havasının temiz, altlığın kuru olması en önemli tedbirlerdir.

Tavuk Askariyazisi (Solucan Hastalığı)

Askarit etkenleri; sarımsı-beyaz renkli, 5-12 santim uzunluğunda solucanlardır. Tavukların, hindi ve kazların ince bağırsaklarında yaşar. Dişi solucanın yumurtası dışkı ile çıkar, başka tavukların ağzından girdiğinde ince bağırsağa gidip yerleşir, çoğalınca ince bağırsağı tıkar. Bazen ishale yol açar. Çok fazla parazit bulunursa hayvanı öldürür. Askaritli hayvanlar zayıflar, yumurta verimi azalır. Teşhis, dışkının ve ölen hayvanın bağırsaklarının laboratuvarda incelenmesiyle olur. Önlemek için temizlik kurallarına uyulmalı, genç hayvanlarla yaşlılar bir arada tutulmamalıdır.

Histomoniasis (Karabaş Hastalığı)

Karabaş hastalığı tavuk ve hindilerde çok görülür. Hindiler için en tehlikeli hastalıklardandır. Fazlaca ölüme neden olur. Hastalık etkeni parazitler karaciğere ya da bağırsaklara yerleşirler. Bulaşma üç şekilde olur. Birincisi, parazitin yumurtası dışkı ile çıkar, oradan diğer hindilerin vücuduna geçer. İkincisi, parazitin kendisi dışkı ile çıkar, taze dışkı içindeki bu paraziti alan hayvanlara geçer. Yetişkin hindilerin midesinde ve taşlığında eritildiği için, bu şekildeki bulaşmada yetişkin hindiler hastalanmaz. Genç hindiler hastalanır. Hem de şiddetli bir salgın şeklinde hastalık çıkabilir. Üçüncüsü ise bildiğimiz solucanlar yardımıyladır. Parazitler solucanın içine yerleşir. Hindi bu solucanı yiyince onun vücuduna girmiş olur. Özellikle 3-12 haftalık hayvanlarda yüksek oranda (%50-100) ölümlere yol açar. Hastalık belirtisi görüldükten 2-3 gün sonra ölümler başlar. Yaşlı hindiler daha şanslılardır, hastalığı atlatabilirler.

Belirtiler: Hayvanlar düşkün, dermansız ve uyuşuktur. Tüyleri kabarmış, kanatları sarkmış, kuyrukları düşmüştür. Başları öne eğik vaziyette ayakta dururlar. İshal vardır, dışkının rengi sarı, kükürt rengidir. Anüs ıslak ve kirlidir. İbik morarmış, hayvanın başı siyah bir renk almıştır. Ölen hayvanların kör bağırsağında kanamalar, yaralar göze çarpar. Karaciğerin üzerinde sarı-yeşil renkli bozulmalar vardır. Hasta ve ölü hindiler laboratuvara ulaştırılmalıdır. Orada kesin teşhis konulacaktır. Teşhisten sonra Veteriner hekimin önerisine göre tedavi uygulanmalıdır.

Korunma: Koruma önlemlerinden en önemlisi tavuklarla hindilerin ayrı tutulmasıdır. Çünkü tavuklar hastalığı taşırlar. Hindi palazları da yaşlı hindilerden ayrı tutulmalıdır. Tavuk bakıcıları hindilerin yanına girmemelidir. Bakıcılar da hastalığı taşıyabilirler. Hindi kümeslerinde altlıklar sık sık temizlenmeli, çıkan altlık yakılmalıdır. Histomonas parazitini taşıyan diğer parazitlerle ve solucanlarla da mücadele edilmelidir.

Kanatlıların Dış Parazitleri

Tavukların dış parazitlerinden en önemlileri bitler, pireler ve uyuz böcekleridir. Hayvanlara rahatsızlık verirler, zayıf düşürürler.  

Bitler: Kanatlılarda görülen bitleri; baş biti, vücut biti ve kanat biti diye yaşadığı bölgeye ayırabilmek mümkündür. Baş biti çoğaldığı zaman hayvanı öyle çok rahatsız eder ki hayvan yem yiyemez, uyuyamaz. Düşkünleşir ve verimi azalır. Kanat biti çok küçüktür, ince tüyleri yerler. Sarı renkli, esmer yeşilimsidir. Fazla rahatsızlık vermezler. En yaygın ve en önemli olanı kırmızı tavuk bitidir. Kümeslerde, özellikle güvercinlerde çok sık görülür. Armut biçiminde, kırmızımsı, siyah-kırmızı renktedir. Genç hayvanları çok severler. Kaşındırırlar ve bol kan emerler. Eğer çok sayıda olurlarsa genç kanatlıları 8-10 günde öldürürler.

Pireler: Pireler de bitler gibi kanatlılara rahatsızlık verirler. Sayıları çoğaldıysa, mücadele etmek gerekir.

Keneler: Bir çoğu geceleri tavuklardan kan emerler. Bir defa kan emdiklerinde 4-5 yıl kan emmeden yaşayabilirler. Fazla sayıda olunca, tavukları kansız bırakırlar ve şiddetli kaşıntı yapar. Bulaşıcı tavuk hastalıklarını taşıdıkları için zararlıdırlar.

Uyuz böcekleri: Tavuklarda uyuz hastalığına yol açan iki çeşit uyuz böceği vardır; kireç ayak uyuz böceği ve vücut uyuz böceği. Kireç ayak uyuz böceği, isminden de anlaşılacağı gibi kanatlıların ayaklarında kireçlenme yapar. Parazit önce kireçli kabuklar yapar, ardından cildi deler, iltihap meydana getirir. Topallık vardır ve ayaklar anormal bir görünüm alır. Vücut uyuz böceği ise kanatlıların tüylerinin diplerinde yaşar. Tüyleri döker, deride iltihaplanma yapar. Şiddetli kaşıntı ile hayvanı rahatsız eder.

Dış parazitlerle mücadele amacıyla barınaklar akarisit ilaçlarla dezenfekte edilir. Badana çok yararlıdır. Yemlikler iyice temizlenmelidir. Ayrıca tavuklar da parazitlere karşı toz, serpme, banyo şeklinde akarisit ilaçlarla ilaçlanır.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder