Süt sığırlarında asidozis - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Süt sığırlarında asidozis


Asidozisin oluşumunda rol oynayan en önemli faktör, kolay fermente olabilir karbonhidratlarca zengin gıdaların aşırı miktarda ve kısa süre içinde yenmesidir. Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar ve darı gibi tane yemlerin alışılmışın çok üstünde yedirilmesi veya hayvanların yem depoları, harman yerleri ve ekin tarlalarına rastlantı sonucu girmesi, rumen asidozisine neden olur. Un,  kepek, değirmen artıkları, nişasta fabrikası veya bira fabrikası gibi nişastaca zengin yem maddeleriyle elma, üzüm posası, melas, şeker pancarı gibi şekerlerden zengin yem maddeleri de etiyolojide önemli yer tutar. Ezilmiş veya öğütülmüş tane yemler, doğal haldeki tane yemlere göre daha toksiktir. Bu yemlerin suda kaynatılması, nişasta granüllerinin dağılıp parçalanmasına neden olduğundan, kaynatılarak verilen yemlerde toksisite daha da artar.

Asidozisin patofizyolojisi

Kolay fermente olabilir karbonhidratlarca zengin yem maddeleri aniden ve çok miktarda yedirildiğinde rumen içeriğinde mevcut mikroorganizmalar (özellikle streptekoklar ve laktobasiller) aşırı derecede çoğalır ve fazla miktarda uçucu yağ asidi ile laktik asit açığa çıkar. Bunun sonucu rumen içeriği pH'sı düşer,  mikrofloranın doğal dengesi asidorezistans mikroplar lehine kısmen veya tamamen bozulur, protozoonlarla selüloz parçalayan ve asit ortama dayanıklı olmayan diğer bakteriler canlılığını yitirir. Organizmanın tampon sistemleri devreye girerek rumendeki asiditeyi kompanze etmeye çalışır. Rumen içeriği ile kan sıvısı arasında yoğun bir sıvı-elektrolit akımı başlar ve tükrük salgısı artar. Bu alkaliler yardımı ile içeriğin pH'sı düzeltilmeye çalışılır. Bir yandan rumen içeriği sulanırken bir yandan da kan sıvısı ve kandaki alkali rezervi azalır.

Hastada dehidrasyon şekillenir. Rumenden rezorbe edilen laktik asidin bikarbonat iyonlarıyla kompanze edilemeyecek boyutlara ulaşmasıyla,  asit-baz balansı bozulur. Hücre içinde K iyonları azalır. Akut rumenitis meydana gelir. Rumen içeriğinin abomazum ve bağırsaklara geçmesiyle buralarda da yangı şekillenir. Fermentasyon sırasında histamin ve diğer bakteriyel metabolizma artıklan açığa çıkar. Bunlar rumen mukozasından emilerek otointoksikasyona yol açarlar. Hayvan, hastalığın ilerlemesiyle otointoksikasyon, metebalik asidozis ve dehidresyon sonucu 1-2 gün içinde ölür.

Klinik Belirtileri Nelerdir?

Görülen klinik belirtiler alınan yem miktarına, yendikten sonra geçen zamana ve rumende oluşan asiditenin derecesine bağlı olarak değişir. En tehlikeli olan şekli akut formudur. Fazlaca konsantre yemin aniden yenmesi sonucu oluşur ve rumende timpani şekillenir. İlk klinik belirti yemin yenmesinden sonraki 6-8 saat içinde meydana gelir. Bunlar yem yememe, su içmeme, süt veriminde ani düşüş, kas titremeleri, inleme, diş gıcırdatma, düşkünlük ve bazen sancıdır. Hastalar yürümekte isteksizdir. Sindirim bozukluklarının başlamasından hemen sonra gaita yumuşar, sarı-yeşil renk ve köpüklü bir hal alır. Giderek diare oluşur. Rumende hipotoni ve eğer pH 5’ten aşağıya düşerse atoni şekillenir. Merme kurumaya yüz tutar. Vücut sıcaklığı çoğunlukla normaldir. Nabız frekansı artmış ama zayıflamıştır. Konjunktivalar kirli ve hiperemik görünümdedir. Dehidrasyon belirtileri ortaya çıkar. Gözler çökmüş ve mat görünüştedir. Yemin yenmesinden sonraki 8-12 saat içinde idrar miktarı artar fakat daha sonra oluşan dehidrasyon sebebiyle azalır. Hayvanlar yere uzanır ve ayağa kalkamazlar, klinik tablo hızla kötüleşir. Hastalık bazen çok hızlı seyir izler ve yemin yenmesinden sonraki 12-14 saat içinde ölüm meydana gelir. Subakut olaylarda kısmi anoreksi, rumende hipotoni, süt yağında azalma ve orta derecede laminitis gözlenir. Bu formda dehidrasyon belirgin değildir.


Asidozisin laboratuvar bulgularında ise, rumen sıvısında bulanık, gri renkte, boza görünümünde, köpüklü, keskin aromatik kokulu ve sulu zeytin yağı kıvamında içerik söz konusudur. Sıvının pH’ı 6,2’nin altına düşmüştür. Mikroskobik muayenede canlı infusoria'ya rastlanmaz. Ayrıca kanda hematokrit artışı ve hafif bir hipokalsemi saptanabilir. Tanı, anamnez, klinik ve laboratuvar bulguları birlikte değerlendirilerek konulur.

Asidozis Tedavisi

Asidozis sağaltımında ilk önce rumenin boşaltılması ve yıkanması gerekir. Geniş çaplı veya özel vakumlu sondalar yardımıyla mümkün olduğu kadar sifonaj yapılarak rumen boşatılır. Sonra sağlam hayvanlardan sağlanan 1-2 kova taze rumen sıvısı sonda yardımıyla rumene verilir. Sondalama yoluyla rumen boşaltılamıyorsa, vakit geçirmeden rumenatomi yapılarak zararlı içeriğim tamamen uzaklaştırılması denenmelidir. Asitleşmiş rumen içeriğinin tamamen nötrleşmesi için antiasit maddeler verilebilir. Bu amaçla 10 litre kadar su içinde eritilmiş 300-400 gram magnezyum hidroksit önerilmektedir. Ağız yoluyla verilen sodyum bikarbonatın, laktik asit sentezini arttırması nedeniyle kullanılmaması gerektiği de kimi araştırmacılarla bildirilmiştir. Ayrıca sağaltımda oral yolla verilecek geniş spektrumlu antibiyotiklerden yararlanılarak laktik asit meydana getiren mikroorganizmaların üremesi engellenebilir.

Rumen asidozisinde kan ve vücut sıvılarında asit-baz dengesinin yeniden düzenlenmesi gerekir. Bunun için ilk önce parenteral yolla NaHCO3 kullanılır. Sistemik asidozisin düzeltilmesinde ilk yarım saatte 0,5-1 litre kadar %5’lik NaHCO3 iv. yolla verilir. Daha sonra %1,4’lük izotonik NaHCO3 ile infiltrasyon tarzında sağaltıma devam edilir. 1/6 molar sodyum laktat solüsyonundan da sağaltımda yararlanılabilir. Steril NaHCO3 solüsyonu diğer elektrolit solüsyonlarla birlikte verildiğinde daha iyi sonuç alınabilir. Bu amaçla laktatlı ringer veya bikarbonatlı laktatlı ringer solüsyonu kullanılabilir.

Sağaltımda parenteral Ca, vitamin B1 ve antihistaminik uygulamalarından da destekleyici tedavi amacıyla yararlanılabilir. 10-20 ml. kalsiyum glukonat ve 100-200 mg. vitamin B1 ve metilen mavisi iskelet ve rumen kaslarında tonusu arttırmak için yardımcı olabilir. Gerektiğinde analeptik ve kardiyotoniklere başvurulur.

Asidozisten korunmak için neler yapılabilir?

Asidozisten korunmak için aşırı konsantre yem kullanımından kaçınmak gerekir. Rasyonda kaba yem oranı %10’un altına düşülmemelidir. 

Kaba yemden konsantre yeme geçişler yaklaşık 10 günde alıştırılarak yapılmalıdır. 

Konsantre yeme %1’lik NaHCO3 ilavesi yapılmalıdır. 

Duyarlı hayvanların rasyonuna monensin, lasolisid, salinomsin gibi iyonoforlar katılmalıdır. İyonofor antibiyotikler, rumen pH değerinin yüksek olmasını sağlarlar ve rumen laktat konsantrasyonunu düşük tutarak yemden yararlanma üzerine olumlu etki yaparlar.

Kaynaklar:
Bilal T. 2012. Veteriner Hekimlikte Muayene Yöntemleri. Nobel Tıp. İstanbul.
Bilal T. 2013. Sığır Hastalıkları. Nobel Tıp. İstanbul.
Görgülü M. 2019. Süt Sığırlarında Karşılaşılan Metabolik Hastalıklar. www.muratgorgulu.com.tr. Web sitesi.
Kumlu S. 2012. AB ve Türkiye’de Danışmanlık Sistemleri ve Süt Sığırı İşletmelerinin Yönetimi. Aydın.
Pouraza P, Khiaosa-ard R, Qumar M, Wetzels SU, Klevenhusen F, Metzler-Zebeli BU, Zebeli Q. 2016. Transient feeding of a concentrate-rich diet ıncreases the severity of subacute ruminal acidosis in dairy cattle. USA.
Yıldız G. 2014. Sığır, Koyun, Keçi Besleme ve Beslenme Hastalıkları. Ankara.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder