Hayvanlar aleminin sınıflandırılması - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Hayvanlar aleminin sınıflandırılması


Hayvanlar aleminin üyeleri; gelişmiş bir sinir sistemine ve hareket yeteneğine sahip olan, hücrelerinde kloroplast taşımamaları nedeniyle kendi besinlerini kendileri üretemeyen, bu sebeple de dışarıdan organik besin almak zorunda olan canlılardır. Besin, sindirildikten sonra hücre içerisinde alınır. Heterotrof (ardıbeslek) olan bu canlılar, beslenme şekillerine göre ayrıca otçul (herbivor), etçil (karnivor), hepçil (omnivor), böcekçil (insektivor), vb. olarak gruplandırılırlar. 

Hayvanlar alemini, başlangıç olarak; omurgasızlar ve omurgalılar olmak üzere iki gruba ayırabiliriz. Hayvanlar aleminin üyelerinin sınıflandırılmasında göz önünde bulundurulan çeşitli ölçütler:

1. Simetri: Canlıların vücut şekilleri, belirli simetrileri oluşturacak şekilde düzenlenir. Bu simetriler şu şekilde düzenlenebilir; Asimetri, Sferik simetri, Radial simetri ve Bilateral simetri.

2. Segmentasyon (Metamerizm): Vücut bölgelerinin biribiryle eş yapı gösteren bölümlerine segment adı verilir. Bu bölgelerin birbirine benzer olup olmamasına göre canlılarda homonom metamerizm ya da heteronom metamerizm görülebilir.

3. Embriyonik tabakalar: Embriyo gelişimi sırasında, çeşitli doku ve organları oluşturacak olan tabakaların (endoderm, mezoderm ve ektoderm) varlığına göre; Diploblasti ve Triplobasti.

4. Vücut boşluğu (Sölom): Sölom tipine göre Acoelomata, Pseudocoelomata ve Eucoelomata olarak; sölomun oluşum şekline göre ise Şizosöl sölom ve Enterosöl sölom adını alır.

5. Ağız ve anüsün oluşumu: Bu kavramlar, bilateral simetriyle ortaya çıkar. Ağız ve anüsün oluşum şekline göre canlılar; Protostomia ve Deuterostomia olarak gruplandırılırlar.

6. İskelet: İskeleti meydana getiren organik ve inorganik maddelerin özellikleri, iskeleti oluşturan elemanları ve iskeletin içte (internal) ya da dışta (eksternal) oluşu.

7. Embriyo gelişimi: Yumurta gelişimi süresince, hücre bölünmesinin düzlemsel düzenlenişine göre; Holoblastik, Meroblastik veya segmentasyon şekline göre; Spiral segmentasyon, Radial segmentasyon gibi gruplandırmalar bulunmaktadır.

8. Üyeler: Hareket ve beslenme gibi görevleri yerine getirmek üzere oluşturmuş vücut bölümleridir. Üyelerin tek ya da çift oluşu, eklemli ya da eklemsiz oluşu, sınıflandırmada kullanılan karakterlerdir.

9. Eşey: Canlının tek bir cinsiyeti ya da iki cinsiyeti birden taşıyor olmasına göre; monoik ya da dioik olma durumu.

10. Larva: Gelişim süresi boyunca bir larva evresinin bulunup bulunmaması, bulunuyorsa da larvanın tipi ve özellikleri, sınıflandırılmada başvurulan diğer bir karakterdir.

11. Sindirim sistemi: Ağız ve anüsün bulunuşu, buna göre sindirim sisteminin tam veya yarım oluşu ile sindirim sisteminin diğer özellikleri, canlıların sınıflandırılmasında evrimsel açıdan önem taşımaktadır.

Invertebrata (Omurgasızlar)

Omurgasızlar, en basit çok hücreli canlı olarak kabul edilen Trichoplax adhaerens'den itibaren başlayan metazoa aleminin altında incelenmektedir. Yaşamın hiçbir evresinde, vücuda desteklik yapan bir notokord bulunmaz. Sinir sistemi gelişimi, ilkel gruplarda uyartılara bölgesel cevaplar verilmesi şeklindeyken, gruplarda gelişmişlik düzeyine göre değişiklik gösterir. Dolaşım, boşaltım ve sindirim sistemlerinin ortaya çıkışı, şubelerin evrimsel bir sıraya koyulmasıyla verilmiştir. Gerçek dokulara sahip oluşlarına göre, omurgasızlar ilkin olarak iki gruba ayrılır; Parazoa (gerçek dokulara sahip olmayan canlılar) ve Eumetazoa (gerçek dokulara sahip canlılar).

Parazoa (Gerçek dokulara sahip olmayan canlılar)

Omurgasız hayvanların ilk grubunu oluşturan bu canlılarda, gerçek dokular bulunmaz. Bir hücrelilikten çok hücreliliğe geçişin temsilcileri olarak kabul edilen bu canlılar, sadece hücresel düzeyde özelleşme gösterebilmişlerdir. Bu nedenle de, vücutta belirli organ sistemlerinin varlığından söz edilemez. Hücreler tabakalaşma gösterseler de, bazal lamina adı verilen yapının veya hücreler arasında bağlantı bölgelerinin bulunmaması nedeniyle, doku varlığı kabul edilmez. Bu gruba dahil olan 2 şube bulunur; Placozoa ve Porifera (süngerler).

Trichoplax adhaerens

Placozoa: Şubenin tek üyesi olan Trichoplax adhaerens en basit çok hücrelidir. Aynı zamanda, şimdiye kadar bilinen en az miktarda DNA içeren hayvansal organizmadır. Ağız ve sindirim sistemi bulunmaz. Vücudu yassı ve asimetriktir. Yassı vücut yüzeyindeki tek tabakalı yassı epitel hücrelerinin her biri, bir adet kamçı taşır.

Porifera (Süngerler): Süngerlerde sadece hücresel düzeyde farklılaşma görülür. İlkin iskelet elemanları görülmesine rağmen, gerçek doku ve organ bulunmaz. Vücutta iki tabaka bulunmaktadır. Koanoderm tabakasında, yakalı kamçılı koanosit hücreleri ve koruyucu pinakosit hücreleri bulunur. Koanosit hücrelerinin farklılaşması ile, eşey hücreleri gelişir. Mezoglea tabakasında ise amoeboid (amebosit) hücreler, spiküller ve spongin lifler bulunur. Su vücuda osteum adı verilen açıklıklardan girer ve oskulum adı verilen açıklıktan çıkar. Su, vücut içerisinde akışı esnasında süzülür ve içeriğindeki küçük organizmalar besin olarak kullanılır. Sadece hücre içi sindirim görülür. Boşaltımda görevli olan kontraktil vakuoller, hayvanlar alemi içinde sadece süngerlerde bulunur. Sinir sistemleri yoktur. Uyartılara verilen tepkiler bölgeseldir. Ergin bireyler, daima bir yere bağlı olarak (sesil) yaşarlar.

Eumetazoa (Gerçek dokulara sahip canlılar)

Omurgasız hayvanların geri kalan tüm şubelerini ve hatta omurgalıları da kapsayan bu grubun canlılarında, gerçek dokular bulunur. Özelleşme, doku düzeyinden organ ve sistem düzeyine kadar, çeşitli gelişmişlik seviyelerinde ortaya çıkar. Bu grupta bulunan omurgasız hayvanlar, vücut simetrilerinin tipine göre iki alt grupta incelenirler; Radiata (radial simetrili canlılar) ve Bilateria (bilateral simetrili canlılar).

Denizanası

Radiata (Radial Simetrili Canlılar): Vücuttan diklemesine geçen tüm düzlemlerin, vücudu eşit iki parçaya ayırdığı simetri tipidir. Işınsal simetri olarak da bilinir. Radial simetri görülen canlılarda, doku düzeyinde organizasyon görülür. Hücreler arası iletişim, hücre bağlantıları ile sağlanır. Radial simetri, sesil (bir yere bağlı) yaşayan organizmalar için idealdir. Çünkü reseptör ve effektör organlar, vücutta homojen olarak dağılım gösterir. Savunma ve beslenme için idealdir. Bu gruba, 2 adet omurgasız şubesi dahildir; Ctenophora ve Cnidaria (hidralar, denizanaları ve mercanlar).

Bilateria (Bilateral Simetrili Canlılar): Bilateral simetri ilk olarak yassı solucanlar (Platyhelminthes) ile ortaya çıkar. Bilateral simetride, duyu organlarının ve sinir sistemi merkezlerinin vücudun ön kısmında toplanması sonucunda, baş bölgesinin oluşumu görülür. Bilateral simetrili canlılarda, sesil yaşam görülmez. Bu canlılarda aynı zamanda triploblasti de ortaya çıkar. 3 tabakanın da tam olarak oluşması ile, artık bir sölom boşluğundan bahsedilmesi de mümkündür. Ancak gerçek anlamda bir sölom, Mollusca (yumuşakçalar) şubesine kadar görülmez. Bu basamaktan itibaren, organ-sistem düzeyinde özelleşme görülür. Boşaltım ve dolaşım sistemleri devreye girmeye başlar.

Chordata (Omurgalılar)

İlkel gruplarda yaşamın belirli bir evresinde, gelişmiş gruplarda ise bütün yaşam süresince vücuda desteklik yapan bir notokord bulunur. Vücudun arka kısmında, kanallı bir sinir şeridi bulunur. Sölom boşluğu ve sindirim sistemleri çok iyi gelişmiştir. En azından embriyonun ilkin safhalarında, mutlaka çift halde solungaç yarıkları görülür. Genellikle bilateral simetri görülür. Triploblastik canlılardır. Segmentli yapı gösteren vücutlarında bir kuyruk bölgesi görülür. Gerçek bir kafatasının bulunup bulunmamasına göre, iki grup halinde incelenirler; Acrania (kafatassızlar) ve Craniata (gerçek kafataslılar).

Protochordata (Kafatassızlar)

Kafatası, çeneler, omurlar ve çift üyeler bulunmaz. Tümü denizlerde yaşar. Bu gruptaki canlılar, 3 alt şube dahilinde incelenir. Hemichordata (yarım kordalılar), Urochordata (kuyruğu kordalılar) ve Cephalochordata (başı kordalılar).

Amphioxus (batrak)

Hemichordata (Yarım kordalılar): Kafatassızların en ilkel grubunu oluştururlar. Sırtipliği (notokord) vücudun ön kısmında çok kısa olduğundan, Yarım kordalılar adı verilmiştir. Vücutları proboscis (hortum), yaka ve gövde olmak üzere 3 bölümden meydana gelir. Deniz diplerinde, çamurlar içerisinde yaşarlar. Jeolojik devirlerde koloni biçiminde yaşayan ve günümüzde varolmayan Graptozoa sınıfı dışında, solucana benzeyen Enteropneusta ve bağlı olarak yaşayan Pterobranchia sınıfları vardır.

Urochordata (Tunicata, Kuyruğu kordalılar): Sırtipliği sadece larva döneminde ve kuyruk kısmında bulunur. şubenin ismi, bu özellikten gelmektedir. Tunikat kelimesi de, vücut üzerinde bulunan ve sellüloz benzeri bir madde olan "tunicin"den gelmektedir. Vücudun arka üst kısmında bulunan göz; retina, mercek, kornea ve pigment içerir. Sadece larva evresinde omurgalı özelliği gösterirler. Metamorfoz ile erginleşen larva, sırt ipliğini, sinir şeridini, segmentli kaslarını ve kısmen de kuyruğunu kaybeder. Tunikatların mideleri, amilaz, lipaz ve proteaz enzimlerine ait salgı bezlerine sahip olması nedeniyle, omurgalı midesinden farklılık gösterir. Bu canlılarda, eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip ettiği bir döl değişimi görülür.

Cephalochordata (Başı kordalılar): Sırtipliği hayvanın bütün yaşamı boyunca vücudun bir ucundan diğer ucuna kadar uzanır. Vücut yüzeyini örten epidermis tabakası tek katlı ve pulsuzdur. Bu altşubenin en iyi bilinen bireyi olan Amphioxus (batrak), hem ilkel sırtiplikli hem de omurgalı özellikleri göstermesi nedeniyle, omurgalılara geçiş formu olarak tanımlanır.

Craniata (Gerçek Kafataslılar)

Gerçek bir kafatasları ve omurları mevcuttur. Vücutta baş, boyun ve gövde kısımları belirgindir. Gerçek çenelerin ve çift haldeki üyelerin olup olmayışına göre, iki altşubeye ayrılırlar; Agnatha (çenesizler) ve Gnathostomata (gerçek çeneliler).

Rodent kafatası

Agnatha (Çenesizler): Gerçek çeneleri ve çift haldeki üyeleri bulunmaz. Notokord, tüm yaşamları süresince mevcuttur. Bir veya 2 yarım daire kanalı bulunur. Cyclostomata (yuvarlak ağızlılar) ve Ostracodermi (zırhlı balıklar) sınıflarını bulundurur. Cyclostomata, kese veya cep solungaçlılar olarak da bilinirler. Ergin haldeyken omurgalılarda parazit olarak yaşarlar. Gerçek bir kafatasları olmasına rağmen, çeneleri ve çift haldeki üyeleri mevcut değildir. Kıkırdak ışınlarla desteklenmiş tek bir yüzgeçleri vardır. Ostracodermi sınıfının ise vücutları yanlardan basık ve mekik şekillidir. Kemik yapıda bir dış iskeletleri bulunması nedeniyle, zırhlı balıklar olarak adlandırılırlar. Vücut üzerinde bulunan kemik plakalar, dikenlerle örtülüdür. Bir çift gözlerine ek olarak, bir de nokta gözleri mevcuttur.

Gnathostomata (Gerçek çeneliler): Gerçek çeneleri ve çift halde üyeleri mevcuttur. Her bir kulakta 3 adet yarım daire kanalı bulunur. İki adet üst sınıfı vardır; Pisces (balıklar) ve Tetrapoda (dört üyeliler). 

Pisces (balıklar), ilk kez  hareketli çenelerin hayvanlar aleminde ortaya çıktığı canlılardır. Su yaşamına uyum yapmışlardır. Bu yaşamın gereği olarak, su içinde harekete yardımcı olmak üzere, çift ve tek halde "yüzgeçler" gelişmiştir. Deri üzeri, su dengesini korumak amacıyla mukus salgısıyla ve çoğunlukla çeşitli tipte pullarla kaplıdır. Solunum organı olan solungaçlar, su içerisinde çözünmüş halde bulunan solunum gazlarının, dolaşım pigmentleri ve su ortamı arası aktarımından sorumludur. Kalp daima 2 bölmelidir. Balıklar kendi aralarında Chondrichthyes (kıkırdaklı balıklar) ve Osteichthyes (kemikli balıklar) olarak iki sınıfa ayrılabilirler.

Tetrapoda (dört üyeliler), sucul yaşamdan kara yaşamına geçiş ile birlikte ortaya çıkmış olan omurgalılardır. Dört sınıf altında incelenebilirler; Amphibia (iki yaşamlılar), Reptilia (sürüngenler), Aves (kuşlar) ve Mammalia (memeliler). İlk grup olan Amphibia, hayatlarının belli bir evresinde tamamen suya bağımlıdır. Ancak sonraki gruplarda, kara yaşamına tam olarak uyum görülür. Kara yaşamına geçiş ile birlikte, vücut yapısında ve metabolik düzenlemede değişiklikler görülür. İlkin olarak, suyun kaldırma kuvvetinden kurtulup yerçekimi etkisine giren vücutta, kemik yapısında değişiklikler ortaya çıkar. İç iskelet daha sağlam bir yapı kazanırken, harekete yardımcı olmak üzere, ön ve arka üyeler gelişir. Su yaşamında harekete yardımcı olan üyeler (yüzgeçler) yitirilir, ancak bazı gruplarda ikincil olarak bu yüzgeçler tekrar oluşabilir. Yine hareket kolaylığı açısından, vücuttaki eklem sayısı artar ve kas yapısı güçlenir. Farklı gruplarda, üyelerin yapısında çeşitli özelleşmeler görülür. Karaya geçişle birlikte, baş bölgesi daha da önem kazanır. Kafatası kemikleri tam olarak güçlü kemikleşme gösterir ve kemik sayısı azalır. Bir boyun bölgesi oluşumuyla birlikte, başın hareket etme yeteneği artar. Duyu organlarına daha çok iş düşeceği için gelişmeleri artar ve eşgüdümlü çalışmanın daha rahat kontrol edilebilmesi için beyinde özelleşmiş bölgeler oluşur. Birçok grupta, ergin halde solungaçlar körelir ve yaşama ortamında göre, çeşitli solunum yapıları geliştirilir. Yaygın solunum organı akciğerlerdir. Boşaltım organlarında da farklılaşma görülür ve grupların yaşama ortamlarına göre, boşaltım ürünlerinin yapısı değişkenlik gösterir. Deri üzerinde bulunan pul, kabuk, bağa, tüy, kıl, saç gibi yapılar sayesinde, vücut ile dış ortam arasındaki su ve ısı alışverişi düzenlenir. Deri altında, çeşitli görevlere sahip olan bezler (ter, tuz, zehir bezleri, memelilerde süt bezleri, vs.) geliştirilir.

Not: Bu yazının hazırlanmasında Tübitak Bilim ve Teknik dergisinden yararlanılmıştır.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder