Onur Çelikörs | Veteriner Hekim

Kediler ve köpekler için aşı takvimi

Kediler ve köpekler için aşılama, evcil dostlarımızın enfeksiyöz hastalıklardan korunması için en güvenli ve ucuz yöntemlerden biridir. Ayrıca viral hastalıkların doğrudan bir tedavisi bulunmadığı için aşılama en kolay korunma yoludur.

Yavru kedi ne zaman eve getirilebilir?

Bu dünyada yavru kedilerden daha sevimli bir şey olabilir mi? İlginç tuhaflıkları ve minik miyavlamaları onları eve götürmek isteyen kedi severler için karşı konulmaz kılıyor. Ancak ailenize genç bir kedi yavrusu eklemek için acele etmeden önce şunu unutmayın; yavru kediler annelerinden çok erken ayrıldığında, bunun olumsuz sonuçları bir ömür boyu sürebilir.

Köpek besleme ilkeleri ve mama seçimi

Köpekleri daha doğru beslemek için her gün yeni şeyler öğrenmeye devam ediyoruz. Yaklaşık 40 yıl önce sadece et ile köpeklerin sağlıklı şekilde beslenebilecekleri düşünülüyordu. Çünkü büyük çoğunluk köpeklerin etobur olduklarını zannediyordu. Günümüze kadar evcil hayvan maması üreticilerinin de bilgileri değişti.

Kedi ırkları: British shorthair

British Shorthair, kısa, yoğun ve su geçirmez tüylere, kalın bacaklara ve küt uçlu bir kuyruğa sahip, güçlü görünümlü büyük bir kedidir. Kısa, kalın bir boynunun üzerinde geniş bir yüze ve büyük yuvarlak gözlere sahiptir. Kedi dünyasının Bulldog'u olarak tanımlanabilir.

Kuş eğitimi için 5 temel öneri

Daha önce bir köpek sahibi olduysanız, muhtemelen ona otur, kalk ve gel gibi tüm temel bilgileri öğreterek eğitim verdiniz. Evcil kuşunuz için de aynısını yapmanız gerektiğini biliyor muydunuz? Kuşunuzu eğiterek, hangi davranışları sevdiğinizi ve nasıl davranması gerektiğini öğretebilirsiniz.

Sığırlarda lenf yumrularının palpasyonu

Lenf yumruları (lymphonodi, nodi lyphatici) vücudun belirli bölgelerinde yer alan, ortalama 1-2 cm. uzunluğunda, yuvarlak ya da fasulye şeklindeki oluşumlardır. Lenf sisteminin muayenesi, palpe edilebilen lenf düğümlerinin inspeksiyonu ve palpasyonuyla yapılır. Ayrıca lenf düğümüne lokalize olan hastalıklardan şüphe duyulduğunda lökosit sayımı ve serolojik muayenelere de başvurulur.

Sığırlarda suni tohumlama

Hayvansal üretimin artırılmasının bugün için geçerli iki yolu vardır. Bunlar; birim başına düşen verimi artırmak ve yüksek verimli ırkların devamlılığını sağlamaktır. Suni tohumlama bunları sağlamak için kullanılabilecek en ekonomik ve etkili yolların başında gelir.

Kedi Irkları: Ankara Kedisi


Ankara kedisinin yayılma alanı Ankara ili ve çevresidir. Özel merak, süs, zararlılarla (fare, böcek vs.) mücadele ve neslini koruma amaçlarıyla yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Genel Tanımı

Vücut orta uzunlukta, bölümleri arasındaki uyum mükemmeldir. Kemikler ince, uzun fakat kuvvetli kaslarla kaplıdır. Sağrı omuzlara göre daha yüksektir. Vücut ipeksi, uzun, beyaz ve parlak tüylerle kaplıdır. Boyun ve kuyruk bölgelerinde tüyler daha uzundur. Kuyruk uzun ve tamamen tüylüdür.

Baş vücuda göre küçük, üçgen biçiminde ve başta bulunan organlar arasındaki uyum mükemmeldir. Gözler iri, badem şeklinde hafif dışa ve yukarıya meyillidir. Göz rengi bakımından üç farklı durum vardır; her iki göz rengi mavi, her iki göz rengi altın sarı, bakır, kehribar, ela, yeşil ve bu renklerin değişik tonları. Ve türlü gözlülük, yani gözlerinden birisi mavi, diğeri de kehribar, altın sarısı, bakır-ela, yeşil ve bu renklerin değişik tonlarında olması. Burun orta uzunlukta, hafif sivri ve kıvrımsızdır. Çene, güçlü ve hafif yuvarlaktır. Kaşlar ve bıyık uzun, beyaz kıllardan oluşur, içeri ve aşağı doğru kıvrımlıdır.


Kulak orta büyüklükte, baş ile uyumludur. Kulaklar arası mesafe genişçe, kulaklar başın üst tarafında dik, kulak tabanı geniş, uç kısmı sivri ve tüylüdür. Tüyler seyrek, kulakların dış kısmında kısa, iç kısmında uzun ve kıvrımlıdır. Boyun uzun, baş ve vücut ile bağlantısı düzgün olup, erkekler dişilere göre daha güçlü boyun kaslarına sahiptir. Boyundaki tüyler, vücut tüylerinden daha uzundur. Ergin hayvanlarda kışın tüylerin uzamasıyla yele görülür. Bacak uzun ve gelişmiş kas yapısına sahiptir. Bacaklar vücut ile uyumlu olup, arka bacaklar biraz daha uzundur. Pençeler zarif, küçük ve yuvarlak, parmaklar arası tüylüdür.

Davranış Özellikleri

Aile içinde kalmayı ve sahibinin kendisiyle ilgilenmesini ister. Meraklı, oyuncu, mağrur, uyumlu, temiz, yabancılara karşı şüpheci ve sahibine bağlıdır. Sevilmekten ve oynamaktan hoşlanır. Sahibinden fazla sevgi bekler, kendilerine gösterilen sevgiye, bağlılık ve sevgi ile karşılık verir. Yaptığı her şeyi ustalık ve çeviklik ile yapar.


Analık kabiliyeti çok iyidir. Dişiler daha uysaldır. İstediklerini ses ve vücut diliyle çok iyi anlatır. Tehlikelere karşı refleksi çok yüksektir ve çabuk harekete geçer. Avcılık içgüdüleri çok iyidir. Kırsal alandaki bireyler bağımsız yaşamaya meyillidir. Alıştığı yerde yatmayı sever. Genelde yüksekçe yerlerde kalmayı tercih eder. Yemek konusunda çok seçicidir. Yabancı kişilere kendini pek sevdirmez. Sıcağı sever, sudan hoşlanmaz.

Irka Özgü Ayırıcı Özellikler

Eğitilmeye uygun, öğrenme kapasitesi ve avcılık yeteneği yüksektir. Zeki kedi ırkları arasındadır. Yürürken kuyruğunu vücudunun üstünde yatay olarak tutar, hatta başına bile değdirebilir. Ergin hayvanlarda kışın tüylerin uzamasıyla yele görülür. Bacaklar vücut ile uyumlu olup, arka bacaklar biraz daha uzundur. Gözlerinin farklı renklerde olma özelliği vardır. Sağırlık diğer ırklara göre daha yaygındır. Özel bakım ve beslemeye gereksinim duyar.

Tüy uzunluğu 3 yaşında tamamlanır. İran kedisinin tüy özelliklerinin iyileştirilmesinde Ankara kedisi kullanılmıştır. Yaygın inanışın aksine sağırlık yaygın değildir, iki gözü mavi renkte olanlar ile farklı göz rengine sahip kedilerde mavi renkli gözün yanındaki kulağın sağır olma ihtimali yüksektir.

Kedi Irkları: Van Kedisi


Van kedisinin esas yetiştirilme alanı Van Gölü Havzası olmakla birlikte Türkiye’nin tüm bölgelerine ve Dünyanın muhtelif ülkelerine yayılmıştır.

Vücut Yapısı

Vücut orta uzunlukta, göğüs geniş ve derindir. Erkekler dişilere göre daha iri yapılıdır. Vücudun ön kısmı arka kısmına göre daha geniştir. Vücut bölümleri ve kuyruk uyumludur. Kuyruk kalınlığı uca doğru incelir, yürürken yukarıya kalkık pozisyondadır. Renk bakımından iki varyetesi mevcuttur. Vücudun tamamı beyaz tüylü diğeri ise  baş, sırt, bacak, kulak ve kuyruklarında kızıl sarı renginde tüylerden benekleri bulunanlar da mevcuttur. 


Baş kısa, yanaklar çıkıntılıdır, boyunla bağlantısı iyidir, göz ve burun arası mesafe dardır. Burun orta büyüklükte ve düzdür. Bu yapı başa üçgen görünüm kazandırır. Büyük sayılabilecek gözlere sahiptir. İç göz açılarının birleştiği yerlerin yuvarlak olması gözlerin badem şeklinde görülmesini sağlar. Gözler profilden bakıldığında hafif dışa çıkıntılı, göz dış açıları yukarıya yöneliktir. Göz rengi bakımından üç varyetesi vardır; gözlerden birisi mavi, diğeri kehribar (sarı ve yeşile kadar farklı renklerde olabilir), her iki göz rengi mavi, her iki göz rengi sarı. Kulaklar yüz ile uyum içerisinde uzun ve diktir. Bazı Van kedilerinde başta iki kulak arasında doğumdan itibaren dikkat çeken ama erginlerde beyaz tüyler tarafından kapatılan siyah benek mevcuttur.

Bacak orta uzunlukta ve gelişmiş kas yapısına sahiptir. Bacaklar vücut ile uyumlu olup, arka bacaklar biraz daha uzundur. Erginlerde ön bacak uzunluğu 20-30 cm, arka bacak uzunluğu 25-35 cm civarındadır. Pençeler zarif ve yuvarlaktır, parmaklar arası tüylüdür. Tırnak sayısı önde beş arkada dört tanedir.

Davranış Özellikleri

İnsanlarla birlikte aile ortamı içerisinde yaşamayı severler. İnsanlardan uzaklaşınca yabanileşmeye başlarlar. Hareketlidirler, sevilmekten ve oynamaktan hoşlanırlar. Sahiplerine sadıktırlar, kendilerine gösterilen sevgiye, bağlılık ve sevgi ile karşılık verirler. Değişen şartlara çabuk uyum gösterirler. Yemeklerini yemeden önce patileriyle yemeğin sıcaklığını kontrol ederler.


Birbirleri ile ilişkilerinde dişiler daha uyumludur. Yaşam alanlarında kuvvetlilik hakimiyet sağlar, başka kedilerin kendi yaşam alanına gelmesine izin vermezler. Toplu yaşamda erkekler arasında her an rekabet vardır. Bu rekabet hiyerarşik düzen sağlanana kadar devam eder. Avcılık içgüdüleri gelişmiştir. Dişilerin çiftleşmede erkeği seçici özellikleri vardır.

Irka Özgü Ayırıcı Özellikler

Suda yüzmeyi ve suyla oynamayı seven ender kedi ırklarından biridir. Diğer tüm kedilerin özelliklerine sahip olduğu gibi, temizlik konusunda diğer hayvanlara göre daha dikkatlidirler. Kavun, karpuz gibi meyvelerle, dondurma gibi soğuk yiyecekleri de yediği gözlemlenmiştir, sıcağı severler. 

Yavru kedilerde ve gençlerde tüyler kısadır. Erginlerde tüyler kışa doğru daha uzun yazın ise daha kısadır. Van kedilerinde sağırlık oranının %2–5 kadar olduğu bildirilmektedir.

Köpek Irkları: Akbaş


Akbaş ırkının yayılma alanı Eskişehir, Afyon, Polatlı, Sivrihisar dolaylarında yaygın olmakla birlikte Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yetiştirilir. Sürü koruma ve bekçilik özelliklerinden yararlanılmaktadır.

Vücut Yapısı

Vücut iri yapılı, uyumlu ve uzun, kaslar gelişmiş, duruş atletik ve zariftir. Göğüs geniş, dirseklere kadar derin, sırt çizgisi düz, bel ve kalça dar, karın içe çekik, sağrı meyillidir. Kuyruk kalın olup, yukarı ve öne doğru kıvrık, uca doğru incelir. Deri pigmentlidir. Vücut rengi süt beyaz olup, omuz ve sırt çizgisi, dip kıllar açık krem rengi olabilir. Bacaklar beyaz renklidir. Ayak tabanları koyu renktir. Tırnak gri, kahverengi veya beyaz olabilir. Vücut kıl örtüsünün alt kısmında yumuşak ve sık, üst kısmında ise daha uzun ve sert kıllar bulunmaktadır. Kıllar başta, bacaklarda kısa ve yumuşak, boyun, sırt ve kuyrukta uzun ve serttir. Vücut örtüsündeki üst kılların uzunluğuna göre kısa ve uzun kıllı olmak üzere iki tipi bulunur.

Kısa Kıllı Akbaş: Vücut kıl örtüsü kısa veya orta uzunlukta olup, vücuda yapışıktır. Bu yapı hayvana zarif bir görünüm verir. Bazılarında kıl örtüsü biraz daha sıktır. Erkeklerde hafif veya orta derecede yele görülebilir. Uzun kıllar bacak, kuyruk ve baldırlarda da görülebilir.

Uzun Kıllı Akbaş: Vücut kıl örtüsü uzundur. Başın üst kısmı, yüz bölgesi, kulaklar, ön ve arka bacakların dirseklere kadar olan ön kısımlarındaki kıllar daha kısadır. Çoğunlukla belirgin bir yeleye sahiptir. Ön bacakların arka kısmı, baldırlar ve kuyruğun tümü uzun kıllıdır.


Baş orta büyüklükte ve vücut ile orantılıdır. Kulaklar arası mesafe geniş ve hafif kubbemsidir. Alın hafif çıkıntılı, baş burun ucuna doğru kademeli olarak incelir ve hafif küttür. Burun kısmının uzunluğu baş uzunluğunun yaklaşık olarak yarısıdır. Baş derisinde kıvrımlar görülmez. İki gözün arasında birleştiği farz edilen nokta hafif belirgindir. Gözler orta büyüklükte, badem biçiminde, gözler arası mesafe orta uzunluktadır. Çene güçlü, yanaklar düz ve sıkıdır. Alt çene orantılı olarak üst çeneden daha dardır. Dişler iridir. Kulaklar, başın üst iki tarafından yanlara doğru sarkık, orta uzunlukta ve büyüklükte, V şeklinde ve uçları hafif yuvarlaktır. Kulaklar arası mesafe geniş ve hafif kubbemsidir. Boyun orta uzunlukta, geniş, hafif eğimli ve vücuda bağlantısı sağlamdır. Nadiren boyun altı derisinde hafif sarkıklık olabilir.


Ön bacaklar kalın, uzun, birbirine paralel şekilde yere dik ve sağlam basar. İncik hafif öne doğru eğimlidir. Kürek kemiği ile üst kol kemiği aynı uzunlukta ve arasındaki açı (60 derece) hızlı koşmaya elverişlidir. Arka bacaklar güçlü kaslara sahip olup, ön bacaklara göre daha uzuncadır, birbirine paralel şekilde yere dik ve sağlam basar. Üst baldır uzun, dizler bükük, arka inciğin ön inciğe göre öne doğru eğimi daha fazladır. Ayaklar büyük, tabanları sert ve koyu renkli, parmaklar kıvrımlı, elastik ve sıktır. Ön pençeler arkaya göre daha büyüktür.

Davranış Özellikleri

Topu halde yaşayan Akbaşlarda hiyerarşik düzen vardır. En güçlü olan sürünün lideridir. Aynı kapta yemek yeniliyorsa önce o karnını doyurur. Özellikle et kemik gibi lezzetli yiyecekleri diğer köpek ve sahiplerinden kıskanabilir. Artan yiyeceğini toprak altına saklar.

Sahibine ve aile bireylerine sadık, sakin ve sevecen olup koruma içgüdüsü gelişmiştir. Yabancılara karşı kuşkucudur. Görev esnasında güç, cesaret, sürat ve çevikliği ile hasmını etkisiz kılar.

Irka Özgü Ayırıcı Özellikler

Cesur, kuvvetli ve zekidir. Geceleri hareketli, gündüzleri sakin ve hareketsizdir. Koruma köpeğidir, sürü koruma ve bekçilik özelliği iyidir. Uyarıya gerek duymadan görevini yapar. Olumsuz çevre koşullarına dayanıklıdır. Kanaatkâr bir ırk olup, iri yapılı olmasına rağmen fazla besin tüketmez.

Beyaz renkli bir ırk olsa da albunizm, subalbunizm, progresif retinal atrofi belirtileri saptanmamıştır. Herhangi bir görüş kusuruna yol açmayan multifokal retina displazisi gözlenmiştir. Geç gelişen (2-3 yaş) bir ırktır. Dişiler erkeklere göre daha erken gelişir.

Yetiştirme Koşulları

Karasal iklime uyum sağlamıştır. Uzun tüylüler, kısa tüylülere göre soğuk iklim şartlarına daha dayanıklıdır. Genellikle çiftlik veya geniş bahçeli evlerde yetiştirmeye uygundur. Gündüzleri kontrol altında, geceleri ise serbest olmalıdır.

Köpek Irkları: Kangal


Kangal ırkının esas yetiştirilme yeri Sivas ili olmakla birlikte tüm Anadolu'da yetiştirilir. Özellikle sürü koruma ve bekçilik özelliklerinden yararlanılmaktadır.

Vücut Yapısı

İri yapılıdır ve vücut bölümleri arasındaki uyum çok iyidir. Göğüs geniş ve derin, bel orta uzunluktadır. Kafa orta büyüklükte olup vücut ile bağlantısı kuvvetlidir. Kulaklar üçgen şeklinde, uçları yuvarlak ve sarkıktır. Yüzde (ağız, burun, kulak ve göz çevresi) siyah maske vardır. Renk kirli beyazdan açık sarı tonlar arasında değişir. Vücut kılları kısa ve sıktır.

Baş mezaticephalic (orta uzunlukta ve yuvarlak) yapıdadır. Kulaklar arası mesafe geniş ve hafif kubbemsidir. Alın çıkıntısı belirsiz, alın ile burun arasında hafif bir çukurluk vardır. Gözler yuvarlak, gözler arası mesafe orta uzunluktadır. Burun uca doğru incelir ve hafif küttür. Alt çene ve üst çene uzunlukları birbirine yakındır. Dudaklar sarkık değildir. Boyun orta uzunlukta ve geniş olup vücuda bağlantısı sağlamdır. Çene altından başlayarak göğüs bölgesine doğru bir olukla ayrılmış iki taraflı uzanan gerdan vardır. Yavrularda gerdan daha belirgindir.


Kuyruk kalın, uzun ve uca doğru incelir. Sarkık vaziyette iken hafif yukarı kıvrımlı, dirsek seviyesindedir. Dikleştiği zaman sağrı üzerinde öne doğru helezon şeklinde güzel bir kıvrım oluşturur. Bu kıvrım, Kangal ırkının belirgin özelliğidir.

Ön bacaklar kalındır, paralel şekilde ve yere sağlam basar. Ön incik, arka inciğe göre kalın, kısa, hafif öne doğru eğimlidir ve pençe ile birleşir. Üst kol kemiği ile kürek kemiği arasındaki açı (art. humeri), hızlı koşmaya elverişlidir (60-70 derece). Arka bacaklar güçlü kaslara sahip olup, birbirine paralel şekilde yere sağlam basar. Arka inciğin ön inciğe göre öne doğru eğimi daha fazladır.

Davranış Özellikleri

Topu halde yaşayan Kangallar arasında hiyerarşik düzen vardır. En güçlü olan sürünün lideridir. Doğal şartlarda dişiyle o çiftleşir. Gençler arasında kavgalarda o müdahale eder. Aynı kapta yemek yeniliyorsa önce o karnını doyurur. Özellikle et kemik gibi lezzetli yiyecekleri diğer köpek ve sahiplerinden kıskanabilir. Artan yiyeceğini toprak altına saklar.


Kangal, koruma bölgesine girenleri uyarıcı ve uzaklaştırıcı tavır gösterir. Eğer şahıs hareketsiz durur ve oturursa bu davranışı teslim olduğu anlamında değerlendirerek saldırıya son verir ve sahibi gelene kadar şahsın etrafında dolaşır. Kangal savunmasız insanlara ve özellikle çocuklara karşı merhametlidir. Sahibi yanındayken yaklaşan yabancıya sadece havlayarak varlığını bildirir ve sahibinin komutunu bekler.

Irka Özgü Ayırıcı Özellikler

Cesur, zeki, güçlü, hızlı ve çeviktir. Sürü koruma yeteneği içgüdüsel olup bu görevi çobandan tamamen bağımsız bir şekilde yerine getirir. Yüzdeki siyah maske ve kuyruğun bel üzerinde öne doğru helezon şeklinde kıvrım oluşturması ırkın en önemli özelliğidir. Genellikle ayakların üst kısmında mahmuzu olan Kangallar halk tarafından tercih edilmektedir. Oysa bunun genetik kusur olduğu ve kangal için bir dezavantaj olduğu bilinmektedir.

Yetiştirme Koşulları

Soğuk ve az nemli çevre şartlarına uyum sağlamış bir ırktır. Sıcak ve nemli şartlarda performansı düşüktür. Kangalın yetiştirilme amacı kırsal kesimlerde ve büyük çiftliklerde hayvanları başta kurt olmak üzere yırtıcılardan korumak, aynı zamanda bekçilik ve koruma görevi yapmaktır. Kurtla boğuşabildiği ve kurdu öldürebildiği bildirilen bir köpek ırkıdır. Gerçek yaşam ortamı koyun sürülerinin bulunduğu alanlardır. Bekçilik amacıyla yetiştirilenlerin ise gezinti ve koşu imkânı olacak şekilde yaşadığı yerin mümkün olduğunca geniş olması ve zeminin sert olmaması önerilir.

Ankara tavşanı yetiştiriciliği


Ankara tavşanının yetiştirilmesinin ilk amacı yün üretimidir. Kökeni Türkiye-Ankara olmasına karşın Türkiye’de nesli tükenmiştir. Ankara tavşanı yetiştiriciliği konusunda üreticilerden gelen yoğun talep, bu hayvanın gen kaynağı olarak üretimini ve yetiştiriciliğinin ülke bazında sağlanmasını gerektirmiştir. Türkiye’de tekstil endüstrisinde kullanılan Ankara tavşanı yünü dış alımla karşılanmaktadır. Son yıllarda yurt dışından ithal olarak getirilen hayvanlarla üretimine tekrar başlanmıştır. Buna karşın dünyada Ankara tavşanı yetiştiriciliği uzun yıllardır yaygın olarak yapılmaktadır. Ankara tavşanı İngiliz denizcileri tarafından 1723 yılında Anadolu’da Fransa ve İngiltere’ye götürülmüştür. Almanya’da ise ilk olarak 1777 yılında Ankara tavşanı yetiştirilmeye başlanmıştır. Günümüzde Çin, Fransa, Macaristan, Çekoslovakya, Arjantin, Şili, Almanya, Brezilya tavşan yünü üreten başlıca ülkelerdir. Tavşan yününü işleyen en önemli ülkeler ise İtalya, Japonya, Almanya, Fransa, Hindistan ve Şili’dir. Dünya’da Ankara tavşanı yünü üretiminin 8000-12000 ton arasında olduğu tahmin edilmektedir. Ham angora yününün asıl kaynağı dünya üretiminin %90’ının yapıldığı Çin’dir. Angora yününün fiyatı tüyün uzunluğuna, inceliğine, yumuşaklığına, temizliğine göre değişmektedir. Moda da, fiyatta dalgalanmalara yol açmaktadır.

Tekstil sanayinde Ankara tavşanından elde edilen yüne "Angora Yünü" adı verilmektedir. Esnekliğinin artması, uçuşmasının önlenmesi ve üretim masraflarının azalması için diğer yünlerle özellikle koyun yünüyle karıştırılarak değerlendirilmektedir. Hafif, ince, izolasyon yeteneği çok iyi olan angora yününden eldiven, şapka, kazak, kumaş, battaniye vb. ürünler yapılmaktadır. Angora yününde kıl uzunluğu 10-15 cm, inceliği dişide 12 cm, erkekte 11 cm civarındadır. Kir ve yağlardan arındırıldıktan sonra %6 oranında kayıp verir. Koyunda bu kayıp %50’dir.

Ankara Tavşanınında Davranış ve Fizyolojik Özellikler

Ankara tavşanının mizacı genellikle sakindir, ancak üç aylık yaştan sonra kafeste birden fazla hayvan bulundurulursa birbirine zarar verebilir. Herhangi bir stres durumunda kafeste koşabilir, arka ayaklarını yere vurabilir. Yünlerini yutma eğilimindedir.

Ankara tavşanında vücut orta büyüklüktedir. Boyun kısa, baş yuvarlaktır. Kulakları dik, iki yana açık ve uçlarında birer püskülü vardır. Kulakların iç yüzleri ince, kısa ve seyrek tüylerle örtülüdür. Kulağın dış yüzü ipeksi, ince uzun tüylerle kaplıdır. Beyaz tavşanlarda gözler kırmızıdır. Ayaklar ince uzundur ve uzun tüylerle kaplıdır. Kemikler ince ve sağlamdır. Ortalama canlı ağırlıkları 3,5-4 kg’dır. Ergin canlı ağırlık dişilerde erkeklerden daha fazladır. Bu hayvanlar 3-4 aylıkken cinsel olgunluğa gelirler. Fakat çiftleştirme için en uygun yaş 7-8 aylık yaştır. Bir batında 5-6 adet yavru doğuran Ankara tavşanlarında sütten kesim çağındaki kalan canlı yavru sayısı ortalama 3’tür. Yavrular 6 haftalık yaşta sütten kesilirler. Ankara tavşanlarının ekonomik ömürleri 4 yıldır.


Ankara tavşanının İngiliz, Fransız, Alman, Rus, Tanghang gibi çeşitli tipleri vardır. Ayrıca 12 değişik rengi mevcuttur. Fakat en çok tercih edileni albino olan beyaz Ankara tavşanıdır. Ankara tavşanı diğer tavşan türleriyle karşılaştırıldığında daha fazla ilgiye ihtiyaç duymaktadırlar. Yün üretimi bu nedenle iş gücünün düşük olduğu ülkelerde gelişmiştir.

Ankara Tavşanı Yetiştirme Sistemi

Tavşanlar cinsel olgunluğa geldiklerinde bireysel kafeslere alınmalıdır. Boyutu küçük olan kafeslerde hayvan bacaklarını uzatacak yer bulamadığından sürekli arka ayakları üzerinde aynı pozisyonda oturur ve bu durumda ayak tabanı yaraları oluşur. Küçük kafeslerde yünlerde keçeleşme de artar. Kafes boyutlarının 80x60x45 cm olması uygundur. Tabanda yataklık kullanılmıyorsa taban yaralanmalarını önlemek için kenarları yuvarlatılmış ahşap ızgara kullanılmalıdır. Optimum ızgara genişliği 25-30 mm, ızgara aralığı 10-12 mm'dir. Hayvan yününün temiz kalması için kafes tabanı idrar ve dışkının çabuk uzaklaşmasına olanak sağlayacak şekilde düzenlenmelidir. Kafese takılarak biriken tüyler alev makinesiyle yakılarak temizlenebilir. Ancak ısının etkisiyle telin galvanizi bozularak pürüzler oluşur. Ankara tavşanlarının bulunduğu ortamın sıcaklığı 15-20°C olmalıdır. Sıcaklığın 30°C’nin üzerine çıkması durumunda yün miktarı ve kalitesi düşer.

Bir tavşan günde ortalama 170 gram yem tüketir. Angora kılındaki keratin kükürtlü amino asitlerce zengindir. Bu nedenle Ankara tavşanı rasyonlarındaki kükürtlü amino asit miktarı yüksek olmalıdır. Yemde %16-17 ham protein, %16 ham selüloz, %2-3 ham yağ, 2750 kcal/kg sindirilebilir enerji bulunmalıdır. Kükürtlü amino asit miktarının ise %0,8 düzeyinde olması istenir.


Ankara tavşanları üreme kapasiteleri yönünden değil, yün kabiliyeti yönünden ıslah edildiklerinden damızlık ve laktasyon kondisyonları diğer tavşanlara göre zayıftır. Ankara tavşanlarında elde çiftleştirme metodu uygulanır ve üreme verimi diğer tavşan ırklarından %50 oranında daha düşüktür. Uzun olan yün dişide embriyonik ölümlerde artmaya, yem tüketimi ve laktasyonda azalmaya, erkekte cinsel aktivitede azalmaya ve spermatozoit dertormasyonlara neden olur. Tavşanlarda ovulasyon uyarılma yoluyla olduğu için dişiler kırkım gününde çiftleştirildiklerinde gebe kalma oranı yükselir ve embriyonik mortalite oranı düşer. Yazın fertilite, sperma volümü ve motolitesi düşmektedir. Üreme gücünün artması için hayvana hormon verilmesi (HCG,PMSG) ve suni tohumlama uygulaması yapılabilir. Ayrıca çok sıcak yaz günlerinde çiftleşmeye bir süre ara verilebilir. Üç yaşından sonra yün üretimi ve üreme yeteneği hızla azalmaya başlamaktadır. Yün üretim miktarı ile üreme performansı arasında ters ilişki vardır.

Ankara Tavşanında Kırkım ve Yün Kalitesi

Ankara tavşanları ilk olarak 2 aylık yaşta kırkılmaya başlanır. Sonra her 3 ayda bir kırkılarak, yıllık 4 kırkım sonucu bir hayvandan 800-900 gram kadar yün elde edilir. Yün verimim üzerine çok sayıda çevresel faktörün etkisi vardır. Bunlar cinsiyet, yaş, canlı ağırlık, mevsim, gebelik durumu ve kırkım aralığı gibi faktörlerdir. Dişilerde yün verimim erkeklere oranla %15-20 daha fazladır. Gebelik ve laktasyon yün verimini 1/3 oranında azaltır. Kast re edilen erkeklerde ise yün verimi %15-20 oranında artmakta, yem tüketimi azalmakta, hayvan sessiz, sakin bir hal almaktadır. Bu da grup halinde barındırılmasını mümkün kılmaktadır.

En kaliteli kıllar üçüncü kırkımda, hayvan 9 aylık yaşta iken elde edilir. Dişilerin mümkün olduğunca uzun süre üretimde kullanılması ve döl verimlerinin mümkün olduğunca azaltılması gerekir. Ebeveyn erkek tavşanların sayısı toplam hayvan sayısının %5’i kadar olmalıdır. Yaz mevsiminde, sonbahar ve kışa göre daha az yün elde edilir. Alışkın biri tarafından yarım saatte bir tavşan kırkılabilir. Yün makas, elektrikli el kırkım aleti veya yolma yöntemiyle elde edilir. Hayvana az stres vermesi, soğuğa karşı daha iyi koruma sağlaması, daha az emek ve zaman harcanması, daha fazla yün elde edilebilmesi nedeniyle kırkım aletleri daha çok tercih edilmektedir. Makasla yapılan kırkımın dezavantajı kırkımda çok zaman harcanması ve kırpık yün oranının artmasıdır. Yolma yönteminde hayvan çıplak kalacağından soğuğa direnci azalacaktır. Kırkım aletiyle yapılan kırkımda deri üzerinde 3-5 mm uzunluğunda kıl bırakılabilmektedir. Ayrıca bazı ülkelerde yolma yöntemi hayvan refahı açısından yasaklanmıştır. Son yıllarda tüy dökücü ilaçlar yolma yöntemi yerine kullanılmaktadır. Elde edilen yün kalitesine göre gruplandırıldıktan sonra güveye karşı korunarak depolanmalıdır. Uzunluk, incelik, temizlik, yumuşaklık, keçeleşme durumu yünün kalitesini belirleyen unsurlardır.

Kırkım, tavşanların soğuğa karşı korunmalarını ve kırkımdan 5-6 hafta sonra ise yünün uzaması fazla metabolik ısının atılmasını önler. Kırkımdan sonraki dönemde ortam sıcaklığı 20°C’nin altında ise bir şok dönemi ve daha sonra yem tüketiminde ani bir yükselme olur. Bu durum metabolizmayı zorlar ve kan dolaşımı bozukluklarına neden olur. Bazı kronik hastalıklar akut hale gelerek ölümler ortaya çıkar. Ankara tavşanında görülen ölümlerin %50 ve daha fazlası kırkımdan sonraki ilk haftada ortaya çıkar. Bu nedenle kışların özellikle çok şiddetli olduğu bölgelerde kırkımların soğuk aylara gelmeyecek şekilde program yapılması uygundur. Yine Ankara tavşanlarında midede tüy topaklanmasından (trichobezoar) kaynaklanan mide rahatsızlıkları çok yaygındır. Hayvan kendi tüylerini yutarak tüy topaklanmasına neden olur. Bu hayvanlar yeterince yem tüketemediklerinden vücut ısılarını koruyamazlar. Ayrıca bu topaklar mideyi tıkayarak genellikle hayvanın ölümüne yol açarlar. Tüy topaklanmasının önlenmesi için hayvanların haftada bir kez aç bırakılarak sadece kuru ot ve su ile beslenmesi önerilmektedir. Ayrıca ananas suyu ve papaya hapının da tüy topaklanmasına karşı iyi geldiği bildirilmektedir.