Onur Çelikörs | Veteriner Hekim
Kedi Köpek Süt Sığırı At

Kediler ve köpekler için aşı takvimi

Kediler ve köpekler için aşılama, evcil dostlarımızın enfeksiyöz hastalıklardan korunması için en güvenli ve ucuz yöntemlerden biridir.

Yavru kedi ne zaman eve getirilebilir?

Bu dünyada yavru kedilerden daha sevimli bir şey olabilir mi? İlginç tuhaflıkları ve minik miyavlamaları onları eve götürmek isteyen kedi severler için karşı konulmaz kılıyor.

Köpek besleme ilkeleri ve mama seçimi

Köpekleri daha doğru beslemek için her gün yeni şeyler öğrenmeye devam ediyoruz. Yaklaşık 40 yıl önce sadece et ile köpeklerin sağlıklı şekilde beslenebilecekleri düşünülüyordu.

Kedi ırkları: British shorthair

British Shorthair, kısa, yoğun ve su geçirmez tüylere, kalın bacaklara ve küt uçlu bir kuyruğa sahip, güçlü görünümlü büyük bir kedidir.

Kuş eğitimi için 5 temel öneri

Daha önce bir köpek sahibi olduysanız, muhtemelen ona otur, kalk ve gel gibi tüm temel bilgileri öğreterek eğitim verdiniz. Evcil kuşunuz için de aynısını yapmanız gerektiğini biliyor muydunuz?

Sığırlarda lenf yumrularının palpasyonu

Lenf yumruları (lymphonodi, nodi lyphatici) vücudun belirli bölgelerinde yer alan, ortalama 1-2 cm. uzunluğunda, yuvarlak ya da fasulye şeklindeki oluşumlardır.

Sığırlarda suni tohumlama

Hayvansal üretimin artırılmasının bugün için geçerli iki yolu vardır. Bunlar; birim başına düşen verimi artırmak ve yüksek verimli ırkların devamlılığını sağlamaktır.

Kobay (Gine domuzu) yetiştiriciliği


Gine domuzu olarak bilinen Cavia porcellus, tıknaz, birçok renkte ve şekilde tüyleri olan evcil bir kemirgendir. Gine domuzlarının evcilleştirilmemiş atalarının yurdu Orta ve Güney Amerika’dır. Tüm Güney ve Orta Amerika’da yayılım gösterirler. Yabani kobay, mara (pampa tavşanı), kapibara (su domuzu) gibi türlerden oluşan kobaygiller, kemirgenler arasında en geniş aileyi oluştururlar.

Gine domuzları başlangıçta et kaynağı olarak evcilleştirilmişlerdir ve hala dünyanın bazı bölgelerinde tüketilmektedirler. Yaklaşık on bin yıl öncesine tarihlenen ilk evcil Gine domuzu kemikleri Peru’da bulunmuştur. Özellikle İnka döneminde evcil kobayların yetiştirilmesi iyice yayılmıştır. İspanyolların Güney Amerika’yı keşfetmeleriyle beraber evcil kobaylar Avrupa’ya taşınmaya başlanmıştır. Zamanla Avrupa’da ve tüm dünyada evlerde beslenen popüler bir hayvan haline gelmiştir.

Gine domuzları üzerinde biyolojik deneyler 17. yüzyıldan beri yapılmaktadır. Bu hayvanlar, 19. ve 20. yüzyıllarda model organizmalar olarak o kadar sık kullanılmıştır ki, bir insan deneğini tanımlamak için kobay sıfatı kullanılmaya başlanmıştır. İnsan tıbbında; diyabet, tüberküloz, skorbüt ve gebelik komplikasyonları gibi konuların araştırılmasında kullanılmaktadır.

Kobayların Özellikleri

Kobaylar büyük sayılabilecek kemirgenlerdendir. Yaygın evcil ırkları gelişimlerini tamamladıklarında 700 ila 1.200 gram ağırlığa ve 20 ila 25 cm uzunluğa ulaşabilmektedir.  Normal vücut sıcaklıkları 39°C ila 40°C arasındadır. Nabız sayıları dakikada 250 atım kadardır. Östrus döngüleri 13 ila 25 gün, gebelikleri 59 ila 72 gün sürer.

Ömürleri ortalama dört ila beş yıldır, ancak sekiz yıla kadar yaşayabilirler. Gine domuzlarının ön ayaklarının her birinde 4, arka ayaklarının her birinde 3 parmak (parmak) bulunur. Her parmağın çok keskin bir pençesi vardır. Arka bacakları ön bacaklarından daha uzundur. Dış kuyrukları yoktur. Çoğu kobayın kürkü bulunmakla birlikte, çoğunlukla laboratuvarlarda tercih edilen Skinny pig gibi tüysüz ırkları ve Texel gibi uzun kürklü ırkları da bulunmaktadır.


Erkek ve dişi kobaylar, genel boyutları dışında görünüş olarak farklılık göstermezler. Anüsün konumu her iki cinsiyette de cinsel organlara çok yakındır. Hayvanların cinsiyet ayrımları genç yaşta eğitimli biri tarafında yapılmalıdır. dişilerin cinsel organları, bir vulvar flepten oluşan "Y" şeklinde bir konfigürasyondadır. Erkek cinsel organlarına bakıldığında penis ve anüs benzer bir şekil oluşturur, ancak genital bölgenin çevresine basınç uygulanırsa penis dışarı çıkacaktır.

Gine domuzları, yiyeceklere giden karmaşık yolları öğrenebilir ve öğrenilen bir yolu aylarca doğru bir şekilde hatırlayabilirler. Hamster ve sıçanların aksine, kobaylar çoğunlukla gündüzcüdür; yani genellikle gündüzleri uyanıktırlar ve geceleri uyurlar. Küçük engelleri atlayabilirler ancak yükseğe zıplayamazlar. Çoğu zayıf tırmanıcılardır ve çevik değillerdir. Kolayca irkilirler ve tehlikeyi hissettiklerinde ya uzun süre olduğu yerde donarlar ya da saklanmak için hızlı hareketlerle koşarlar. Islanmayı sevmezler ve nadiren banyoya ihtiyaç duyarlar. Birçok kemirgen gibi, kobaylar da düzenli olarak kendi kendilerini tımar ederler. Tımar sırasında gözlerinden süt beyazı bir madde salgılanır ve saça sürülür. Genellikle birbirlerinin saçlarını da çiğnerler, ancak bu, sosyal bir jestten ziyade grup içinde hiyerarşi kurmanın bir yoludur.

Kobayların Bakımı

Kobaylar geniş alanlara ihtiyaç duyarlar. Bu sebeple kafeslerinin mümkün olduğunca büyük olması gerekir. Mağazalarda satılan çoğu kafes, yeterli büyüklükte değildir. Ayrıca son dönemlerde, özellikle Almanya’da kobayların bahçelerde geniş ve korunaklı alanlarda beslenmeleri gittikçe popülerleşmektedir. Kışın ve soğuk havalarda dışarıda tutulmaları sakıncalıdır çünkü çok çabuk üşütüp ölebilirler. Gine domuzları 18°C ila 23°C arasındaki dar sıcaklık aralığında kendilerini rahat hissederler. Ayrıca düşük bağıl nem (%50'nin altında) tercih ederler. Yazın fazla güneşte bırakılmamalıdır, 29°C üzerindeki sıcaklıklara maruz kaldıklarında sıcak çarpması gelişebilir.

Kobay kafeslerinin zeminleri, evcil hayvan mağazalarında satılan küçük evcil hayvanlar (tavşan, kemirgen ve sürüngenler) için üretilen talaşla doldurulur. Gazete kâğıdı çok çabuk ıslanıp, geç kuruduğu için hijyenik değildir; bakteri üremesine sebep olur. Bu sebeple hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir. Ayrıca kafeste, kobayların diledikleri zaman içlerine girip uyuyabilecekleri ya da saklanabilecekleri ağaç kavukları ve yuvalar olması gerekir. Kobaylar her gün en az bir saat serbest bırakılmalıdır. Serbest bırakıldıkları odalarda kablolara ve zehirli çiçeklere dikkat etmek gerekir.

Birden fazla kobay beslemek, evcil hayvanınız için arkadaşlık sağlar. Sadece aynı cinsiyetten kobayları beslemek çiftleşmelerini engeller. Erkek kobayları bir arada tutmayı planlıyorsanız, ya kısırlaştırılmalı ya da annelerinden sütten kesilmeden önce birbirleriyle tanıştırmalısınız. Bu, kavgayı önlemeye yardımcı olacaktır. Gine domuzları, diğer evcil hayvanlarla temasa geçerlerse panikleyebilir veya strese girebilirler, bu nedenle köpeklerden, kedilerden ve diğer hayvanlardan ayrı tutulmaları gereklidir. Bu aynı zamanda bulaşıcı hastalıkların yayılmasını da önlemeye yardımcı olacaktır.


Gine domuzlarının tırnaklarının düzenli düzeltmesi gereklidir. Küçük yaştan başlayarak, küçük hayvan veya insan tırnak makası kullanarak tırnakları kesilmelidir. Kanama ve ağrıya neden olmadan dikkatlice kesmeye dikkat edilmelidir. Tırnağa parlak bir ışıkla bakmak, kan damarlarının bulunduğu canlı dokuyu görmeye yardımcı olur.

Kobayların Beslenmesi

Evcil kobaylar tamamıyla vejetaryen olup, ot, tohum, meyve, sebze, kök ve dallarla beslenirler. Birçok evcil hayvan mağazasında satılan hazır kobay yemleri tohumlardan, preslenmiş ot ve baharatlardan oluşur. Ayrıca fıstık ya da çekirdek gibi kuruyemişler de bu yemler içinde yer alır.

Kobaylar, tıpkı insanlar gibi C vitaminini kendi vücutlarında üretemezler. Bu sebeple kobaylara verilmesi gereken hazır yemlerde kesinlikle C vitamini takviyesi bulunması gerekir. Ayrıca zaman zaman domates ya da maydanoz gibi C vitamini açısından zengin meyve ve sebzelerle beslenmeleri gerekir. Kobaylar günlük lif ihtiyaçlarını otlardan karşılarlar. Kafeste her zaman ot, saman ve hazır yem bulundurulmalıdır. Ayrıca kemirgenler için özel üretilen suluklarda her daim temiz su bulunması gerekir.

Kobayların Üretilmesi

Dişi kobaylar 2 aylıkken (55 ila 70 gün) cinsel olarak olgunlaşır. Erkek kobaylar 2-3 aylıkken çiftleşebilirler. Bununla birlikte, hem erkekler hem de dişiler daha erken olgunlaşabilir ve doğurgan olabilirler. Üreme genellikle dişi kobayların ömrünü kısaltır. Dişi bir kobayın 8 aylık olduktan sonra ilk kez üremesi, 2 kasık kemiği arasındaki sert fibröz kıkırdaktan oluşan bir eklemin sertleşmesi nedeniyle oldukça tehlikeli olabilir. Daha önce hamilelik olmadan tam erişkinliğe ulaşan dişi kobaylar, yavrularını normal şekilde doğuramayabilir. Sezaryen, kobaylarla deneyimi olan bir veteriner hekim tarafından yapıldığında bile nadiren başarılıdır.

Kobayların kısırlaştırılması küçük hayvanlarla uğraşma konusunda deneyimli bir veteriner tarafından yapılabilir, ancak ameliyat riskler taşır. Kobaylar genellikle ameliyata, anesteziye veya yabancı bir ortamda tutulmaya iyi tepki vermezler. Çiftleşmeyi önlemenin en güvenli, en kolay ve en ucuz yolu erkek ve dişi kobayları ayrı ayrı barındırmaktır.


Yeni doğan kobaylar yaklaşık 100 gram ağırlığındadır. Bu kadar küçük bir boyutta bile tüyleri vardır ve sizi gördüklerinde kaçabilirler. Annenin, yenidoğanları yaklaşık 3 haftalık olana kadar emzireceği bir çift meme bezi vardır. Yavru kobaylar başlangıçta annelerini emerler, ancak 2 gün içinde katı yiyecekleri (nemli peletler gibi) kemirebilirler. Yaklaşık 170 grama ulaştıklarında, yavrular emmeyi bırakırlar ve ebeveynleri ile aynı yiyecekleri yerler.

Yavru kobayları 2 ila 3 haftalık olduklarında dikkatli bir şekilde ele almaya başlamak önemlidir. Bu, genç kobayların insanlarla bağ geliştirecekleri ve tutulmayı kabul etmeyi öğrenecekleri dönemdir.

Hastalık Belirtileri

Gine domuzlarının genel sağlık kontrolleri günlük olarak yapılmalıdır. Bu, evcil hayvanınızla düzenli olarak özel bir zaman geçirmenizi sağlar. Ayrıca evcil hayvanınızı olası cilt problemleri, yaralanmalar, ani kilo alıp verme, diş problemleri ve diğer sağlık sorunları için kontrol imkanı sunar. Bir kobayın hasta olduğunun bazı belirtileri; iştahsızlık, kilo kaybı, kambur duruş, anormal yürüyüş veya topallama, alışılmadık derecede zayıflık veya anormal derecede büyük bir göbek, tüy tabakasının kıvamında bir değişiklik veya nefes almada zorluktur. Hasta kobayların enerjisi azalmış olabilir ve seslere, dokunmaya tepki vermeyebilir.

Kobaylar için en yaygın sağlık sorunları öncelikle akciğerleri veya sindirim sistemini etkiler. Hasta bir kobayda; ishal, gözlerden veya burundan bir akıntı görülebilir. Diş problemleri de yaygındır, bu nedenle ağzında salya, aşırı büyümüş dişler veya şişlik olup olmadığı kontrol edilmelidir. Ayrıca evcil hayvanınızın kulaklarında tahriş olup olmadığını kontrol etmeli, ayaklarında yara veya tırnaklarında kırık olup olmadığı incelenmelidir. Bu küçük hayvanlar hızla hastalanabilir ve sorunu hemen tespit edip tedavi etmek kritik olabilir. Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, veteriner hekime danışmak en doğrusudur.

Veteriner hekim e-reçete talimatı ve kılavuzu


Veteriner Hekim E-reçete Talimatı ve Kılavuzu *

Bu Kılavuz, ülkemizde hayvan sağlığı alanında kullanılan beşeri tıbbi ürünler dâhil olmak üzere tüm reçeteye tabi veteriner ilaçların izlenebilirliğini sağlamak, veteriner hekimlerin hayvan sağlığı alanında gerçekleştirdikleri faaliyetleri sonucunda oluşan verileri kullanarak; gıda güvenliğini temin etmek, hayvan hastalık ve zararlıları ile etkin bir mücadele gerçekleştirmek amacıyla veteriner hekim reçetelerinin elektronik ortamda düzenlenmesini ve bu amaçla gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili tarafların yükümlülüklerini, rollerini belirlemeyi amaçlamaktadır.

Veteriner hekimlerin reçete düzenlemesine ilişkin hususlar 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun’un ilgili maddelerinde belirlenmiş ve 5996 sayılı Kanuna dayanılarak 24/12/2011 tarih ve 28152 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelikle veteriner tıbbi ürünlerin üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, ambalajlanması, etiketlenmesi, tanıtımı, nakliyesi, depolanması, reçeteli ya da reçetesiz satışı, izin verilmesi, kontrolü ve teminine ilişkin esaslar belirlenmiştir.

Yönetmeliğin 47'inci maddesinde perakende satış yeri kayıtları, 48'inci maddesinde reçete ile ilgili esaslar belirlenmiş olup 48'inci maddenin 1'inci fıkrasında "herhangi bir ürünü veya terkibi hayvana uygulayan ya da uygulanmasını tavsiye eden veteriner hekimin gerektiğinde söz konusu durumu belgelemek üzere reçete düzenlemesi ve hayvanla ilgili kişiye vermesi ve kaydetmesi gerektiği 2'nci fıkrasında ise "Veteriner hekim reçetesinde asgari bulunması gerekli bilgilere ilişkin hususlar" açıklanmıştır.

Veteriner tıbbi ürünler hayvan sağlığı ve hayvan refahının temin edilmesinin yanı sıra toplum sağlığı ve çevresel etkileri nedeniyle kritik öneme sahiptirler. Bu nedenle, veteriner tıbbi ürünlerin üretiminden son kullanımına kadar tüm süreçlerinde ve hatta kullanımı ve kullanımı sonrasında hayvanlar, gıdalar ve çevresel etkileri bakımından izlenmesi gerekmektedir. Veteriner tıbbi ürünler arasında ise özellikle reçeteye tabi veteriner ilaçlarının her aşamasında izlenebilirliğinin temin edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu sebeple, bu Kılavuz reçeteye tabi veteriner tıbbi ürünleri tavsiye eden veteriner hekimlerin düzenlemek zorunda oldukları veteriner hekim reçetesinin elektronik ortamda düzenlenmesi amacıyla oluşturulan E-Reçete Uygulaması ile ilgili olarak tarafları, tarafların sorumluluklarını, E-Reçete Uygulamasının kullanıcıları ve sisteme kayıt edilmesini, E-Reçete düzenlenmesinde izlenecek yolu, E-Reçetenin perakende satış noktaları tarafından görülerek reçeteye tıbbi ürünlerin satılabilmesini, E-Reçete düzenleyen veteriner hekimler ile perakende satış noktalarının kontrolüne dair prosedürleri belirlemeyi amaçlamaktadır.

(*) Not: Veteriner Hekim E-reçete Talimatı ve Kılavuzu'nun tamamını görüntülemek için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.

Veteriner hekim muayenehane ve poliklinik yönetmeliği uygulama talimatı


Veteriner Hekim Muayenehane ve Poliklinik Yönetmeliği Uygulama Talimatı *

Bilindiği üzere, 5996 sayılı Kanuna göre yayımlanan Veteriner Hekim Muayenehane ve Poliklinik Yönetmeliği, 15 Ekim 2011 tarihli ve 28058 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmeliğin amacı, veteriner hekimler tarafından açılmış veya açılacak olan muayenehane ve polikliniklerin sahip olması gereken asgari teknik, hijyen ve sağlık şartları ile bu yerlerin açılma, çalışma ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Yönetmeliğin uygulanmasında aksaklıklara meydan verilmemesi amacıyla aşağıdaki hususlara uyulması gerekmektedir.

1- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve 657 sayılı Kanuna tabi çalışmayan veteriner hekimler bu Yönetmelik hükümlerine uyarak muayenehane veya poliklinik açabilir, bu gibi yerlerde çalışabilirler. 

2- Yabancı ülke veteriner fakültesinden diploması olan veteriner hekimler, 6/11/2010 tarihli ve 27751 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği hükümlerine göre, Yüksek Öğretim Kurumundan denklik belgesine sahip olmaları gerekmektedir. 

3- Muayenehanelerde en fazla üç veteriner hekim çalışabilir. Çalışan veteriner hekimler şirket kurarak yada aralarında iş akdi yaparak bir araya gelirler. Birden fazla veteriner hekimin çalıştığı muayenehanelerde bir kişi sorumlu veteriner olmak zorundadır. Ruhsat almak için yapılan müracaatta sorumlu veteriner hekimin kim olduğu mutlaka belirtilmelidir. Ortaklardan bir veteriner hekime sorumlu veteriner hekim belgesi, sorumlu veteriner hekim dâhil her veteriner hekime de ayrı ayrı çalışma izin belgesi düzenlenir.

4- Polikliniklerde en az dört veteriner hekim çalışabilir. Bir veteriner hekim, kendisi sorumlu veteriner hekim olmak şartıyla en az üç veteriner hekimle iş akdi yapabileceği gibi, bir araya gelmiş en az dört veteriner hekim, adi ortaklık kurarak ya da şirket ortaklarının tamamı veteriner hekim olmak şartıyla şirket kurarak poliklinik ruhsatı alabilirler. Ortaklardan bir veteriner hekime sorumlu veteriner hekim belgesi, sorumlu veteriner hekim dâhil her veteriner hekime de ayrı ayrı çalışma izin belgesi düzenlenir. 

Sorumlu veteriner hekim aynı zamanda Sorumlu Yöneticidir. 

5- Muayenehane veya poliklinik açmak isteyen veteriner hekimler, Yönetmeliğin 6. veya 9. maddesinde istenilen belgelerle beraber bir dilekçe ile Valiliğe müracaat ederler. Belgeler, il müdürlüğü hayvan sağlığı, yetiştiriciliği ve su ürünleri şubesince incelenir. Belgelerin tetkiki ve görevli veteriner hekimlerin mahallinde yaptıkları inceleme sonucunda bu Yönetmelik hükümlerine uygun bulunan yerlere, Valilik oluru ile il müdürlüğünce ruhsat verilir.

Muayenehane ve poliklinik ruhsatları Ek-1 ve Ek-2’deki örneğe uygun olarak il müdürlüğünce düzenlenir. Ruhsatlandırılmış muayenehane ve polikliniklere ait bilgiler Türk Vet kayıt sistemine kaydedilir. Ayrıca bağlı bulunulan Bölge Veteriner Hekimler Odasına da veteriner hekimin adı, adresi, ruhsat tarih ve numarası bildirilir.

Muayenehane ve polikliniklerde çalışan veteriner hekimlere düzenlenen  “Sorumlu Veteriner Hekim Belgesi” ile “Veteriner Hekim Çalışma İzin Belgesi”  iki nüsha halinde düzenlenecektir. Bu belgeler İl Müdürlükleri tarafından bilgisayar çıktısı şeklinde  basılacak ve doldurulacaktır. Düzenlenen bu belgelerden bir tanesi İl Müdürlüğünde muayenehane veya polikliniğe ait dosyada tutulacaktır.

6- Poliklinikler aynı il sınırı içinde poliklinik şubesi de açabilirler. Açılacak olan her şubede en az dört veteriner hekim olacaktır. Ruhsatlanmış olan bir polikliniğe bağlı bir şube açılacağı zaman; Yönetmeliğin 9. Maddesinde istenilen belgeler getirilir. İl Müdürlüğünce yerinde yapılan incelemelerde Yönetmeliğin 10. maddesinde istenen şartları yerine getiren poliklinik şubesine ayrı bir ruhsat düzenlenir. Ruhsatta poliklinik ismi aynen yazılarak yanına ( Şube-I ) ibaresi ilave edilir. Söz konusu şubede çalışan veteriner hekimlerden birisine sorumlu veteriner hekim belgesi, sorumlu veteriner hekim dâhil her veteriner hekime de ayrı ayrı çalışma izin belgesi düzenlenir.

 “Veteriner Hekim Çalışma İzin Belgeleri” ruhsatla beraber hasta sahiplerinin görebileceği yere asılır. Açılmış olan poliklinik şubeleri de ilgili mevzuatın gerektirdiği ölçüde poliklinik adına yapılan faaliyetlerden sorumludur.

7- Muayenehane ve poliklinikler Yönetmeliğin 7. ve 10. maddelerindeki asgari ve teknik şartlara uymak zorundadırlar.

8- Muayenehane ve polikliniklere ruhsat numarası verilirken; önce il trafik kodu, sonra muayenehanelere (M), polikliniklere (P) harfi yazılır, daha sonra ildeki ruhsat veriliş sırası rakam olarak yazılacaktır. Ruhsat numarası verilmiş polikliniklerin şubesi açıldığı zaman, bu şubeye verilecek olan ruhsat numarası poliklinikle aynı olacak sadece sonuna romen rakamıyla şube sayısı verilecektir.

9- Muayenehane ve polikliniklerde çalıştırılacak yardımcı personel istihdamı, Yönetmeliğin 13. Maddesine göre yapılacaktır. Yardımcı sağlık hizmetleri personeli çalıştırılması durumunda, sorumlu veteriner hekimler, il müdürlüğüne bir dilekçeyle başvurarak yardımcı sağlık hizmetleri personelinin diploma veya mezuniyet belgesinin aslı ya da onaylı örneğini, aralarında yaptıkları imzalı protokolün bir nüshasını iki resimle birlikte ibraz ederler. 

Yardımcı sağlık hizmetleri personeliyle yapılan iş akdi noter tasdikli olur. Çalıştırılan her yardımcı sağlık hizmeti personeli için iki nüsha “Yardımcı Sağlık Hizmetleri Personeli Çalışma İzin Belgesi” düzenlenecektir. Bu belgelerden bir tanesi İl Müdürlüğünde muayenehane veya polikliniğe ait dosyada diğeri ise işyerinin dosyasında bulundurulacak, istenildiği taktirde denetim elemanlarına gösterilecektir. Sağlık hizmeti dışındaki yardımcı personel için çalışma izin belgesi düzenlenmeyecektir. 

10- Yardımcı Sağlık Hizmeti Personeli olarak tanımlanan personel unvanları aşağıda açıklanmıştır;

Veteriner sağlık teknisyeni: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Tarım Meslek Lisesi veteriner sağlık bölümü ile daha önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı olan Veteriner Sağlık Meslek Lisesi, Hayvan Sağlığı Memurları Okulu, Hayvan Sağlığı Memurları Meslek Lisesi okullarından herhangi birinden mezun teknisyenleri,

Veteriner sağlık teknikeri: Lise öğrenimi üzerine iki yıl süreli "Veteriner Sağlık Önlisans" programlarından mezun olan teknikerleri,

Sağlık teknikeri: Meslek Yüksek Okullarının Sağlık Programları Bölümünde yer alan Hayvan Sağlığına yönelik programlardan mezun olan teknikerleri,

Laborant: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Tarım Meslek Lisesi Laborant Bölümü ile daha önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı olan Hayvan Sağlık Memurları Meslek ve Laborant Meslek Lisesi mezunları ve Meslek Yüksekokullarının Sağlık Programları Bölümünde yer alan Veteriner Laboratuvar hizmetlerine yönelik programlardan mezun olan teknikerleri,

11- Muayenehane ve Polikliniklerde bulundurulacak alet ve malzemeler, Ek-3 ve Ek-4’de belirtilmiştir.

12- Ruhsat almış muayenehane ve poliklinikler; veteriner sağlık ürünleri, veteriner biyolojik ürünler ile karma yem, mineral yem ve yemlik preparat gibi ürünler için, Bakanlıkça belirtilen esaslar doğrultusunda işlem yapmakla yükümlü olup, bu konulardaki mevzuat hükümlerinde istenilen şartlar, “Veteriner Hekim Muayenehane ve Poliklinik Yönetmeliği” hükümlerine ilave olarak yerine getirilecektir.   

13- Muayenehane veya poliklinik açmış veteriner hekimler; Yönetmeliğin 17 nci maddenin (b) bendinde bahsedilen, hayvanın cinsi, kulak numarası, durumu, sahibinin adı adresi, teşhisi ve hayvana uygulanan işlemler ile verilen ilaçlara ait bilgileri içeren “Muayene Kayıt Defterini”  bulundurmak ve düzenli olarak tutmakla yükümlüdür. Veteriner hekimlerin isteğine bağlı olarak, muayenehane veya poliklinik bünyesinde bilgisayar ortamında tutulan kayıtlarda da Yönetmelikte istenilen bilgilerin bulundurulması zorunludur. 

14- Muayenehane ve polikliniklerde tabela uygulaması Yönetmeliğin 18 inci maddesinde açıklanmıştır. Muayenehane ve polikliniklerde, sadece ruhsatta belirtilen isim yazılı bir dış tabela asılır. Tabelada, ruhsatta verilen isimden sonra mutlaka muayenehane veya poliklinik ibaresi bulunacaktır. İş yerinin birden fazla cephesi varsa en fazla iki cephesinde bu tabeladan asılabilir. 

Sadece birden fazla veteriner hekimin bulunduğu muayenehaneler ile polikliniklerde çalışan veteriner hekimlerin isimlerini varsa uzmanlıklarını ve telefon numarasını gösterir ayrı bir tabela da asılabilir. Bu tabela dış tabelanın yanına veya polikliniğin girişine asılabilir. Bu tabelanın yüzey alanı dış tabeladan büyük olamaz. 

Muayenehane ve polikliniklerin dış cephesinde bu tabeladan başka bir tabela veya camlarında her ne şekilde olursa olsun yazı, ilan ve reklam benzeri ibare bulundurulamaz. 

15- Muayenehane veya poliklinik açacak veteriner hekimler, Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından yapılacak hizmet içi eğitimi programına katılıp belge almak ve bu belgeyi ruhsat alma aşamasında ibraz etmek zorundadırlar. Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte, bir önceki Yönetmeliğe göre ruhsatlı olan muayenehane veya poliklinikte çalışan veteriner hekimler Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren iki yıl içinde eğitime katılıp belge alacaklardır. 

Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte, bir önceki Yönetmeliğe göre ruhsatlı olan muayenehane veya poliklinik sahibi veteriner hekimler, adres değişikliği yapmaları durumunda, yine aynı ruhsat numarasıyla ruhsatlandırılır ancak yeni adreste açacakları işyeri 15 Ekim 2011 tarihli Yönetmelik hükümlerine uygun olmak zorundadır. Ruhsatlı veteriner hekimlerin, adres değişikliği sebebiyle ruhsat yenilenmesi durumunda ise Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren iki yıl içinde eğitime katılıp belge almaları gerekmektedir.

Ruhsatlı muayenehanesi veya polikliniği olan veteriner hekimler, Bakanlık ve Türk Veteriner Hekimleri Birliği Bölge Veteriner Hekimler Odası tarafından düzenlenerek, kendilerine katılma zorunluluğu tebliğ edilen eğitimlere katılmakla yükümlüdür. 

16- Ruhsatlı muayenehane ve polikliniklerin denetimleri, İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı, yetiştiriciliği ve su ürünleri şube müdürlüğünde görevli veteriner hekimler tarafından, Yönetmeliğin asgari teknik ve sağlık şartlarının sağlanması amacıyla yılda en az bir defa yapılacaktır. İl Müdürlüğü gerektiğinde ilçelerdeki denetim yetkisini ilçe müdürlüklerine de devredebilir. Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılacak denetimde kullanılacak form Ek-5’de verilmiştir.  

Ruhsatlı muayenehane ve polikliniklerde çalışan veteriner hekimler, meslek icrası yönünden 6343 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılmış olan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliği kapsamında, bağlı oldukları veteriner hekimler odası tarafından da denetime tabi tutulurlar. 

17- Muayenehaneyi veya polikliniği kapatmak ya da adres değişikliği yapmak isteyen veteriner hekimler ile Meslek Odaları tarafından meslekten men cezası almış veteriner hekimlerle ilgili Yönetmeliğin 21. Maddesine göre işlem yapılması gerekmektedir. 

18- Denetimler sonunda Yönetmelik hükümlerine uymayan durumların tespit edilmesi halinde uygulanacak idari yaptırımlar, Ek-5’de verilmiştir.  Uygulanacak idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için Vergi Usul Kanununa göre yeniden değerlendirme oranında arttırılarak uygulanır. 17 Kasım 2011 tarihli ve 28115 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca yeniden değerlendirme oranı 2011 yılı için % 10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilmiştir. 

19- Genel Müdürlüğümüzce 04.09.2003 tarihli ve 24778 sayılı yazımız içeriğinde belirtildiği üzere, ilinizde muayenehane veya poliklinik ruhsatı almış veteriner hekimlerin, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünce yayımlanan “İşyeri Açma İzni Harcı” konulu Genelgesi doğrultusunda iş yeri açma izni almak ve işyeri izni harcı yatırmakla yükümlüdürler.

20- Veteriner Hekimlerin, sahip oldukları diplomaları, veteriner hekim olmayan kişilere vererek hayvan sağlığı hizmetinin veteriner hekim olmayan bu kişiler tarafından verilmesi Kanunen yasaktır. Bu sebepten, muayenehane veya poliklinik açarak Bakanlığımızdan ruhsat almış veteriner hekimlerin, açmış oldukları işyerlerinde fiilen görev yapmaları gerekmektedir. Zaman zaman Bakanlığımıza gelen bilgilerden, veteriner hekimlerin Bakanlığımızdan ruhsat aldıktan sonra işyerlerini terk ederek burada yapılan hayvan sağlığına yönelik işlerin veteriner hekim olmayan kişiler tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. Bu gibi muvazaalı uygulamaların önüne geçmek için, denetimlerde veteriner hekimlerin görevleri başında olup olmadığına dikkat edilmesi, işyerinde görevi başında bulunamayan veteriner hekimlerle ilgili denetim sıklığının arttırılarak durumun yerinde tespit edilmesi ve veteriner hekimin işyerini başka bir kişiye bıraktığının tespiti halinde ruhsatın derhal iptal edilerek, işyerini kullanan kişi hakkında 6343 sayılı Kanunun 68. Maddesine göre işlem yapılması için Savcılığa suç duyurusunda bulunulması ve ruhsatta adı geçen veteriner hekim hakkında 6343 sayılı Kanunun ilgili maddesine göre işlem yapılması amacıyla Bölge Veteriner Hekimler Odasına derhal bildirilmesi gerekmektedir.

(*) Not: Veteriner Hekim Muayenehane ve Poliklinik Yönetmeliği Uygulama Talimatı'nın tamamını ve talimatın eklerini görüntülemek ve indirmek için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz.

Ev ve süs hayvanları üretim, satış, barınma ve eğitim yerlerine ilişkin yönetmeliğin uygulama talimatı


Ev ve Süs Hayvanları Üretim, Satış, Barınma ve Eğitim Yerlerine İlişkin Yönetmeliğin Uygulama Talimatı *

Bilindiği üzere, 5996 sayılı Kanuna göre yayımlanan Ev ve Süs Hayvanlarının Üretim, Satış, Barınma ve Eğitim Yerleri Hakkında Yönetmelik 8 Ekim 2011 tarihli ve 28078 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmeliğin amacı, ev ve süs hayvanlarının üretildikleri, alınıp satıldıkları, barındırıldıkları ve eğitim gördükleri yerlerin gerekli teknik ve sağlık şartları ile açılma, çalışma ve denetlenmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Yönetmeliğin uygulanmasında aksaklıklara meydan verilmemesi amacıyla aşağıdaki hususlara uyulması gerekmektedir.

1- Geçiş hükmü: Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce, ruhsatlı olarak faaliyet gösteren iş yeri sahipleri, 31/12/2012 tarihine kadar bu Yönetmeliğe uygun olarak çalışma izni almak zorundadır. Ruhsatsız çalışan işyerleri ile bu tarihe kadar başvuruda bulunarak çalışma izni almayan işyerleri hakkında 5996 sayılı Kanunun 36. Maddesinin (ı) bendine göre işlem yapılır.

2- Kapsam: Yönetmelik, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar için yerel yönetimler tarafından açılan bakımevleri ile hiçbir kazanç ve menfaat sağlamamak kaydıyla sadece insanî ve vicdanî amaçlarla sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen ve 24/6/2004 tarihli ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda öngörülen şartları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin açacağı bakımevlerini kapsamaz.

3- Kuruluş İzni: Yönetmeliğin 5. Maddesinde; kuruluş izni almak için işyeri sahibi tarafından gerekli belgelerle başvurulmasından sonra, belgelerin uygun bulunması halinde “Yer Seçim Komisyonu” tarafından yerinde inceleme yapılması hükme bağlanmıştır.

Yer Seçim Komisyonu, işyeri kurulacak yerlere uygunluk onayı veren Bakanlığımız hayvan sağlığı, yetiştiriciliği ve su ürünleri şube müdürü veya konu sorumlusu veteriner hekim, Orman ve Su İşleri Bakanlığı İl Müdürlüğü ve ilgili Belediye Başkanlığından konuyla ilgili bir temsilciden oluşacak üç kişilik komisyon olarak tanımlanmıştır.

Başvurularda, belgelerin uygun bulunması halinde, Yer Seçim Komisyonunu oluşturmak için, Orman ve Su İşleri Bakanlığı İl Müdürlüğü ile işyerinin bulunduğu yerdeki Belediye Başkanlığından yada işyerinin “İşyeri Ruhsatı” alacağı Belediye Başkanlığından temsilci istenecektir.

Yer seçim komisyonu üyeleri tarafından, işyeri olarak kullanılacak ve içinde ev ve süs hayvanlarının barındırılarak üretim, satış ve eğitimin yapılacağı yerlerin, hayvan hakları ve hayvan refahı yönünden uygun olup olmadığı, hayvan sağlığına ve insan sağlığına zarar verip vermeyeceği yönüyle değerlendirilerek uygun bulunan yerlere uygunluk raporunun bir tutanak şeklinde düzenlemesi halinde, İl Müdürlüğünüzce Kuruluş İzni verilecektir.

İşyerine uygunluk raporu verilirken, ilgili Yönetmeliğin genel şartlarını belirleyen 7. Maddesinin (a,b,c,d,e,f,g,m) bentleri hükümleri ile 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile işyeri açılmasına yönelik ilgili mevzuatların genel hükümleri aranır.

Kuruluş izni üç ay için geçerlidir. Bu süre içinde iş yerlerini hazır hale getiremeyenlere uygun görüldüğü takdirde, üç ay daha ek süre verilebilir. Ancak, ilave süre uzatımı yapılamaz.

4- Çalışma İzni: Yönetmelik kapsamındaki iş yerlerinde, Bakanlığımızdan ruhsatlı muayenehane, poliklinik veya hayvan hastanelerinde çalışan Hizmet İçi Eğitim belgesine sahip veteriner hekimler çalışacaktır. İşyerlerinde çalışacak veteriner hekimler, Veteriner Hekimler Odası tarafından görevlendirilecek olup, sözleşmeleri odaların bilgisi dahilinde yapıldıktan sonra noterden tasdik edilecektir. Veteriner hekimlerin çalışma saatleri ve alacakları ücretler ile bir veteriner hekimin kaç işyerine bakacağı Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından belirlenerek, Bölge Veteriner Hekimler Odalarına bildirilecektir. Sözleşmelerde, veteriner hekimlerin işyerinde bulunacakları gün ve çalışma saatleri belirtilmiş olacak ve denetimlerde, veteriner hekimlerin bu gün ve saatlere uyup uymadıklarına dikkat edilecektir.

Birden fazla faaliyet için müracaatta bulunan işyerleri için (Örnek: üretim ve satış, eğitim ve barınak… gibi) ayrı ayrı çalışma izni belgesi düzenlenmesine gerek olmayıp, faaliyet alanı kısmında, birden fazla faaliyet alanı yazılarak çalışma izni verilebilir.

Eğitim yerlerinde görev yapacak uzman eğitimcilerin eğitimci belgelerinin asıllarına ait fotokopiler hayvan sağlığı, yetiştiriciliği ve su ürünleri şube müdürlüğü tarafından “aslının aynıdır” ifadesiyle onaylanarak alınacaktır.

Ev ve süs hayvanı satan kişiler, bu hayvanların bakımı ve korunmasıyla ilgili olarak yerel yönetimller tarafından düzenlenecek eğitim programlarına katılarak almış oldukları sertifikayı ibraz edeceklerdir.

Çalışma izni almış işyerlerinde, işyeri sahibi yada adres değişikliği halinde Yönetmeliğin 19. Maddesine göre işlem yapılır. İşyeri sahibinin değişmesi durumunda, hayvan sağlığı, yetiştiriciliği ve su ürünleri şubesinden konuyla ilgili veteriner hekimin gidip yerinde denetim yapması yeterli olup, adres değişikliği durumunda yer seçim komisyonu tarafından yerinde denetim yapılması gerekmektedir.

5- Genel şartlar: Ev ve süs hayvanlarına ait satışlar, Yönetmelik kapsamında ruhsat almış satış ve üretim yerlerinde yapılır. Ayrıca Yönetmeliğin kapsamı dışında bulunan sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar için yerel yönetimler tarafından açılan bakımevleri ile hiçbir kazanç ve menfaat sağlamamak kaydıyla sadece insanî ve vicdanî amaçlarla sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin açacağı bakımevlerinde de sahiplendirme yapılabilir.

Yönetmeliğe tabi satış yerlerinde iki aylıktan küçük ve aşısı yapılmamış kedi ve köpek yavrusu satılamaz, barınma ve eğitim yerlerinde iki aylıktan küçük ve aşısı tamamlanmamış kedi ve köpek yavrusu kabul edilmez.

Köpekler, iki aylık olmadan iç paraziter ilaçlaması, Distemper, Parvo virus aşıları yapılmış olmalıdır. Yapılan aşılama üzerinden on beş gün geçtikten sonra satış yerlerinde satışa sunulacaktır. Satış yerinde bulundukları süre içinde rapel aşılamaları mutlaka yapılacak ve satışı yapılırken sahibine açıklayıcı bilgi verilecektir.

Kediler, iki aylık olmadan iç parazit ilaçlaması ve sekiz haftalık iken Panleukopenia, Rhinotracheitis ve Calici virus aşıları yapılmış olmalıdır. Yapılan aşılama üzerinden on beş gün geçtikten itibaren satış yerlerinde satışa sunulacaktır. Satış yerinde bulundukları süre içinde rapel aşılamaları mutlaka yapılacak ve satışı yapılırken sahibine açıklayıcı bilgi verilecektir.

Kedi ve köpeklerin tek tip kimliklendirilmesi ile ilgili ayrıca mevzuat yayımlanacaktır.

Hayvanların yaşam alanları ve standartlarının minimum ölçüleri Ek’1de gönderilmektedir.

6- Kayıtlar: Bu Yönetmelik hükümlerine göre iş yerlerinde bulundurulması gereken defterler Ek2’de gönderilmekte olup, defterlerin her bir sayfasının, il müdürlüğü hayvan sağlık şube müdürlüğüne numaralandırılarak, mühürletilmesi ve onaylatılması şarttır.

Ruhsat almış ev ve süs hayvanları satış, barınma, üretim ve eğitim yerleri ile ilgili Bakanlığımıza yapılacak bildirimler, 01/01/2012 tarihinden itibaren Bakanlığımıza gönderilmeyip, TURKVET kayıt sistemine işlenecektir. Bu yerlerin Bakanlığımızca takibi TURKVET üzerinden yapılacaktır.

7- Denetim: Ruhsatlı işyerleri, İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı, yetiştiriciliği ve su ürünleri şube müdürlüğünde görevli veteriner hekimler tarafından, Yönetmeliğin asgari teknik ve sağlık şartlarının sağlanması amacıyla yılda en az bir defa yapılacaktır. İl Müdürlüğü gerektiğinde ilçelerdeki denetim yetkisini ilçe müdürlüklerine de devredebilir.

Ruhsatlı işyerlerinde çalışan veteriner hekimler, meslek icrası yönünden 6343 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılmış olan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliği kapsamında, bağlı oldukları veteriner hekimler odası tarafından denetime tabi tutulurlar.

Denetimler sonunda Yönetmelik hükümlerine uymayan durumların tespit edilmesi halinde uygulanacak idari yaptırımlar, Ek-3’de verilmiştir. Uygulanacak idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için Vergi Usul Kanununa göre yeniden değerlendirme oranında arttırılarak uygulanır. 17 Kasım 2011 tarihli ve 28115 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca yeniden değerlendirme oranı 2011 yılı için % 10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilmiştir.

Yönetmeliğe tabi işyerinde görevli Veteriner Hekimler, iş yerlerini amacı dışında muayene, tedavi, ilaç ve aşı uygulaması gibi amaçlarla kullanamaz. İşyeri veteriner hekimi dışındaki kişiler, hayvanlar üzerinde aşı tatbiki, tedavi ve sağlık hizmeti veremezler.

(*) Not: Ev ve Süs Hayvanları Üretim, Satış, Barınma ve Eğitim Yerlerine İlişkin Yönetmeliğin Uygulama Talimatı'nın tamamını görüntülemek için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.

Etlerin teftiş talimatı


Etlerin Teftiş Talimatı *

Madde 1- Hayvanlar mezbahalara ve kombinalara, Veteriner Sağlık Raporu veya Menşe Şahadetnamesi ve Büyükbaş hayvan kimlik kartı ile getirilmelidir. Raporsuz veya Menşe Şahadetnamesiz ve Büyükbaş hayvan kimlik kartsız hayvanların kesimleri yapılmaz. Bu hayvanlar hakkındaki karar, 3285 Sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre işlem yapılır. 

Madde 2- Canlı hayvanlar kesilmeden önce aşağıdaki sıraya göre muayene ve kontrol edilir ve muayene kartı tutularak gözlemler rapor edilir. 

a) Hayvan sahibinin adı ve soyadı 

b) Sürüdeki hayvan sayısı ve mezbahaya geliş zamanı 

c) Hayvanın nev’i ve cinsi 

d) Antemortem muayenenin tarih ve saati 

e) Besi durumu 

f) Yaş ve gebelik kontrolünün yapılması 

g) Hayvanın durumu, davranışları, çevresine karşı ilgisi ve hareketlerinin araştırılması 

h) Vücut muayenesinde; deri, sindirim, solunum ve tenasül organları ile ağız bölgesi, ayak ve tırnakların şap hastalığı yönünden muayene edilmesi,gerektiğinde termometre tatbik edilmesi. 

ı) Sığırda sığır vebası, anthrax (Şarbon), yanıkara, tüberküloz, şap hastalığı, Bovine Spongiform Encephalopathi (BSE), kuduz ve ateşli hastalıklar, danalarda ayrıca dizanteri, koyun ve keçilerde; uyuz, şarbon, kuduz, kanatlılarda; newcastle, kolera, tifo, difteri ve tüberküloz, avian influenza ve ornithosis hastalıklarının aranması. 

i) Kesime izni verilmiyorsa nedeninin belirtilmesi. 

j) Muayene veteriner hekiminin imzası bulunması gerekmektedir. 

Madde 3- Ayakta muayenede sağlıklı bulunan hayvanlar geldikleri yol uzunluğuna göre 9-24 saat dinlendirildikten sonra kesilmesine izin verilir. Kesimin 24 saatten fazla geciktiği durumlarda 2. kez muayene yapılır. Hastalık tespit edilen hayvanlar hakkında, hastalığın nev’ine göre 3285 Sayılı Kanun ve Yönetmelik Hükümlerine göre hareket edilir. 

Madde 4- Çok zayıf hayvanlar ile etleri olgunlaşmamış durumdaki genç hayvanlar, gebelik müddetinin üçte ikisini doldurmuş gebeler, bir hafta önce doğum yapmış inekler ve ateşi çok yüksek hayvanların kesilmesine müsaade edilmez. Bölgelerin özelliği dikkate alınarak koç katma zamanlarında dişi koyun ve keçi kesimi yapılmasına da müsaade edilmez. 

Sinirlilik, korku, endişe, beton zeminde yürüyememe, kapalı alanlara girememe, kapılardan geçememe, insanlara karşı saldırganlık, başı aşağıda tutma, baş ve boyun kısmına dokunmaya aşırı tepki, ses ve ışığa hassasiyet, özellikle arka ayaklarda yüksek adımlarla yürüme, kalkma zorlukları, deri titremeleri ve şiddetli burun kaşıntısı gibi semptomlar gösteren sığırlar kesildikten sonra başları BSE yönünden incelenmek üzere bölge laboratuarına gönderilir. Hayvanın karkası laboratuar sonucu gelinceye kadar muhafaza edilir, tüketime sunulmaz. 

Madde 5- Antemortem muayene yapan Veteriner Hekim hastalıklı hayvanları karantina bölümüne sevk eder, gerekli dezenfeksiyonu yaptıktan sonra muayeneye devam eder. Dezenfeksiyon tedbirlerini almadıkça diğer hayvanları muayene edemez ve başka bir yere gidemez. 

Antemortem muayenede dikkat edilmesi gereken hususlar; 

- Hayvanın genel temizliği 

- Davranış bozukluğu 

- Duruş bozukluğu 

- Yürüyüş bozukluğu 

- Solunumda anormallikler 

- Anormal renk 

- Anormal koku 

- Vücudun genel yapısındaki anormallikler 

- Vücut deliklerinden normal dışı akıntılar ve uzantılar 

- Vücut ısısı 

Madde 6- Karkasın post mortem muayenesi yüzme işleminin tamamlanmasından sonra en kısa zamanda yapılmalıdır. Post mortem muayene için karkas ve karkasa ait iç organlar ve baş bir arada tutularak Veteriner Hekim tarafından sistematik muayeneye tabii tutulur. Buna göre; 

a) Kesilen hayvanlar görsel olarak muayene edilir. 

b) Renk, koku ve dokularda anormallikler yönünden kontroller yapılır. c) İç organlar ve etler ayrı ayrı kontrol edilir. 

d) Akciğer, karaciğer, safra kanalları, uterus, dil, dalak gibi iç organlar muayene edilir, lenf yumrularına kesitler yapılır. 

e) Sığırlarda sistiserkus bovis bakımından dil, kalp, göğüs ve çene kasları ile arka bacaklarında butlar kesilerek muayene edilir. Sistiserkus selluloza yönünden, göğüs ve karın boşluğu organları, kalp yutak ve yemek borusu muayene ve kontrol edilir. 

f) Kesilen hayvanların iç organları ve etlerinin muayenesi gerekirse konunun uzmanı Veteriner Hekimlerce laboratuarda yapılır. 

Madde 7- Et Kombinaları, Mezbahalar ve Kapalı Kesim yerlerinde etlerin muayenesinde takip edilecek usul ve sıra aşağıdaki şekilde yapılır. 

- Sığırlarda Et Muayenesi

a) Gövde gözle muayene edilir. 

b) Akciğer, Karaciğer, Dalak, Uterus, Meme ve Dil gibi organların palpasyonu yapılır. 

c) Organ ve lenf yumrularına kesitler yapılır. 

d) Doku, renk ve kokudaki anormallikler araştırılır ve sonra özellik sırasıyla şu muayeneler yapılır. 

1- Kan: Kanın rengine ve pıhtılaşma kabiliyetine bakılır. Bu muayenenin şarbon teşhisinde büyük önemi vardır. 

2- Deri: Deri hipodermalar, şarbon, yanıkara, septisemi, çiçek, yaralar, apseler, deri altındaki infiltrasyonlar, iç yüzünün fazla kanlı olup olmadığı yönünden muayene edilir. Derinin iç yüzünün fazla kanlı olması hayvanın agoni halinde veya ölümünden sonra kesildiğini gösterir. 

3- Baş: Dilin alt çene ile ilgisi kesilerek dil dışarıya alınır, ağız ve yutak nahiyesi ve dilin kaidesi kolayca muayene edilecek şekle getirilir ve sırasıyla, 

a) Başın dış muayenesinde aktinomikoz aranır. 

b) Burun ucu, dudaklar, diş etleri, damak ve boğaz bölgesi muayene edilerek sığır vebası ve şap hastalığı yönünden muayene edilir. 

c) Dil; şap, aktinomikoz ve sistiserk, koyunlar da ayrıca mavi dil yönünden muayene edilir. 

d) Dış ve İç çene kaslarına kesitler yapılarak sistiserkus bovis yönünden muayene edilir. 

e) Baş lenf yumruları tüberküloz yönünden muayene edilir. f) Özefagus sarkosporidiler yönünden muayene edilir. 

Tek tırnaklı hayvanlarda baş uzunluğuna ikiye bölündükten sonra burun boşluğu, sinüsler, larynks, trachea Ruam yönünden muayene edilir. 

4- Akciğer: Bronchial ve Mediastinal lenf yumruları gözden geçirilir. Lenf yumrularına kesit yapılır. Akciğer ayrıca el ile muayene edilir, şüpheli bir durum varsa koyun ve keçiler hariç bronşlar diyaframatik loplar boyunca enine kesit yapılır. At ve sığırlarda larynx, trachea ve ana bronşlar uzunlamasına açılmalıdır. Ekinokok ve Tüberküloz yönünden muayene edilir. 

5- Kalp: Altı haftalığın üzerindeki bütün buzağılar ve ergin sığırlarda sistiserk teşhisi bakımından önemli olması nedeniyle iyi bir şekilde muayene edilmesi gereklidir. Cysticercus Bovis’in endemik olduğu bölgelerde 6 haftalığa kadar olan buzağıların da kalpleri muayene edilmelidir. Kalp adalesine, kalbin tabanından ucuna kadar uzanan bir yada daha fazla uzunluğuna kesitler yapılır veya kalp iç dış yapılarak sığ ensizyonlarla kapakçıklar, sol ve sağ ventriküller ve kaslar açığa çıkarılır. Kulakçıklar da kesilerek dejenerasyonlar, hemorajiler, sistiserkler, ekinokoklar ve tüberküloz yönünden muayene edilir. Şap hastalığında bilhassa genç hayvanlarda şekillenen kalp dejenerasyonları yönünden muayene edilir. 

Diyafram sistiserk yönünden muayene edilir. 

6- Karaciğer ve Lenf Yumruları: Gözle, elle temas suretiyle ve dokusuna kesitler yapmak suretiyle Distom, Ekinokok ve tüberküloz yönünden muayene edilir. 

7- Mide ve Barsakların Muayenesi: Mesenterium lenf yumruları ve omentum gözden geçirilerek parazitler, paratüberküloz, tüberküloza bağlı bozuklukları ile tümörler ve aktinomikoz yönünden muayene edilir. 

8- Dalak: El ile temas ve kesilmek suretiyle Şarbon, Ekinokok, tüberküloz ve tümörler yönünden muayene edilir. 

9- Böbrek ve Böbrek Lenf Yumruları İle Sidik Kesesinin Muayenesi: Böbrekler ve Lenf yumrularına kesitler yapılarak tüberküloz yönünden, sidik kesesi muhteviyatı şarbon yönünden muayene edilir. 

10- Cinsiyet Organlarının Muayenesi: Salgı ve patolojik bozukluklar incelenerek tüberküloz yönünden muayene edilir. 

11- Meme ve Meme Lenf Yumruları: Tüberküloz, aktinomikoz, apse ve septik mastitis yönünden muayene edilir. 

12- Adaleler: Adalelere ait yağ, bağ dokusu, kemik ve eklemler, pleura ve periton kısımları ve adale içindeki lenf yumruları tüberküloz, tümör, aktinomikoz, sistiserk ve diğer parazitler yönünden muayene edilir. 

Ayrıca, ayakta muayenede hareket arızaları görülmüşse veya ayak hastalığından şüphe edilmişse tırnaklar, tendolar , kemik ve eklemler muayene edilir. 

- Danalarda Et Muayenesi 

Sığırlarda uygulanan usul ve sıraya göre muayene edilir. Ancak danalarda et muayenesi yapılırken ayrıca aşağıdaki incelemeler yapılır. 

a) Mide’de Ulcus Pepticum aranır. 

b) İnce barsaklar dizanteri bakımından incelenir. 

c) Mesenterial ve karaciğer lenf yumruları tüberküloz teşhisi için primer enfeksiyon yönünden muayene edilir. 

d) Göbek bölgesinde omphalophlebitis aranır 

e) Mafsallarda polyarthritis septica ve pyemica aranır. 

- Koyun ve Keçilerde Et Muayenesi: 

a) Deri: Gövdeye bitişik olarak bırakılır,çiçek ve uyuz yönünden muayene edilir. 

b) Kan: Kanın yeterince akıtılıp akıtılmadığı tespit edilir. 

c) Özefagus,Akciğer ve Karaciğer: Sarkosporidiler, akciğer kıl kurtları, ekinokok ve distom yönünden muayene edilir. 

d) Dalak: Şarbon ve piroplazmoz yönünden muayene edilir. Bunun için dalak Veteriner Hekim muayene edinceye kadar bağlı olduğu iç organlara bitişik bırakılır. 

e) Beyin: Coenurus Cerebralis yönünden muayene edilir. 

f) İskelet kaslarının sarcosporidiler yönünden muayenesi yapılır. 

- Kuzularda Et Muayenesi

Kuzu karkasları iç organlarıyla beraber pazarlandıklarından, bunlarda karın boşluğu açılarak önce karaciğer ve dalak gözden geçirilir. Şarbon ve Cystisercus Tenuicollis yönünden muayene edilir. 

- Domuzlarda Et Muayenesi

a) Domuzların muayenesinde dil ve kalp, karın kasları, diaphrama, but kasları, intercostal, boyun, çene (masseter) ve gırtlak kasları ile iç organların çıkarılması ve omurganın ikiye bölünmesinden sonra bütün adaleler domuz trişini, cystisercus selluloza ve kanamalar yönünden muayene edilir. 

b) Akciğer, kıl kurtları yönünden muayene edilir. 

c) Deri muayene edilerek erüpsiyonlar, kızartılar bulunup bulunmadığına bakılır. 

d) Meme: Apse ve aktinomikoz yönünden muayene edilir. 

e) Tırnaklar şap bakımından muayene edilir. 

f) Böbrekler; yağlar alındıktan sonra lenf yumruları ile beraber düzenli olarak incelenir. İç organların muayenesi de yapıldıktan sonra eğer hastalığa bağlı bozukluğun inspeksiyonla muayenesi yeterli görülmezse mikroskobik, bakteriyolojik ve gerektiğinde histopatolojik araştırmalar yapılır. 

- Kanatlılarda Et Muayenesi

Vücudun genel muayenesinde dış bakıda; tüberküloz, tifo, avian influenza ve ornithosis kolera hastalıkları yönünden muayene edilir. 

Ölüm yüzdesi (%50 ve yukarısı) avian influenza, newcastle, kolera yönünden dikkat edilir. 

Baş bölgesi, boyun, yüz, ibik ve sakal; avien influenza, kolera salmonellosis hastalıkları yönünden muayene edilir. 

Gözler; ornithosis, kolera, avien influenza ve newcastle yönünden muayene edilir. Burun ve sinuslar kolera, newcastle, ornithosis hastalıkları yönünden muayene edilir. Kulaklar kolera hastalığı yönünden muayene edilir. 

Ağız; newcastle hastalığı yönünden muayene edilir. 

Boyun bölgesinde; newcastle ve kolera hastalığı yönünden muayene edilir. 

Tüyler; salmonellosis, tüberkülozis ve kolera hastalığı yönünden muayene edilir. Deri; avian influenza hastalığı yönünden muayene edilir. 

Ayaklar; avian influenza hastalığı yönünden muayene edilir. 

Kloaka; avian influenza, salmonellosis ve kolera hastalıkları yönünden muayene edilir. 

İç bakıda deri altı dokuları; avian influenza, salmonellosis, kolera hastalıları yönünden muayene edilir. 

Göğüs ve bacak kasları; kolera hastalığı yönünden incelenir. 

Larix ve trachea; newcastle hastalığı yönünden muayene edilir. 

Ağız ve farinks; avian influenza, ve newcastle hastalığı yönünden muayene edilir. Özofagus ve kursak; newcastle ve avian influenza hastalıkları yönünden muayene edilir. 

Karın boşluğu; kolera, newcastle ve avien influenza hastalıkları yönünden muayene edilir. 

Hava keseleri; newcastle, avian influenza, salmonella ve ornithosis hastalıkları yönünden muayene edilir. 

Karaciğer; ornithosis, kolera, tüberkülosis ve salmonellosis hastalıkları yönünden muayene edilir. 

Perikard; avian influenza ve salmonellosis hastalıkları yönünden muayene edilir. Bezli mide; newcastle ve kolera hastalıkları yönünden muayene edilir. 

İnce bağırsaklar; newcastle, tüberkülosis ve avian influenza hastalıkları yönünden muayene edilir. 

Kör bağırsaklar; salmonellosis hastalığı yönünden muayene edilir. 

Dalakta; tüberkülosis ve salmonellosis hastalıkları yönünden muayene edilir. Kalp; newcastle ve avien influenza hastalıkları yönünden muayene edilir. 

Akciğerler; salmonellosis ve kolera hastalığı yönünden muayene edilir. 

Yumurtalık ve yumurtalık yolu; salmonellosis, newcastle ve avian influenza hastalıkları yönünden muayene edilir. 

Kemik iliği; tüberküloz hastalığı yönünden muayene edilir. 

Salmonellozis, avian influenza ve ornithosis hastalıklarının kümeslerde tespiti durumunda hastalıklı hayvanlar imha edilir. Kesimhanede bu hastalıkların belirlenmesi halinde ise kontaminasyon riskinin en aza indirilmesi, kesim sonrası kesimhanenin temizlik ve dezenfeksiyonunun sağlanması ve etlerin insan tüketiminde kullanılmaması şartıyla veteriner hekim tarafından kesimine izin verilir.

(*) Not: Etlerin Teftiş Talimatı'nın tamamını görüntülemek için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.