Alpaka yetiştiriciliği: Beslenme, barınak ve lif üretimi - Onur Çelikörs

Alpaka yetiştiriciliği: Beslenme, barınak ve lif üretimi


Alpaka (Vicugna pacos), devegiller familyasından ağırlıklı olarak yünleri için beslenen, Güney Amerika'nın And Dağları'nda yaygın bulunan, evcilleştirilmiş bir deve türüdür. Küçük bir lama görünümündedir. Kökeninin guanakolardan mı yoksa vikunyalardan mı geldiği ya da kendine özgü bir cins mi olduğu ya da her iki türün bir melezi olup olmadığı tartışma konusudur. Geçmişte lamalar yük hayvanı olarak yetiştirilmesine rağmen alpakalar daha çok lif üretimi amacıyla yetiştirilmiş, kazak, battaniye, şapka, eldiven, çorap, mont, eşarp ve benzeri tekstil ürünleri için lifleri hammadde olarak kullanılmıştır ve günümüzde kullanılmaya devam edilmektedir.

Tüm deve türlerinde olduğu gibi alpakalar da görece uzun vücuda sahip olup, ince bacaklar, uzun ve ince boyun, küçük bir kafa karakteristik özellikleridir. Bütün yeni dünya develeri gibi alpakaların da hörgüçleri bulunmaz. Lamalardan daha küçük olmakla birlikte 65-75 kg. ağırlıklarıyla onlardan belirgin şekilde hafiftirler. Ömürleri 20 yıl kadardır. Genellikle tek renkli; kahverengi, siyah ya da mavi-gri olup, ender olarak desenlidir. Dikkat çekici olan, 50 cm’ye kadar ulaşabilen uzun tüyleridir.

Alpakalar, tüm deve türleri gibi sosyal hayvanlardır ve grup içinde rahat ederler. Bitki yiyici hayvanlar olup, nerdeyse her türlü otla beslenirler. Tüm develer gibi sindirimde onlara yardımcı olan çok odalı mideye sahiptirler. Gebelikleri 330 ile 360 gün arasında değişir ve dişi alpakalar, lamalarda da olduğu gibi Güney Amerika'da “cria” adı verilen yavruyu dünyaya getirirler. Bu yavru yaklaşık 6-8 ay kadar emzirilir ve 12 ila 24 ay arasında cinsel olgunluğa ulaşır.

Alpakaların Ortaya Çıkışı ve Yayılışı

Alpakaların evcilleştirilmesi MÖ 3000 yıllarına kadar uzanır. Lama, Güney Amerika'da yük hayvanı olarak hizmet ederken, alpakalar yünleri için üretilmişlerdir. Alpakanın kürkü, İnka kültüründe bir refah işareti olarak kabul edilmiş, İnkaların ileri gelenleri, büyük alpaka sürülerini güçlerinin bir gösterisi olarak kabul etmişlerdir. Fakat bu durum Peru'nun İspanyollar tarafından fethedilmesiyle son bulmuştur. İşgalciler beraberinde koyunları getirmişler ve yerel evcil hayvanların incelenmesine ilgi göstermemişlerdir. Bu nedenle alpakalar nesli tükenmekte olan bir hayvan olarak, fakir Kızılderili halklarının hayvanı haline gelmiştir.

Yapılan çalışmalarla lamalar ile alpakalar arasında bir çapraz tür ortaya çıkartılmış, oluşan yeni canlıya “huarizo” adı verilmiştir. Huarizonun üretiminde erkek lama ve dişi alpaka kullanılmıştır. Çapraz tür çalışmalarının nedeni farklı bir lif tipi geliştirmektir. Fakat meydana gelen huarizolar steril (kısır) olmuştur, Rochester Minnesota Üniversitesi’nde genetik modifikasyon çalışmaları ile fertil huarizo elde edilme çalışmaları yapılmıştır. Günümüzde huarizolar, toplam lama nüfusunun %10’unu teşkil etmektedir.

Huarizodan bir görünüm

Alpakalar, And dağları boyunca Peru’nun güneyi, Bolivya’nın kuzeyi, Ekvador ve Şili’nin kuzeyinde deniz seviyesinden 3500 ila 5000 metre yüksekliğindeki alanlarda yayılmışlardır. Bugün Avrupa'da alpakaların önemi artmaktadır. Örneğin Almanya'da yaklaşık 2000 baş alpaka bulunmaktadır ve ülkedeki alpaka lifleri gereken kaliteye ulaşmadığından bu hayvanları ithal etmektedir. Günümüzde alpaka pazarının hızla büyümesi ve alpaka fiyatlarının yüksek olmasından dolayı Kuzey Amerika’da yasadışı alpaka kaçakçılığı artan bir sorun haline gelmiştir.

Alpakaların Davranışsal Özellikleri

Alpakalar oldukça sosyal hayvanlardır. Birbirleri ile iletişimleri kuvvetlidir. Bir tehlike algıladıklarında keskin bir ses çıkararak sürünün diğer hayvanlarını uyarırlar. Sürü olarak algıladıkları tehlikeye karşı tükürme ve tekme atma gibi tepkiler verirler. Lamalar kadar tükürmeleriyle meşhur olmasalar da aynı yeteneğine sahiptirler. Tükürüklerinin içeriğinde yeşil otlar ile karışmış bir miktar tükürük salgısı, asidik mide salgıları ve hava yer alır. Çoğunlukla alpakalar diğer alpakalara tükürme davranışında bulunsalar da tehlike algıladıkları durumlarda insanlara da tükürebilmektedirler. Tükürme davranışlarından sonra mide asidi ve içeriği ağızlarından geçtiği için ağızlarında kötü tat bırakır bu nedenle “ekşi ağız” olarak da bilinirler.

Alpakaların farklı durumlarda çıkardıkları sesler değişiklik göstermektedir. Tehlike anında çoğunlukla tiz bir çığlık sesi çıkarıyorken, bazı ırklar farklı sesler de çıkarabilmektedir. Örneğin, yumuşak damaklarını emerek “click” sesi çıkartabilirler.  Kedi ve köpekler bu seslerin çıkmasını tetikleyebilmektedir. Çığlık seslerini erkek alpakalar birbirlerine üstünlük sağlamak amacıyla da çıkartabilmektedir. Bir de alpakaların arasında, konfor bildiren mırıldanma şeklinde veya çeşitli anlamlar içerebilen sürü içinde uğultu şeklinde sesler vardır.

Alpakalar insanların üzerlerine olan fiziksel temaslarından hoşlanmazlar. Tükettikleri besinlerin temizliğine çok dikkat ederler. Özellikle gübre yığını olan bölgelerin yakınından otlamak istemezler, bu durum iç parazitlerin yayılmasını azaltmaktadır. Ayrıca alpakalar, önderleri olan bir erkek alpakanın gübresini yaptığı bölgeyi tespit ederler ve diğerleri de gübrelerini aynı yere yaparlar. Bu davranışları, bazı insanların alpakalara tuvalet alışkanlığı kazandırarak evde de besleyebilmelerine olanak sağlamıştır.

Alpakaların Üreme Özellikleri

Dişi alpakalarda üreme ovulasyona bağlıdır. Dişi alpakalar zaman zaman sıkıntılar görülse de genellikle bir çiftleşme sonunda gebe kalırlar. Suni tohumlama teknik olarak zor olsa da yapılabilmektedir. Erkek alpakalar bir ila üç yaşları arasında üremeye hazır hale gelirler. Bir dişi alpaka ise fiziksel ve zihinsel olgunluğunu 12 ila 24 ay içinde tamamlar. Daha erken yaşta dişi alpakaları gebe bırakmak da mümkündür ancak bu durum uterus enfeksiyonlarının sık görülmesinin temel sebeplerinden biridir. Bu nedenle erken yaşta gebe bırakılması tavsiye edilmemektedir. Olgunlaşma yaşı bireyler arasında farklılık gösterebilmektedir. Bir dişinin ilk kez damızlıkta kullanılması için 18 aylık yaşta olması idealdir.

Yavru criayı temizleyen anne alpaka

Dişi alpakanın gebeliği, 345 ± 15 gün kadar sürer. Genellikle tek bir yavru cria dünyaya gelir. İkiz doğum çok nadiren görülür. Dişi alpakalar doğum yaptıktan yaklaşık 2 hafta sonra tekrar üreyebilme özelliklerini kazanırlar. Crialar doğduktan 6 ay sonra yaklaşık 25 kg. canlı ağırlığa ulaşırlar. Dişi alpakanın yavrusundan ayrılması, yavrunun büyüklüğüne ve anne alpakanın duygusal olgunluğuna göre değişiklik gösterebilir. 

Alpakaların Beslenmesi

Alpakalar da tıpkı lamalar gibi koyuna benzer bir şekilde beslenilmektedir. Saman, yaprak vb. gibi bitkisel hemen hemen her ürünü tüketebilmektedirler. Sindirim sistemleri tıpkı lamalarınki gibi üç odacıklı olup, besinler tüketildikten sonra geviş getirilerek kalitesi düşük besinlerden daha fazla yararlanım sağlamaktadır. Beslemede dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise zehirli bitkilerdir. Eğrelti otu, zakkum, bazı açelyalar, meşe palamudu, nergis zambağı, sonbahar çiğdemi, karabuğday, portakal ağacı ve karanfil gibi bitkilerin zehirleyici etkileri olduklarından tükettirilmemelidir.

Alpakalar günde, vücut ağırlıklarının %1-2’si oranında kuru madde tüketirler. Lif üretiminin yüksek olması için düzgün ve dengeli beslenmesi gereklidir. Yemlerine gereken vitamin ve mineral takviyesi yapılmalıdır. Alpakalar daha çok bitkilerin yapraklarını yemeyi tercih ederler, kalın bitki saplarını tüketmezler. Gübrelerinde çok miktarda canlı bitki tohumu bulunur. Ağızlarında sadece alt kesici dişlere sahiptirler bu yüzden otları aşağıdan yukarıya doğru çekerek kopartırlar ve tüketirler. Beslendikleri alanlarda yeterli miktarda ve temiz su daima bulundurulmalıdır.

Merada otlayan alpakalar

Alpakalar merada yetiştiriliyorsa meranın durumuna göre değişmekle birlikte her 25 alpakaya 1 hektar mera alanı gereklidir. 

Alpakalardan Lif Üretimi

Alpakaların lifleri oldukça dayanıklı, yumuşak ve ipeksi bir doğal elyaftır. Koyun yününe benzer, ancak koyun yünlerinde lanolin adı verilen alerjik maddeler bulurken, alpakaların liflerinde lanolin yoktur. Alpakaların lifleri zor tutuşan yapıda ve su itici özelliktedir. Lifleri kıvrımlıdır, bu durum liftlerden yapılan ürünlere doğal bir elastikiyet katar. Ayrıca alpaka lifleri boyayı iyi tutma kabiliyetine sahiptir. Hava boşluğu oranının daha yüksek olması sebebiyle koyun yününe göre yedi kat daha sıcak tuttuğu bildirilmektedir.

Lif yapısındaki ayrıma göre, vücutlarından dışarıya doğrusal çıkan huacaya ve saç lüleleri şeklinde vücutlarından sarkan suri olmak üzere iki farklı ırkı bulunur. Surilerin lifleri soğuğa karşı daha az izolasyon sağlayabildiğinden, bu hayvanlar Güney Amerika’nın sert dağ iklimine karşı daha az dayanıklıdırlar. Bu nedenle suriler daha az bulunmaktadır ve alpaka popülasyonunun %19-20’sini oluşturmaktadırlar. Ancak surilerin lifleri daha uzun ve ipeğimsi olduğu için daha pahalıdır.

Suri alpaka (solda) ve huacaya alpaka (sağda)

Alpaka liflerinin Avrupa’ya ilk ihracı İspanya’ya gerçekleşmiştir ve İspanya da bu lifi Almanya ve Fransa’ya transfer etmiştir. 1808 yılında alpaka lifleri ilk kez İngiltere’de eğrilmeye çalışılmış, ancak çalışılamaz bir materyal olarak nitelendirilmiştir. 1830’da Benjamin Outram, alpaka liflerinden iplik yapmayı yeniden denemiş ve başarılı olamamıştır. 1836 yılında ilk defa Bradford çözgüde pamuk kullanarak alpaka içeren kumaş üretmiştir. Çözgüde pamuk kullanılması fikri alpaka liflerinin başarılı bir şekilde kullanılmasını sağlayan basit ve akıllıca bir fikir olarak değerlendirilmiştir. Hâlâ önemli bir alpaka ipliği eğirme ve üretim yöntemidir. 

Alpaka lifleri ve alpaca liflerinden üretilmiş bir tekstil ürünü

Alpaka lifleri, iplik ve giysi üretimi için her yıl büyük miktarlarda Avrupa kıtasına ve ABD’ye ihraç edilmektedir. Yerli halk tarafından kullanılan çok basit ve ucuz giysilerden, takım elbiseler gibi sofistike ve pahalı ürünlere kadar çok çeşitli ürünlerin üretiminde kullanılmaktadır. Alpaka liflerinin en temel kullanım alanı örme giysiler ve hafif takım elbiselerdir. En büyük pazarlar ABD, Japonya ve İtalya’dır. Ayrıca İspanya, Bolivya, Kolombiya ve İngiltere önemli miktarda dokuma kumaş, Avustralya ve Arjantin ise önemli miktarda örme giysi ithal etmektedir. Kullanım alanlarını genişletmek için alpaka lifleri diğer liflerle, özellikle de yünle karıştırılmaktadır. %70 alpaka, %30 yün içerecek şekilde yapılan karışım, liflerin yumuşaklık, ipeğimsi tutum, dökümlülük, dayanıklılık ve sıcak tutma özelliklerini olumsuz etkilemeden, alpaka liflerine elastikiyeti sağlamaktadır. Alpaka lifleriyle yaygın olarak karıştırılan diğer lifler; tiftik (ilave parlaklık ve mukavemet sağlar), ipek (parlaklık sağlar) ve pamuktur (alpakanın sıcak tutma özelliğini azaltır ve böylece her sezon giyilebilen giysi üretimini mümkün kılar). Günümüzde lifleri için alpaka üretimi, giderek büyüyen bir yetiştiricilik alanı haline gelmiştir. 

Alpaka Barınakları

Alpakalar doğal koşullarda, deniz seviyesinden çok yüksekte soğuk, rüzgâr, kar ve don gibi çevre şartlarına aşina olan hayvanlardır. Peru’da yetiştiricilik genellikle barınakta yapılmamaktadır. Ancak alpakaları yırtıcı hayvanlar ve olumsuz çevre koşullarından korumak için barınaklar gereklidir. ABD’de ise açık sundurma şeklindeki barınaklarda alpaka yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Bir alpaka barınağının dış ve iç görünümü

Barınaklar yeterli büyüklükte olmalıdır. Alpaka barınaklarında betonun aksine çakıl en iyi zemin kaplama malzemesidir. Yemliklerin yaklaşık 45-50 cm. yükseklikte olması alpakaların yemi daha kolay tüketebilmeleri için idealdir. Barınakların içerisinde hayvanların devamlı temiz suya ulaşabilecekleri suluklar bulunmalıdır. Barınağın yan duvarları şiddetli rüzgârı engelleyecek yapıda olmalıdır. Çatının yerden yüksekliği ise 3,5 ila 5 metre olmalıdır. Barınak tabanına altlık olarak saman serilmesinde fayda vardır. Tüm yönleri kapalı olan barınaklarda yeterli havalandırma ve aydınlatmanın sağlanmasına dikkat edilmelidir.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönderme