Sığırlarda lenf yumrularının palpasyonu - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Sığırlarda lenf yumrularının palpasyonu


Lenf yumruları (lymphonodi, nodi lyphatici) vücudun belirli bölgelerinde yer alan, ortalama 1-2 cm. uzunluğunda, yuvarlak ya da fasulye şeklindeki oluşumlardır. Çoğunlukla grimtırak renktedirler. Renk değişikliklerine yağ dejenerasyonu neden olmaktadır. Lenf sıvısı denilen renksiz ya da sarımtırak renkteki sıvıyı üretirler. Bir lenf düğümü, kendisi ile ilgili lenf damarlarının girip çıktığı bir hilusa sahiptir. Lenf düğümüne giren ve sayıları genellikle sayıları birden fazla olan lenf damarlarına vasa lymphatica aferentia denir. Lenf düğümünden çıkan ve sayısı genellikle bir tane olan lenf damarına da vasa lymphatica efferentia denir. 

Bir lenf düğümü dıştan fibroelastik bir zar olan capsula ile sarılmışır. İç kesimi cortex ve medulla olmak üzere iki bölüme ayrılır. Cortex lenfatik foliküllerden oluşmuştur. Medulla'yı tam olarak kuşatmaz. Medulla, cortexe nazaran daha koyu renkli, vasküler bir bölümdür.

Palpe Edilebilen Lenf Düğümleri

Lenf sisteminin muayenesi, palpe edilebilen lenf düğümlerinin inspeksiyonu ve palpasyonuyla yapılır. Ayrıca lenf düğümüne lokalize olan hastalıklardan şüphe duyulduğunda lökosit sayımı ve serolojik muayenelere de başvurulur. 

Lenf nodülleri normalde yumuşak ve elastiki yapıda, palpasyonda el altından kolayca kaçabilen, tek lob veya lobuler yapıda olan organlardır. İnspeksiyon ve palpasyonda lenf nodüllerinin büyüklüğü, yumuşaklığı, kıvamı, şekli, çevre dokulara yapışık olup olmadığı, çevresindeki daha küçük lenf nodülcükleriyle ilgisinin bulunup bulunmadığı kontrol edilir.


Sığırlarda şu lenf yumruları dışardan palpasyonla muayene edilebilir:

• Kulak altı lenf yumrusu (Lnn. subparotidea)

Tüm evcil hayvanlarda bulunur. Anatomik yeri; articulus tempoamandibularis’in hemen gerisinde, parotis bezinin ön kenarında, deri altında yüzlek olarak bulunur. Palpasyonda parotis yumrusuyla karışır. Sayıları bir çift olan bu lenf yumruları yaklaşık bir parmak kalınlığındadır. 

• Çene altı lenf yumrusu  (Lnn. mandibularis)

Anatomik yeri mandibulanın hemen iç tarafında sağlı sollu iki tanedir. Sığırlarda tüberküloz, leucosis hastalığının ve boğaz bölgesine yerleşmiş enfeksiyonların tanısında önemli rol oynamaktadır.

• Yutak lenf yumrusu (Lnn. retropharyngei)

Anatomik yeri atlas kemiğinin altında, farenksin yan duvarlarının arka kesimindedir ve biri lateralde, diğeri daha medialde olmak üzere iki gruptur.

Lnn. retropharyngei lateralis: Tüm hayvanlarda bulunur. Anatomik olarak atlas kemiğinin hemen önünde, hava kesesinin caudo-lateralinde, sığırlarda çene altı tükürük bezinin hemen altında yerleşmiştir. Sağlı sollu iki adettir.

Lnn. retropharyngei medialis: Koyun ve keçi hariç tüm hayvanlarda bulunur, fındık büyüklüğündedir. Anatomik olarak, hava kesesinin lateralinde, farenksin yan duvarı üzerinde bir adettir. Sığırlarda bu lenf yumrusunun palpasyonu, mandibulanın kısa kenarının hemen arkasında iki boyun omuruyla larenks arasında iki taraflı parmakla bastırılarak yapılır.

• Omuz lenf yumrusu (Lnn. prescapularis)

Tüm hayvanlarda bulunur. Anatomik yeri; humerus ekleminin önünde, m.brachiocephalus’un altına yerleşmiş pozisyondadır. Sığırlarda bir parmak büyüklüğünde ve genişliğindedir. Göğüs, omuz boyun ve kulak kepçesinin bölgesel merkezi olarak görev yapmaktadır. Omuzun ön kenarı üzerinde sağlı sollu iki adettir. Arkadan öne doğru hafifçe bastırılarak palpe edilir. Palpasyonda deri altındaki yerinden kayarak ileri gitmesiyle anlaşılır. 

• Kavram lenf yumrusu (Lnn. subiliacea)

Köpekler hariç tüm hayvanlarda bulunur. Anotomik yeri sığırlarda; tuber coxae ile patella arasındaki bölgenin alt üçte bir kısmının üst çizgisi üzerinde yerleşmiş durumdadır ve prescapular lenf düğümü büyüklüğündedir. Palpasyonu da aynı onun gibidir, patella ekleminin bir el ayası önüne parmakla ileri ve içe doğru bastırılarak palpe edilmektedir. 

• Meme lenf yumrusu (Lnn. supramammaria)

Sadece ineklerde bulunur, anatomik yeri inek memesinin arka kenarı ve pelvis'in kemik kenarının tabanındadır. Her iki yanda ikişer adet, bazen de daha fazla sayıda bulunur. Bu lenf yumrularından biri fındık, diğeri cep saati şeklinde ve büyüklüğündedir. Sol taraftakini muayene etmek için meme sol elle yukarı kaldırılır, sağ elle memenin caudal kenarı median çizginin dışından palpe edilir. Palpasyonda büyümüş lenf yumrusunu hissetmek mümkündür. Aynı teknikle memenin sağ tarafındaki lenf yumrusu da muayene edilir.

Pelvis boşluğunda bulunan, özellikle ineklerde değerlendirilen external ve internal lenf yumruları da vardır. Fakat bunların palpasyonu ancak rektal yolla yapılabilir. Bunlar; Lnn. iliofemoralis, Lnn. ilici medialis et lateralis olarak isimlendirilir.

Lenf Düğümlerini Etkileyen Hastalıklar

1. Gelişim hastalıkları 

Lenf düğümlerinde lenfoid kolonileşme yokluğu şiddetli kombine immun yetersizlikte görülür. Black Pied Danimarka sığırları ve büyük ihtimalle Avrupa ırkları timusta hipoplazi oluşturan otozomal resesif bir özellik taşır. Buzağılar doğumda normaldir, ancak 1-2 ay sonra deriden gelişen disemine bir enfeksiyon sonucunda ölürler. Bu buzağılar antikor yapabilmelerine karşın hücre aracılı immün yanıtlarında bir yetersizlik vardır.

2. Dejeneratif hastalıklar

Kaşektik ve senil atrofide vücut lenf düğümlerinin boyutlarında bir küçülme görülür. Senil atrofi büyükbaş evcil hayvanlarda ender olarak dikkati çeker, kedi, köpek ve primatlarda sık gözlenir. Yaşlılığa bağlı olarak şekillenen lenf düğümlerinde atrofide düğümler makroskobik olarak küçüktür ve çevre fascialar ödemlidir. Karakteristik olarak medullar bölgelerde ve azalan yoğunlukta subcapsular sinuslarda koyu kahverengi bir pigmentleşme vardır. Kaşeksiye ilişkin lenf düğümlerinin atrofisine çok sık rastlanır. Bunlarda hücre yoğunluğundaki belirgin azalmaya karşın yapı normaldir. 

Lenf düğümü veya drene ettiği dokulardaki kanamada korteks veya medullar sinuslarda eritrositler görülür. Akut solunum güçlüğüyle ölen sığırlarda servikal lenf düğümleri kan içeriğinden dolayı çoğunlukla kırmızı-siyah renklidir.

Antrakozis, endüstriyel bölgelerde yaşayan hayvanların bronşiyal lenf düşümlerinde sıklıkla görülen bir bulgudur. Kömür tozları (karbon) özellikle medullar kordonlardaki fagositlerde tutulur, bu nedenle de medulla siyah renklidir. Pigment inaktif olup herhangi bir lezyon oluşturmaz. Sığırların karaciğer distomiazisinde melanine benzeyen siyah renkli tanımlanamayan bir pigment görülür.

Lenf düğümlerindeki amfizemde gaz sinuslarda toplanır. Sığırların intersitisyel akciğer amfizemi ile bronşiyal lenf düğümlerindeki amfizem hemen her zaman birliktedir. Bu durumda lenf düğümleri süngerimsi bir hal alır ve hafiftir. 

3. Yangısal hastalıklar

Lenf düğümlerinde enfeksiyöz bir etken bulunduğunda lenfadenitis şekillenir. Lenfadenitis akut ya da kronik seyirli, irinli, kazeöz ya da granülomatöz olabilir. 

Akut lenfadenitis durumunda lenf düğümü makroskobik olarak büyük, değişen derecede hiperemik ve yumuşak olup çevre dokulara yapışmaz. Lenf düğümünün kapsülü gergin ve incedir. Kesit yüzünden parenkim taşkın olup kan ya da daha çok lenf sızıntısı görülür. Histolojik olarak şiddetli hiperemi ile karakterizedir. Görülen nötrofil odakları bakteriyel odaklaşmaya karşı görülen reaksiyonlardır. Yangı pyojenik bir mikroorganizma sonucu şekillendiğinde olasılıkla irinleşme görülür. Salmonellozis, toksoplazmosis gibi bazı akut enfeksiyonlarda ise lenf düğümünde nekroz dikkati çeker.

Kronik lenfadenitis olgusunda ara sıra hiperemi ve ödeme rastlanır. Enfekte lenf düğümleri büyük ve sert kıvamlıdır. Kapsül iç trabeküller gibi kalındır. Yangı kronikleştikçe lenf düğümü kuru ve sert hale gelir. Bu tip değişiklikler karakteristik olarak uzun süre brusellozisle enfekte ineklerin supramammar lenf düğümlerinde, daha az olarak ise kronik ya da nükseden bakteriyel mastitis olgularında görülür. 

Lenfadenitis büyük oranda dejeneratif olan ve dokunun yapısını etkileyen değişikliklerle de kendisini gösterebilir. Sığır vebası gibi bazı akut virüs enfeksiyonlarında lenfositlerin hızlı bir lizisi görülür. İmmün yetmezlik oluşturan kronik enfeksiyonlarda lenf düğümleri atrofik ve kapsülleri katlanmış olup lenfositlerde boşalmaya rastlanır. 

4. Paraziter enfestasyonlar

Lenf düğümleri nematodlar için konak yeri değildir. Bazı parazitler göçleri sırasında ve rastlantısal olarak burada görülürler. Muellerius spp. ve Protostrongylus spp. gibi akciğer parazitlerinin ilk dönem larvaları çoğunlukla göç yollarındaki bronşiyal lenf düğümlerinde dikkati çekerler ve granülomatöz bir lenfadenitis oluştururlar.

Kaynaklar:
Dursun N. 1996. Veteriner Anatomi (Cilt II). Medisan Yayınevi. Ankara.
Hazıroğlu R, Milli ÜH. 2001. Veteriner Patoloji (Cilt I ve II). Ankara.
İmren HY. 2000. Veteriner İç Hastalıklarına Giriş. Ankara.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder