Kedim neden hapşırıyor? - Onur Çelikörs

Kedim neden hapşırıyor?


Hapşırma, kedinizin solunum yollarındaki tahriş edici maddeleri burundan dışarı attığı yararlı bir bedensel işlevdir. Köpekler, tavuklar, filler, bazı kertenkeleler ve kediler dahil olmak üzere çok sayıda hayvan türü hapşırır. Kedinizin hapşırması, normal sürecin bir parçası olabilir ve genellikle önemli bir sorunun göstergesi değildir. Bununla birlikte, hapşırma uzun süreliyse veya başka semptomlar da mevcutsa, altta yatan bir hastalığa işaret edebilir.

Ciddiye Almak Gerekir Mi?

Ciddiyeti hapşırma sebebinin çevresel sebepli mi yoksa bir hastalık mı olduğuna bağlıdır. Kedinin içine çekerek hapşırma refleksini tetikleyen toz, küf veya polen gibi tahriş edici maddeler çevresel sebeplerdir. Bu durumlarda hapşırma genellikle ciddi değildir. Ancak kedinin hapşırmasına çoğu zaman bir veya daha fazla hastalık etkeni neden olur. Viral enfeksiyon varlığı en sık görülen sebeptir. Sonraki sırada bakteriyel enfeksiyonlar ve iltihaplanma gelir.

Sebepleri Neler Olabilir?

Kedilerin hapşırma nedeninin bulunması oldukça zor olabilir. Öksürme, öğürme, hıçkırık ve hırıltı soluma ile hapşırma karıştırılmış olabilir. Bu semptomların her biri, olası nedenlerin ayrı bir listesiyle birlikte gelir. Öncelikle veteriner hekiminizin kedinizin gerçekten hapşırdığını görmesi gerekecektir, bu sebeple hapşırma sırasında kedinizin videosunu çekmek size yardımcı olacaktır. Kedi hapşırmasının teşhisinin önündeki bir diğer engel de altta yatan nedenlerin çokluğudur. Enfeksiyonlar, kronik iltihaplanma, diş hastalıkları, tümörler ve yabancı maddelerin solunması kedinin hapşırmasına neden olabilir. Bu nedenlerden birden fazlasının aynı anda devam ediyor olması, durumu daha da karmaşık hale getirecektir. İşte kedilerde hapşırmanın olası nedenlerinden bazıları…

• Viral solunum yolu enfeksiyonları

Viral üst solunum yolu enfeksiyonları, genellikle asıl problemdir. En yaygın enfeksiyon kaynağı kedi herpesvirüsüdür. Bazı araştırmacılar, kedilerin %80-90'ının herpesvirüs ile enfekte olduğunu tahmin ediyorlar. İnsanlardan farklı olarak, herpesvirüs kedilerde hapşırma, gözlerden ve burundan akıntı gibi başlıca üst solunum yolu belirtilerine neden olur. Semptomları stresle şiddetlenir. Tedavisi için yeni araştırmalar olsa da, şu anda kesin bir tedavisi yoktur ve enfeksiyonlar ömür boyu sürer. Kedilerin hapşırmasına katkıda bulunabilecek diğer viral enfeksiyonlar arasında kalisivirüs ve grip bulunur.

• Bakteriyel enfeksiyonlar

Bakteriyel enfeksiyonlar, kedilerde çoğu zaman üst solunum yolu semptomlarında ikincil bir rol oynar. Kedinizin burnundan veya göz kenarlarından çıkan sarı veya yeşil sümüksü madde görürseniz, bu anormal renkli akıntı, bakteriyel bir enfeksiyonun işaretidir. Ancak kedilerde bu bakteriyel enfeksiyonlar çoğu zaman tek başına bulunmaz; solunum yolundaki bir virüs veya başka bir hastalık süreci burun kanallarında tahrişe neden olduktan sonra, kediyi bakterilerden koruyan yapı zarar görünce çoğalma fırsatını bulurlar.

Bordetella bronchiseptica

Bordetella, mikoplazma ve klamidya bir kedinin burnundaki bakteriyel enfeksiyonların yaygın sebepleridir. Bu enfeksiyonlar nadiren tek sebep olsalar da, doksisiklin veya azitromisin gibi antibiyotiklerle tedavi edilebilirler. Tedavi, hapşırma ve diğer semptomları önemli ölçüde azaltarak kedinizin daha rahat nefes almasını sağlar.

• Yabancı maddeler

Çim parçacıkları, tilki kuyruğu vb. gibi yabancı maddelerin solunması burun yollarında tahrişe neden olabilir. Yabancı maddeler bir kedi tarafından solunduğunda, vücudun tepkisi hapşırarak yabancı maddeleri dışarı atmaktır. Hapşırma, toz gibi küçük parçacıklar için işe yarayabilirken, daha büyük nesneleri kedinin hapşırarak çıkarması oldukça zordur. Bu yabancı maddeler, rinoskopi ile anestezi altında kedinin burnunun içini görüntüleyen bir kamera aracılığıyla teşhis edilebilir.

• Diş hastalıkları

Birçok evcil hayvan sahibi, diş hastalıklarının kedinin hapşırmasına neden olabileceğini duyunca şaşırıyor. Üst çenede bulunan dişlerin kökleri burun geçişinin hemen yakınında yer alır. Dişler enfekte olduğunda veya şiddetli iltihaplanma olduğunda, diş köklerinin bulunduğu alveol ile burun arasındaki bariyer delinebilir ve hapşırma refleksini tetikleyebilir. Etkilenen dişin çekilmesi veya anormal deliğin kapatılarak tedavi edilmesiyle hapşırma hafifleyecektir.

• Neoplazi (Tümörler)

Çoğu semptomda olduğu gibi, tümörler her zaman olası nedenler arasındadır. Özellikle yaşlı kedilerde tümörler üst solunum yolu üzerinde büyüyerek kedinin hapşırmasına neden olabilirler. Bu tümörler rinoskopi veya burun biyopsisi yoluyla tespit edilebilirler. Ne yazık ki prognoz oldukça zayıftır. 

Kedi cranium röntgeni

• Mantar enfeksiyonları

Viral veya bakteriyel enfeksiyonlardan daha az karşılaşılmalarına rağmen, mantar enfeksiyonları da kedilerde hapşırmanın bilinen bir nedenidir. Cryptococcus adlı bir mantar olağan şüphelidir. Viral enfeksiyonlardan farklı olarak mantar enfeksiyonları için etkili tedavi yöntemleri vardır. Tek başına fiziksel muayene, bir mantar enfeksiyonunu diğer olası sebeplerden ayırmak için yeterli olmayacaktır, tanıya ulaşmak için genellikle rinoskopi veya biyopsi gereklidir.

Nasıl Tedavi Edilir?

Kedilerde hapşırma tedavisi, mümkün olduğunca altta yatan nedene yöneliktir. Ancak kronik vakalarda amaç, semptomları iyileştirmek değil, sıklığını ve şiddetini azaltmaktır. Enfeksiyonların kedi hapşırmasında oynadığı rolü tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır, uzun süreli antibiyotik kürlerinin klinik belirtileri kontrol etmede etkili olduğu düşünülmektedir. Bakteriyel enfeksiyonlar nadiren birincil sorun olsa da bu tür durumlarda sıklıkla antibiyotikler kullanılır. Genel anestezi altında yapılan nazal lavaj, nedeni ne olursa olsun klinik bulguları geçici olarak rahatlatabilir ve yabancı maddeleri yerinden çıkarabilir. Ayrıca steroidler, antihistaminikler, NSAID'ler, dekonjestanlar ve gerekli olduğunda cerrahi yöntemlere başvurulur.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönderme