Alabalık yetiştiriciliği - Onur Çelikörs
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Alabalık yetiştiriciliği


Alabalık; soğuk, berrak ve oksijence zengin akarsu, göl ve diğer su kaynaklarında yaşayan bir tatlı su balığıdır. Dünyada ve Türkiye'de su kaynaklarında birçok alabalık türü bulunmaktadır. Bunlar; alp, kahverengi, deniz, kaynak ve gökkuşağı alabalığıdır. Bunlar arasında yetiştiriciliği en çok yapılan ve en çok ekonomik kazancı sağlayan tür gökkuşağı alabalığıdır. Gökkuşağı alabalığının; yüksek adaptasyon ve yemden yararlanma yeteneği, yapay yöntemlerle yumurta alımının kolaylığı, kuluçka süresinin kısa olması ve diğer alabalık türlerine kıyasla hastalıklara daha dayanıklı olması yetiştiricilikte tercih sebebi olmasını sağlar.

Alabalık Yetiştiriciliğinde Yer Seçimi

Alabalık işletmesi kurarken yer seçiminde birtakım kriterler göz önünde bulundurulmalıdır. Alabalık işletmesi kurulacak arazide;
- İşletme için gerekli miktar ve nitelikte su bulunmalıdır.
- Toprak havuzlar inşa edilecekse, toprak suyu geçirmemelidir.
- Arazi mümkün olduğu kadar düz olmalıdır. Ancak suyun kendiliğinden akabilmesi için %0.2 eğimli olmasında yarar vardır.
- İşletme kurulacak yerlerde üretimi olumsuz etkileyecek madencilik, orman işletmesi veya tarımsal üretim faaliyetleri bulunmamalıdır.
- Yerleşime açık yerlerde tesis kurulmamalıdır.
- Arazi, sel ve taşkınlara karşı korunaklı olmalıdır.
- Aynı kaynaktan başka üreticiler de yararlanıyorsa, su kullanımında birlikte hareket edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
- İşletme, pazara yakın ve ulaşıma açık olmalıdır.
- Elektrik imkanı bulunmalıdır.
- Yasal bir engel olmamalıdır.

Alabalık işletmesi kurulacak arazi seçimi doğru yapıldıktan sonra, mevcut suyun durumu da değerlendirilmelidir. İşletmenin ihtiyacı olan suyun debisi, kaynağın en düşük akış oranında olduğu Ağustos-Eylül ayları veya daha önceki yılların kayıtlarına göre hesaplanmalıdır. Eğer işletme yılda bir ton alabalık yetiştirmek istiyorsa Ağustos-Eylül aylarında en az 3-4 lt/sn'lik su girişine sahip olması gereklidir. Suyun debisi yeterliyse, suyun kimyasal özelliklerinin de belirlenebilmesi için ilgili bir laboratuvara analiz yaptırılmalıdır. Suyun pH'sı nötr ya da hafif alkali olmalıdır. Suyun sertliği özellikle yumurtaların açılması için önemli olduğundan 15-20 mg/lt'den yüksek olmamalıdır. Suyun sıcaklığı yetiştiricilik modeline göre değişmektedir. Örneğin; yavru üretimine ağırlık verilecekse 8-11°C, semirtme amaçlanıyorsa 12-18°C olmalıdır. Suda çözünmüş oksijen, su sıcaklığına bağlı olarak değişmekte olup, en uygun çözünmüş oksijen seviyesi 8.5-9 mg/lt'dir.

Alabalık İşletmesinin Bölümleri

Bir alabalık işletmesinde;
• Kuluçkahane,
• Alabalık havuzları,
• İşletme binası olmak üzere üç ana bölüm bulunur.

Kuluçkahane binası bir alabalık tesisinin beynidir. Kuluçkahanede sağım yeri, yavru çıkış ve ön besleme yalakları veya inkübatörler bulunur. Kuluçkahane çıkış yalakları çok büyük olmamalıdır, 3.0 x 0.5 x 0.25 m. ebadında olması yeterlidir. Kuluçka yalaklarına döllenmiş yumurta ya da keseli larvaların korunması için 30 x 40 x 10 cm. veya 30 x 50 x 10 cm. ebatlarında tablalar yerleştirilir. Tablaların yan tarafları kapalı, altları göz açıklığı 1.5-2 mm'lik telle kaplı olmalı, tablalar arası kapaklarda su, alttan girip üstten çıkacak şekilde düzenlenmelidir. Kuluçka tablalarına yumurta konulurken tek sıra olmasına dikkat edilmelidir. Alabalık yumurtaları 3.5 ila 5.5 mm. çapında olduğundan 1 m²'lik yüzeye 40-60 bin adet yumurta konulabilir. Dikey kuluçka dolapları ise az yer kaplamaları ve kullanımlarının kolay olması nedeniyle tercih edilmektedir. Bunlar üst üste istiflenmiş plastik çekmecelerden ibaret olup, her bir dolapta 10-12 adet tepsi kullanılabilir. Bir dikey kuluçka dolabında 1.5-2 lt/dk debilik su ile yaklaşık 100 bin adet yumurta kuluçkaya alınabilmektedir.

Alabalık yetiştiriciliğinde kullanılan havuzlar

Alabalık havuzları, kullanma amacına ve mevcut imkanlara göre farklı malzemelerden yapılır ve farklı büyüklüklerde olabilir. Genelde küçük, dar ve uzun kanal şeklindeki havuzlar tercih edilir, ayrıca son yıllarda yuvarlak fiberglas havuzlar da kullanılmaktadır. Havuzların yapımında ana prensip; temizleme, yemleme ve hasada uygunluk olmalı, havuzların taban meyli binde bir dolayında olmalı, yan kenar meyilleri ise 1/1,5 olacak şekilde yapılmalıdır. Havuzların giriş ve çıkışları ayrı tutulmalı, bir havuzdan çıkan suyu tekrar kullanmaktan imkanlar dahilinde kaçınılmalıdır. Havuzlardaki mevcut su günde en az 4-5 defa tazelenecek şekilde planlanmalıdır.

Alabalık işletmesinde;
- Yavru büyütme havuzları,
- Damızlık havuzları ve
- Semirtme havuzları bulunmalıdır. Semirtme havuzları kendi içinde toprak havuzlar, fiberglas tank havuzları ve betonarme semirtme havuzları olarak sınıflandırılabilir.

İşletme binası ise bakıcıların kaldığı yer, yem deposu ve yem hazırlama bölümü ile alet ve ekipmanların konulacağı kısımlardan oluşur, ayrıca işletme binasında idari büro da yer alabilir. 

Alabalık Üretimi

En verimli alabalık anaçları 3 yaşındaki dişi damızlıklardır. Damızlık sürüsü 4-5 yaşına kadar kullanılsa da yaş ilerledikçe yumurta verimi ve kalitesi düşer. Dişi ve erkek balıkların karınlarını sıvazlamak suretiyle yumurta ve spermaların alınması işlemine sağım denilir. Anaç nitelikteki balıklar, özellikle sağım öncesi dönemde 6 ay iyi beslenmeli, aşırı yemlemeden de kaçınılmalıdır. Damızlıklar 1 m³'te iki alabalık bulunacak şekilde stoklanmalıdır.

Türkiye koşullarında alabalıklar çoğunlukla Kasım-Şubat ayları arasında yumurta verirler. Işık rejimi uygulamasıyla yılda birkaç kez yumurta alabilmek de mümkündür. Sağımdan bir ay önce erkek ve dişi balıklar ayrılmalıdır. Erkek ve dişiyi ayırmak oldukça kolaydır, dişilerin cinsiyet deliğinin etrafı kırmızılaşır ve karınları şişkinleşir. Erkeklerin ise vücutları yassı ve alt çeneleri kanca şeklinde yukarı doğru uzar. Sağım zamanının tam olarak tespiti için ayrılan dişi ve erkeklerde her hafta sperm ve yumurta kontrolleri yapılır. İyice olgunlaşmış olanlar sağıma alınırlar.

Damızlık alabalıktan bir görünüm

Anaçların vücut büyüklüğüne göre sağım bir ya da iki kişi tarafından gerçekleştirilir. Dişi balıkların cinsel açıklık çevresi bir havlu ile kurulanır. Sonra kuru bir kap içine önce dişi balıkların yumurtaları sağılır. Sağılan yumurtaların üzerine birkaç farklı erkeğin spermi sağılarak parmak ucu veya bir kaz teleği ile karıştırılır. Bu işlemden 5 ila 7 dakika sonra az bir su ilave edilerek tekrar karıştırılır. Bu işlemler yapılırken kapların üzeri kapatılarak yumurtaların ışık almaması sağlanır. 15-20 dakika bekledikten sonra yumurtalar temiz su ile yıkanır. Yıkama işleminden sonra yarım saat yumurtaların su alıp sertleşmesi için beklenir.

Ölü yumurtalar beyaz bir renk aldığı için canlılardan kolayca ayırt edilebilirler. Kuluçka eleklerine konulmadan önce ölü yumurtalar sifonlama yöntemiyle ile ayrılmalıdır. Yumurtalar döllendikten yaklaşık 28 saat sonra hassas döneme girdiğinden, yavru gözlerinin siyah noktalar şeklinde oluştuğu döneme kadar yumurtalarla oynamamak gerekir. Gökkuşağı alabalığında gözlenme süresi 14°C su sıcaklığında 14-15 gündür.

Sağılmış alabalık yumurtaları

Yumurtaların açılma süresi suyun sıcaklığına ve balık türüne göre değişiklik gösterir. Gökkuşağı alabalığı yumurtalarından yavru çıkışı 4.5-15°C'de 8-10 gün kadar sürer. Açılan yumurtadan çıkan yavrular bir müddet keseli halde yaşamlarını sürdürürler. Hassas dönemde ölü yumurtaları temizleme sırasında canlı yumurtalar zarar göreceği için yumurtalar gözlenene kadar periyodik olarak ilaçlama yapılarak, yumurtaların mantar ile kaplanmasına engel olunmalıdır. Bu amaçla 2 mg/lt dozda malahit yeşili ile bir saat süreyle iki günde bir ilaçlama yapılabilir. Ayrıca yumurtalar başka çiftliklerden alınmışsa veya anaçtan yumurta vasıtası ile yavrulara intikal edebilecek bazı rahatsızlıklara, engel olmak amacıyla yumurtalar kuluçka yerlerine alınmadan önce bir iodofor ile dezenfekte edilmelidir. Yumurtalar 10 dakika süreyle 1:300'lük wescodin veya 1:100'lük buffodin çözeltisine daldırılır. Gözlenmeden sonra bütün yumurtalar açılıp yavruların tamamı çıkana kadar (yaklaşık bir hafta) her gün ölü yumurtalar ve kabukları ortamdan uzaklaştırılmalıdır.

Yumurtaların tümü açıldıktan sonra keseli larvalar yalaklara yerleştirilmiş olan eleklere aktarılırlar. Yavrular su sıcaklığına bağlı olarak 3 ila 6 hafta besin keselerinden beslenirler. Bu dönemde yalaklar belirli aralıklarla temizlenip, ortamdaki ölü larva ve yumurta artıkları sifonlama yöntemiyle uzaklaştırılır. Zamanla besin kesesini tüketen yavrular yüzmeye başlayarak, eleklerin yanlarından yalağın içine geçerler. Bu andan itibaren yavrular su yüzeyine çıkarak hava keselerini doldurmaya ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle yalaklardaki su derinliğinin 10 cm'yi geçmemesi gerekir.

Yavrular suni yeme besin keselerini tamamen tüketmeden başlatılırlar. Çok ince halde toz yem baş ve işaret parmağı arasından nazikçe bırakılarak balıkların davranışı izlenir ve buna göre yemleme işlemine belli aralıklarla devam edilir. Erken dönemde yavrular mümkün olduğunca sık fakat az yemlenirler. Burada amaç, yavruların sindirim organlarının gelişimine uygun davranmaktır.

Yavrular yalaklara takriben m²'ye 10 bin adet dolayında stoklanır. Suni yeme alıştırılmış bir aylık yavrular semirtme tanklarına alınırlar. Tanklarda su debisi 1 lt/dk, stoklama oranı ise 25 kg/m³ düzeyinde olmalıdır.

Gökkuşağı alabalığının büyütülmesinde dikkat edilmesi gerekenler:

• Yavrulara ilk besleme döneminde vücut ağırlıklarının yaklaşık %10'u dolayındaki yem günde 8-10 kez sıklıkta verilir.

• Günlük verilecek yem miktarı, suyun sıcaklığına ve balığın büyüklüğüne göre ayarlanmalıdır.

• Değerlendirilmeyen yem atıkları ve balık atıkları günlük olarak ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Toz yemlemeden belli bir dönem sonra granül yavru yemleri kullanılır.

• Balıklar bir parmak boya ulaşınca (5-7 cm. boya veya 3-4 gr. ağırlığa geldiğinde) 2 mm'lik pelet yeme geçilmelidir. Balıkların boyu büyüdükçe yemin pelet boyutu da büyütülmelidir.

• Balıklar genç dönemde hızla büyüdükleri için belli  aralıklarla boylama ve seyreltme işlemine tabi tutulmalıdır.

• Gökkuşağı alabalığı suyun sıcaklığına bağlı olarak 9-15 aylık sürede pazar boyuna, yani 200-250 gram ağırlığa ulaşabilmektedir.

• Alabalıklar porsiyonluk boya ulaşınca, günlük yemleme sıklığı ikiye düşürülmelidir.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder