Arıcılıkta verim artışı nasıl sağlanır? - Onur Çelikörs

Arıcılıkta verim artışı nasıl sağlanır?


Arıcılıkta verim artışını sağlayabilmek için, üreticilerin arıcılığa oldukça bilinçli yaklaşması gereklidir. Verim artışı, bal üretimini arttırmasının yanı sıra arıcılığın ekonomik bir kazanç yolu olarak görülebilmesi için de gereklidir. Gelişmiş ülkelerde kovan başına 50-60 kg. bal üretilmekteyken, Türkiye'de verim ortalaması kovan başına 17-18 kg’dır. Arıcılıkta verimlilik öncelikle kullanılan ana arıların genetik potansiyeliyle ilişkilidir. Ülkemizde bulunan yaklaşık 4 milyon koloniden ne kadarının damızlık özelliği taşıdığı bilinmemektedir. Gezginci arıcılık nedeniyle meydana gelen ırk karışımları, dejenerasyona ve verimsizliğe yol açmaktadır. Oysa ülkemizde verim alabilmek için gezginci arıcılığın yapılması kaçınılmazdır. 

Ana arı bal verimini ne kadar arttırır?

Damızlık ana arı üretiminin ve kullanımının bilinçli yapılması gereklidir, genetik özellikleri iyi olmayan damızlıklarla çalışan üreticiler, ekonomik bir verimliliğe ulaşamazlar. Kafkas ve İtalyan gibi üstün arı ırkları kullanılarak, kovan başı 40-50 kg. bal alabilmek mümkündür. Üstün bir arı ırkı; saldırgan olmama, daha çok bal toplama, hızlı gelişme, kışa ve hastalıklara dayanıklı olma, oğul verme eğiliminin düşük olması ve yağmacı olmama gibi özellikler taşır.


Arıcılar, damızlık ana arıyı, güvenilir bir kuruluştan almaya özen göstermelidir. Çiftleşmiş ve normal yumurtladığından emin olunan ana arılar, nakil kafeslerine konularak yetiştiriciye ulaştırılır. Ana arı kullanımı, arı ailesinde en az bir aylık erken gelişme sağlar. Ayrıca ana arının yaşı kolayca takip edilir, suni oğul üretimi de mümkün hale gelir. Suni oğul üretimi ilkbahar veya yaz aylarında güçlü bir koloniden 4-5 ballı, polenli, yavrulu ve arılı çerçeve alınıp, boş bir kovana konularak yapılır. Ana arı da bu işlemden birkaç saat sonra kafesle eklenir. Kovan muayenelerinde, ana arının durumu özellikle izlenmelidir. Yaşlanma veya fonksiyonlarını yerine getirememe hallerinde; ana arı yok edilip, genç bir ana arı kovana verilmelidir.

Arıcılıkta yer seçiminde nelere dikkat edilmelidir?

Arıcılık yapılacak yerin seçimi bal verimini doğrudan etkileyecektir. Yerleşim bölgesinde arıcılığa uygun bitki örtüsü olmalı, kovanlar güneye bakmalı ve rüzgar etkisine karşı korunaklı olmalıdır. Kovanlar arasına en az bir metre mesafe bırakılmalı, uçuş deliğinden arkaya doğru hafif meyil verilmelidir. Kovandaki çerçeveler kenar veya alt kısmında boşluk yapmayacak şekilde yerleşmelidir. Boşluklar arıların çalışma düzenini bozarak verim kaybına yol açar. Su kaynağı kovanlara 1,5 km’den daha uzakta olmamalıdır. Mümkün değilse arılığın içine suluk konulmalıdır.


Arıcılığın kaynağı ballı bitkilerdir. Arılar bal kaynağı bitkilerden, mevsim boyunca üretim yaparlar. Kaliteli ve bol bal veren bitkiler: yonca, korunga, fiğ, baklagiller, kekik, ballıbaba gibi kır çiçekleri; akasya, söğüt, ıhlamur ağaçlarıyla bütün meyve ağaçları; mera ve çayırlardır. Bal verimi bakımından, nektarlı bitkilerin birim alandaki yoğunluğu çok önemlidir. Nektar ve polen kaynağı yönünden zengin, rüzgar almayan ve sel yataklarının dışındaki alanlar arıcılığa uygun yerlerdir. Arıların uçuş mesafeleri 3-4 km. ile sınırlı olduğundan, arılar ballı bitki alanlarına en yakın yerde bulunmalıdır. Bu açıdan gezginci arıcılık, bal verimini artırmada önemli bir yöntemdir. Gezginci arıcılar; bitki örtüsüne ve hava şartlarına bağlı olarak gerekirse yılda 4-5 defa yer değiştirebilirler.

Kovan muayenesinde nelere dikkat edilmelidir?

İlkbahardan itibaren kovan muayeneleri düzenli olarak yapılmalıdır. Kovan muayenesi sırasında;
- Ana arının bulunup bulunmadığı,
- Bal ve polen stoklarının olup olmadığı,
- Kovandaki arı mevcudu,
- Yavrulu çerçeve sayısı,
- Hastalık ve zararlıların olup olmadığı incelenir.

Ana arısı bulunmayan kovana, damızlık ana arı konulur. Normal bir koloni içinde, tek bir ana arı bulunması beklenir. Yumurtlama görevini yapan ana arıların ömrü 5 yıl kadardır, ancak en geç 2 yılda bir ana arının yeni damızlıkla değiştirilmesi gereklidir. Zayıf kovanlar birleştirilerek, arıların yeni bal dönemine daha güçlü girmeleri sağlanır.

İlkbaharda kovan kontrolleri 15 gün arayla yapılır. Koloninin gelişme hızını artırmak, ana arıyı yumurtlamaya teşvik etmek, açlık tehlikesine karşı korumak ve hastalıklarla mücadelede gerekli ilaçları vermek için arılar şurup veya kek ile beslenirler. Varroa hastalığının kovanda görülmesi halinde, kapalı yavru gözlerinin az olduğu erken ilkbaharda ilaçlı mücadele yapılmalıdır.

İlkbaharın ilerleyen günlerinde havaların ısınmasıyla birlikte sıkışan arı oğul verir. Kovan muayenelerinde çerçeve üzerindeki ana memelerin görülmesi halinde koloninin oğul vereceği anlaşılır. Oğul verme durumu iyi izlenmeyerek gerekli önlemler alınmazsa meydana gelen oğul, kovan dışında bir yuva edinerek yaşamına devam eder. Dışardaki oğulun kovana alınması güçlüklere sebep olur. 


Arıcılar, kovan muayenelerinde peteklerin doluluk durumunu dikkatli izlemelidir. Petek gözlerinin tamamı veya dörtte üçü sırlanmış çerçeveleri geciktirmeden hasat etmelidir. Aksi halde kovana nektar akımı azalmakta ve yağmacılık söz konusu olmaktadır. Bal hasadının zamanında yapılması verimliliği artırmada oldukça etkilidir.

Arılarda sonbahar bakımı, koloninin kışı en az kayıpla atlatabilmesi için önemlidir. Sonbahar bakımında;
- Yaşlı ana arılar değiştirilmeli,
- Zayıf kovanlar birleştirilmeli,
- Bal ve polen stokları kontrol edilerek, ihtiyaç görülüyorsa yedek besin verilmeli,
- Hastalık kontrolleri yapılmalı, gerekirse ilaçlanmalıdır.

Sonbaharda verilen şurup 2 kısım şeker ve 1 kısım suyla hazırlanmalıdır. Kışlayacak kolonide bol miktarda genç işçi arı bulunmalı, kovandaki boş petekler çıkartılmalıdır. Kovanlarda plastik örtü kullanılmamalı, rutubeti azaltacak malzemeler seçilmelidir. Kışlatma yeri rüzgar almayan, gürültüden uzak ve rutubetsiz alanlarda olmalıdır. İhmal ve bilinçsiz uygulama arıcılığın en büyük düşmanıdır. Bu sebeple her türlü bakımın zamanında yapılmasına titizlik göstermeli, verim artışının güçlü kolonilerle mümkün olacağı unutulmamalıdır.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönderme