Açıkta sığır besiciliği - Onur Çelikörs

Açıkta sığır besiciliği


Sığırların etrafı çitle çevrili, kısmen veya tamamen açık bir alanda, yıl boyu tutulduğu besi yöntemine açıkta sığır besiciliği denilir. Bu yöntem yoğun besicilik yapılan ülkelerde çok yaygın kullanılmaktadır. Türkiye'de besicilerin hayvanların üşüyecekleri ve sağlıklı bir besi yapılamayacağı kanaati sebebiyle açıkta sığır besiciliği yeterli ilgiyi görmemektedir. Ancak yapılan araştırmalarda, kış aylarında dahi bu sistemde verimli besicilik yapılabileceği görülmektedir.

Neden açıkta sığır besiciliği tercih edilmeli?

Besicilik, tamamen ekonomik bir olaydır. Giderlerin düşük, gelirlerin yüksek olduğu işletmeler kârlı olabilirler. Bunun nedenle; sabit yatırıma mümkün olduğu kadar az para harcanarak işletme kurulmalıdır. Açık sistem besi işletmesi için harcanacak para, kapalı sistem için harcanacak paranın üçte biri oranındadır. Böylece, mevcut para ahır yerine daha fazla hayvan ve kaliteli yem almak için harcanabilir.

Açıkta sığır besiciliği nerede yapılabilir?

Öncelikle açık sistem sığır besiciliği tesisinin kurulacağı arazinin özelliklerini açıklayalım. Tesisin kurulacağı arazi; güney yönünde meyilli, sert zeminli, taşlı, kumlu, geçirgenliği yüksek olmalıdır. Bu tür araziler tarla tarımına uygun olmadıkları için, verimli arazilerden de tasarruf edilmiş olur. Eğer tesis kurulması planlanan arazi düz ise yaklaşık %7 eğim verilmelidir, böylece yağan yağışların göllenmesine engel olunur. Tesis, yol ve su kaynaklarına yakın olmalıdır. Kapasitesi büyük işletmeler için elektrik temini, makineleşme açısından göz önüne alınmalıdır.

Açıkta sığır besiciliği Türkiye'de yağışın çok fazla olduğu bölgeler hariç hemen her yerinde uygulanabilir. Yağışın fazla olduğu yerlerde yapı değişiklikleri uygulamak gerekir. Sıcak bölgelerde ise çoğu zaman gölgelikler yapmak yeterli olur. Kış döneminde besiye alınacak hayvanların, sonbahar aylarında işletmeye konulması son derece faydalıdır. Böylece, hayvanlar kış şartlarına alışarak, rahat bir besi dönemi geçirirler. Besiye başlar başlamaz, başta şap aşısı olmak üzere bütün sağlık önlemlerini almak gerektiği unutulmamalıdır.

Açık sistem besicilik tesisinin bölümleri nelerdir?

Açık sistem besicilik tesisinde şu bölümler bulunmaktadır:
• Padoklar (hayvanların bulunduğu bölümler)
• Yemlik ve suluklar
• Sundurma veya gölgelikler
• Servis yolu
• İşlem sahası
• Bakıcı evi
• Yem hazırlama alanı
• Kaba yem deposu
• Alet ve makine parkı
• Rampa


Padoklar; hayvanların beslemeye alındığı ve muhafaza edildiği bölümlerdir. Arazinin durumuna göre şekillendirilebilir. Padoklarda hayvan başına; yağışın az olduğu bölgelerde 7-10 m², yağışın fazla olduğu bölgelerde ise 20-30 m² alan hesaplanmalıdır. Padoklara yerleştirilecek hayvan sayısı, bölge pazar şartları göz önüne alınarak belirlenmelidir. Eğer hayvan temininde zorluk yoksa padoklar büyük planlanabilir. Padokların küçük yapılması yatırım maliyetini arttırır, ancak hayvanların işletmeye alınması ve bakımda kolaylık sağlar. Padoklara hayvanlar yerleştirilirken, ağırlıklarının birbirine yakın olmasına dikkat edilmelidir. İşletmede mümkün ise, hastalık gibi durumlarda kullanılmak üzere boş bir karantina padoğu bulundurulmalıdır.

Padoklarda yağışlı zamanlarda çamur problem olmaktadır. Çamur hayvanların ağırlık artışlarını etkileyen önemli bir faktördür. Bu sorun, doğru arazi seçimiyle, uygun eğimli padoklar yapılarak ve iyi drenaj sağlanarak çözülebilir. Birkaç besi dönemi sonunda sıkışan toprakla çamur problemi çözülür. Padoklarda kullanılacak çit; ucuz ve temini kolay demir, ahşap gibi her türlü malzemeden olabilir.

Yemlikler; hayvanların yem yedikleri bölümlerdir. Yemlikler; beton, sac, tahtadan sabit veya hareketli olarak yapılabilir. Yemlik boyu, her hayvan için 30-40 cm. olacak şekilde hesaplanır. Yemlik genişliği, 50-60 cm. kadar olmalıdır. Yemliklerin üzerinde hayvanların boylarına göre ayarlanabilen hareketli bir mekanizma yapılması uygun olur. Bu şekilde, değişik boylarda alınan hayvanlara göre ayarlama yapılabilir. Yemlik yerlerini, işgücünden tasarruf ve yemleme kolaylığı için, servis yolunun kenarına yapmak faydalı olur. Eğer yapılan yemlikler yeterli olmazsa, padok çitleri kenarlarına da konulabilir.

Suluklar; beton veya saçtan yapılabilir. Kış aylarında donmayı önleyecek tedbirler alınmalıdır. Bunun için özel imal edilmiş donmaz suluklar kullanılarak sorun giderilebilir. Bir besi sığırının günlük su ihtiyacı 25 litre kadardır. Günde bir-iki defa su verilerek, asla verimli bir besicilik yapılamaz. Bu nedenle sulukta daima temiz su bulunmalıdır. Sulukların etrafı, hayvanlar tarafından çokça kullanılmaktadır ve sürekli çamur olmaktadır. Bu bölümlerin etrafını beton bir zemin ile çevrelemekle problem çözülebilir.

Sundurma ve gölgelikler; genelde yemlikler üzerine gelecek şekilde inşa edilmektedir. Bu şekilde yem, yağan yağışlardan korunur. Hem de hayvanlara güneşli ve sıcak zamanlarda gölge bir alan sağlanmış olur. İşletmenin kurulduğu bölgede yaz sıcaklık ortalaması 30°C'nin üzerinde ise, gölgelik alanının büyük tutulması faydalı olur. Gölgelik için kullanılacak malzemeler, temini kolay ve ucuz olmalıdır. Bunlar; galvanizli sac, ağaç dalları veya kamış gibi malzemeler olabilir. Gölgeliklerin eğilimleri, padokların dışına gelecek şekilde yapılırsa yağışların padok içinde birikmesi önlenir.

Servis yolu; hayvanların yemlenmesinde, işlem sahasına hayvanların götürülmesinde padoklar bu bölüme bitişik yapılır. Servis yolunun genişliği en az traktör ile girilebilecek kadar olmalıdır. Böylece, gerektiğinde traktörle yemleme yapıldığında veya padokların temizliği sırasında kolaylık sağlar. Padokların kapıları, servis yolu genişliğinde yapılmalıdır. Böylece; padoktan çıkacak veya girecek hayvanlar, istenilen bölüme doğru rahatça götürülebilirler.

İşlem sahası; toplanma bölgesi, kantar ve sıkıştırma kutusunun bulunduğu alandır. Toplanma bölgesi, ortasında hareketli bir kapı bulunan, etrafı saclarla çevrili, silindirik bir yapısı olan bölümdür. Bu bölüm, hayvanlara uygulanacak bakım ve kontroller sırasında kolaylık sağlar. Toplanma bölgesi çok sık kullanılacağından zemini beton yapılabilir. Toplanma bölgesinin giriş veya çıkış tarafında müsait olan bir yere, bir dezenfekte çukuru yapılması faydalı olur. Böylece hayvanların ayak temizlikleri de yapılmış olur.

Sığır işlem sahasında bulunan özel kantar ile hayvanların periyodik olarak tartıları yapılır. Böylece gelişme durumları takip edilerek, doğru bir besleme programı uygulanabilir. Sıkıştırma kutusu ise tek kanadı hareketli bölümdür. Bu bölüme giren hayvanlar. hareketli kanat vasıtası ile sıkıştırılır. Böylece hayvanlar üzerinde her türlü sağlık kontrolleri ve aşı uygulamaları kolayca yapılabilir.

Bakıcı evi; işletmede sürekli olarak bakıcı bulunacağı düşünülerek inşa edilmelidir. Bu ev işletmeye hakim konumda olmalıdır. Yem hazırlama ve depolama bölümü üzerine, üst kat olarak yapılması çoğu zaman uygun olur.

Yem hazırlama alanında; hayvanların ihtiyacı olan yem hazırlanır ve depolanır. Eğer kullanılacak ise, yem kırma ve karıştırma makineleri de bu bölüme konulabilir. Bu bölümün zemininin beton olması kullanım kolaylığı sağlar. Ayrıca, depolanan yemin rutubetten korunması sağlanır.

Kaba yem deposu (samanlık); işletmenin kaba yem ihtiyacının depolandığı bölümdür. Büyük inşaat maliyeti gerektiren depolar yerine, kaba yemin balyalanarak depolanması daha uygundur. İşletmenin herhangi bir yerine beton zemin üzerinde balyalanan kaba yem depolanır. Böylece hem alandan hem de paradan tasarruf edilmiş olur. İşletmenin maddi durumuna bağlı olarak basit bir çatı ile üzeri örtülebilir.

Alet ve makine parkında; işletmedeki hayvanların yiyeceği yemin hazırlanması için kullanılan alet ve makineler bulunur. Bunlar; yem kırma, yem karıştırma ve yem dağıtmada kullanılan alet ve makinelerdir. Bu işlemlerin hepsini birden yapabilen ve traktör arkasında çekilebilen makineler de mevcuttur. Ancak, işletmenin maddi imkanları bu tip makineleri almaya uygun değilse her bir alet ayrı ayrı alınabilir.

Rampa; hayvanların işletmeye giriş ve çıkışlarında, indirme ve bindirme işlemleri için kullanılır. Sabit olarak yapılabileceği gibi, hareketli olarak da imal edilebilir.
Yayını paylaş:
author

Hakkımda

Ben Veteriner Hekim Onur Çelikörs, 1989 yılında Ankara'da dünyaya geldim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 2011 yılında mezun oldum ve yüksek lisansımı 2014 yılında Zootekni Anabilim Dalı'nda tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanı aldım. Askerlik görevimi yerine getirdikten sonra, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde başladığım Veteriner Hekimliği eğitimimi 2020 yılında tamamladım. Bu web sitesinde hayvan sağlığı ve hayvansal üretim konularında yazılarımı yayınlıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönderme