Yeni dünyanın vahşi develeri: Vikunya ve guanako - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Yeni dünyanın vahşi develeri: Vikunya ve guanako


Vikunyalar

Vikunya (Vicugna vicugna), devegiller (Camelidae) familyasından “Vicugna” cinsinden bir memelidir. Guanakoya benzer ama daha küçük ve daha zariftir. Guanako ile birlikte And Dağı'nın yüksek alanlarında yaşayan vahşi iki Güney Amerika devegilinden birisidir. Vikunya için “Lama vicugna” bilimsel adını kullanarak, lamalar ile ortak cins kabul eden bilim insanları da vardır. Ancak vikunyalar lamalardan kendine has diş yapısıyla ayrılır. Yine de guanakolar ve vikunyalar, çok yakın akrabalıklarının göstergesi olarak aralarında üreyebilirler. Bu yüzden sınıflandırmada vikunya cins adının kullanılması tartışmalıdır.

Vikunyadan bir görünüm

Klasik düşünce, vikunyanın hiç evcilleştirilmemiş olduğu ve lama ile alpakanın, guanakodan evcilleştirildiği yönündeydi. Bugün, alpakanın vikunyadan gelmiş olabileceği yönünde şaşırtıcı DNA araştırması bulguları vardır. Alpakalar, lamalar, guanakolar ve vikunyalar, aralarında üreyebildiklerinden ve genetik hatları aralarında karışmış olduğundan, bugün evcil formlarının kökeni kesin olarak tespit edilememektedir.
 
Vikunyaların Genel Özellikleri

Vikunyalar, Ekvador, Peru, Bolivya, Arjantin ve Şili'nin yüksek And Dağları boyunca dağılmıştır. Burada deniz seviyesinden 3200-4800 metre yükseklikte görülürler. Sıcaklık gündüz artmakta, gece ise dondurucu soğuklar görülmekte ve gece ile gündüz arasında yüksek sıcaklık farkı bulunmaktadır. Kürkleri onları bu sıcaklık değişimlerine karşı korumaktadır. Yaşamlarını And Dağları'nın çimenli düz ovalarında geçirirler. Buralarda çoğunlukla festuca adı verilen bir çayır otuyla beslenirler. Kalkerli kayaları yalayarak mineral madde ve tuz ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırlar.

Ovada yayılan vikunya sürüsü

Boyları 1,45-1,65 metre olup, omuz yüksekliği 75-85 cm. uzunluğundadır. Ağırlıkları 35-65 kg. arasında değişmekle birlikte ortalama 50 kg'dır. Postlarının üst kısmı açık kahverengi, alt kısmı beyaz renktedir. Kulakları, diğer yeni dünya devegillerine kıyasla uzundur. Anatomik bir özelliği, alt kesici dişlerinin kemirgenlerdeki gibi sürekli değişmesidir. Bunun Artiodactyla takımında başka bir örneği yoktur.

Vikunyalarda Davranış ve Üreme

Vikunya ve guanakolar benzer davranışlar sergilerler. Kendi aralarında sosyal hayvanlardır. Ancak çok utangaçlardır olağanüstü her durumda kaçarak saklanma eğilimindedirler. Gündüzleri besin aramak için rakımı düşük alanlara inerlerken geceleri güvenlik için dağların rakımı yüksek bölgelerine uyumaya giderler. Vikunyalar kendilerine ait bölgede, her biri bir erkek tarafından yönetilen aile grupları halinde yaşar. Gruplar genellikle bir erkek ve 5-15 dişiden ve genç bireylerden oluşur. Her grup, gıda maddesi temin durumuna göre değişmekle birlikte 18 km²'lik alana yayılır ve bu alanları sahiplenirler. Kendi alanlarını belirlemek için gübrelerini yayarak bulundukları yeri işaretlerler. Bunun yanında, küçük yaşları sebebiyle henüz kendilerine ait bölge savunamayan bekâr erkek grupları ve genç erkekler tarafından aileden kovulmuş yaşlı erkek grupları da vardır.

Anne vikunya ve yavrusu

Çiftleşme genellikle mart ve nisan aylarında gerçekleşir. Gebelik yaklaşık 11 ay sürer. Doğumda ikizlik görülmez, tek bir yavru alınabilir. Doğumdan sonra yavru birkaç dakika içerisinde ayağa kalkarak yürüyebilir. Anne vikunya, yavrusunu 10 ay emzirir. Yavrular 12-18 ayda büyürler. Büyüdükten sonra kendileri de bir grup kurabilecek olgunluğa gelince kendi gruplarını kurarak gruptan ayrılırlar.

Vikunya Lifleri

Postu, akrabası olan türlerden epeyce zariftir ve soğuktan koruyacak şekilde sık yapılıdır. Liflerinin popülerliği yumuşak ve sıcak olmasından kaynaklanmaktadır. Liflere sıcak tutma özelliğini liflerin üzerinde bulunan küçük hava boşlukları sağlamaktadır. Ayrıca 10 mikrometre çapındaki lifleri, dünyanın en ince liflerindendir. İnkalar, vikunyaların binlercesini kafeslere almışlar, sadece yünlerini aldıktan sonra özgür bırakmışlardır. Rivayete göre, İnka kralı ölen kızının bir gün vikunya şeklinde döneceğine inandığı için vikunyaların öldürülmesini yasakladığından, yakaladıkları vikunyaları öldürmeden bırakmışlardır. Ancak İspanyollar bu geleneği sürdürmemişler, vikunyaları büyük sayılarda avlamışlardır. Önce mera alanı yaratmak, sonra da postları için sıklıkla bu hayvanların su kaynaklarına zehir katmışlardır.
 
Vikunya yünü

İnkalar zamanında Andlar'da yaklaşık 1.5 milyon vikunya mevcutken, bu sayı 1965'te 6000'e kadar gerilemiştir. O zamandan beri alınan koruyucu önlemler, mevcudiyetlerini hızlı bir toparlanmaya götürmüş, böylece bugün tekrar 350.000 vikunyaya ulaşılmıştır. Vikunyanın yünü dünyanın en ender ve en pahalı yünü olarak değerlendirilmektedir. Vikunya liflerinden battaniye, çorap, kazak, şal gibi ürünler yapılabilmektedir. Bir vikunya lifinden yapılmış eşarbın maliyeti 1500 dolar civarında olup, bir ceketin maliyeti ise 20.000 doları bulabilmektedir. Şu anda Peru’da hükümet vahşi hayvanları yaklaşık 1-2 yıllık periyotlarla yakalayıp, kırkıp, doğaya geri salarak lif elde etmekte ve elde edilen gelirin büyük bir kısmını yeli köylülere dağıtmaktadır. Ancak yılda 50.000 pound değerinde vikunya yünü, yasadışı yollardan elde edilmekte ve yurtdışına satılmaktadır. Bu nedenle bazı ülkeler hayvanları kurtarmak için vikunya yünü ithalatını yasaklamışlardır. 

Guanakolar

Guanako (Lama guanicoe), devegiller (Camelidae) familyasının tıpkı vikunyalar gibi vahşi bir türü olup, lamalar ile akrabadır. Güney Amerika'nın güney ve batı kesimlerinde yaşarlar. Guanako isminin kökeninin Güney Amerika’da yerlilerin kullandıkları Quechua dilinde geçen wanaku kelimesinden, zamanla huanaco ve sonunda guanakoya dönüşerek oluştuğu düşünülmektedir.

Ovada yayılan guanako sürüsü

And Dağları'nda Peru, Ekvador, Bolivya, Şili ve Arjantin'de bulunurlar. Otlama rekabeti daha az olduğundan bu alanlarda daha kolay barınmışlardır. Genelde açık otluk alanlarda yaşarlar, sadece bazı sert kışlarda ormanlara giderler. 4000 metre yükseklikte dahi guanakolarla karşılaşmak mümkündür. İspanyollar, Güney Amerika'ya geldiklerinde 50 milyon olan guanako nüfusu, kontrolsüz avlanmalar sonucu 500.000'e kadar düşmüştür ki bu sayı eski sayılarının sadece %1'idir. Koyunların guanakoların yaşadıkları meralarda yoğun otlatılmaları sonucu meraların bozulması ve buna bağlı olarak da guanako nüfusunun azaldığı yönünde yapılmış araştırmalar vardır.

Guanakoların Genel Özellikleri

Yetişkin guanakoların omuz yükseklikleri 107-122 cm. arasında, sırt yükseklikleri ortalama 120 cm, başlarının yerden baş yüksekliği 1,5-2 metre, kuyruk uzunluğu ise 22-25 cm'dir. Ağırlıkları ortalama 90-100 kg. kadardır. Postu sık ve yünlüdür. Postlarının üst kısmı açık kahverengi, alt kısmı beyaz renklidir. Boyunları, deve boynu tarzında uzun ve incedir. Gözleri büyük, vücudu aerodinamiktir. Üst dudakları diğer devegillerde olduğu gibi birbirinden ayrık iki simetrik lobdan oluşmaktadır.

Bir diğer önemli özelliği, deniz seviyesinden 4000 metre yükseklikteki alanlara uyumudur. Patagonya’da guanakolar dağların yüksek buzullarına kadar tırmanıp yaşayabilmektedirler. Bu yüksek irtifalarda oksijen seviyesinin düşük olmasından kırmızı kan hücrelerinin sayısı artmıştır. 5 ml. kanları içinde yaklaşık 68 milyon kırmızı kan hücresi bulunur. Bu sayı insandakinin yaklaşık 4 kat fazlasına tekabül etmektedir.

Guanakolar çim bitkileri, çalı, liken ve mantarlar ile beslenirler. Tükettikleri bitkilerin suyundan yüksek derecede fayda sağlarlar. Böylece uzun zaman su içmeden yaşayabilirler. Mideleri, devegil akrabalarına benzer şekilde 3 bölümden meydana gelmekte ve ruminantlara benzer şekilde işlev yapmaktadır. Sindirim sistemlerinin düzgün bir şekilde çalışabilmesi için ruminantlar gibi bazı protozoa ve bakteriler görev alırlar. Guanakoların da diğer lamoidler gibi safra keseleri yoktur.

Guanakolarda Davranış ve Üreme

Guanakolar genellikle 50 bireyden küçük, ortalama 15 kişilik aile grupları oluştururlar. Bu aileler bir reis erkek ile birkaç yetişkin dişi ve yavrulardan oluşur. 12 ila 15 aylık yaşa ulaşmış genç erkekler, aile reisi erkek tarafından aileden kovulurlar. Bununla birlikte aileden kovulan genç erkekler, kendi aralarında bekâr erkekler grubu oluştururlar ki bu grup içinde 3-4 yaşlarına kadar kalırlar. Bu erkek grubunda, daha sonra oluşacak gerçek aile liderliği için sık sık güç kavgaları meydana gelir. Hazır olduğunda grubu terk eden erkek guanako, ya etrafında genç dişileri toplayarak kendi ailesini oluşturur ya da ailesini yöneten bir erkek guanakoyu dişilerden uzaklaştırarak bu aileyi devralır. Başka bir guanako tarafından kovulmuş veya yönettiği aileyi kaybetmiş yaşlı erkek guanako ölümüne kadar tek başına yaşar.

Anne ve yavru guanakolar

Guanakaolar tehlike anında, yırtıcılardan 50-55 km/saat hıza varan süratler ile kaçabilirler. Ayrıca tehlike anında diğer sürü üyelerini yüksek frekanstaki sesler çıkartarak uyarırlar. Aynı zamanda iyi bir yüzücüdürler.  Guanakolar yapılan yakın saldırılarda ise tekme atma ve ısırma davranışı sergilerler.

Üreme mevsimleri kasım ayında başlar şubat ayına kadar devam eder. Üreme sezonunun başlarında erkek guanakolar arasında yoğun egemenlik kavgaları gerçekleşir. Dişilerin hamileliği 11 ay sürer ve bir batında tek bir yavru doğururlar. Doğan yavru hemen ayağa kalkar ve yaklaşık 10 hafta kadar süt emer. Bir gunako 20-30 yıl kadar yaşayabilir. Ancak yavru ve hasta guanakolar pumalar tarafından av olabilirler ya da And Dağları'nda yaşayan çakallar tarafından öldürülebilirler.

Guanako Lifleri

Guanako lifleri, vikunya liflerinden sonraki en değerli liflerdendir. Yumuşaktır ve sıcak tutma özellikleri çok iyidir. Günümüzde çoğunlukla lüks kumaşlarda kullanılırlar. Guanakolardan 2 kg'a kadar lif elde edilebilse de bir guanakodan ortalama 750 gr. lif alınmaktadır. Guanakoların postları, lamalar gibi iki kat lif bulundurmaktadır. Üst katta koruyucu kaba lifler, alt katta yumuşak ve ince lifler yer almaktadır.

Guanakolardan elde edilmiş yünler ve iplikler

Lif çapı, liflerin değerini belirlemedeki en önemli faktörlerdendir. Guanakoların lif çapı 16-18 mikrometre olup, vikunyaların lifleri kadar ince yapılı değildir.  Lif çapı açısından kaşmire benzerlik göstermektedir.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder